Başvuru, hazır bulunması gereken kişilerin tamamı olmaksızın gerçekleştirilen ev aramasının, başka bir dosya kapsamında müdafileri olmaksızın kollukta verilen ve işkence altında alındığını ileri sürerek sonraki aşamalarda geri alınan tanık ifadelerinin, polis kaydı (GBT) ya da bilgi fişi yoluyla dosyaya girmiş olan ve beraatla sonuçlanan protesto/gösteri eylemlerine ilişkin bilgilerin hükme esas alınması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkı kap
Başvuru; hazır bulunması gereken kişilerin tamamı olmaksızın gerçekleştirilen ev aramasının, başka bir dosya kapsamında müdafileri olmaksızın kollukta verilen ve işkence altında alındığını ileri sürerek sonraki aşamalarda geri alınan tanık ifadelerinin, polis kaydı (GBT) ya da bilgi fişi yoluyla dosyaya girmiş olan ve beraatla sonuçlanan protesto/gösteri eylemlerine ilişkin bilgilerin hükme esas alınması ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki hukuka aykırı delil yasağının, gerekçeli karar ile makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/9/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 20/10/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 23/12/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 6/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 19/1/2016 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) bilişim sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) terör örgütüne yönelik bir soruşturma çerçevesinde Eskişehir'de bulunan bir evde 1/10/2004 tarihinde arama yapılmıştır. Arama sırasında tutanak tanığı olarak mahalle muhtarı hazır edilmiştir. Eskişehir Sulh Ceza Mahkemesinin 2/10/2004 tarihli ve 2004/1010 Değişik İş sayılı kararı ile arama emrinin yasalara uygun olduğuna karar verilmiştir. 5/10/2004 tarihli uzman raporuna göre aramada ele geçen kitaplardan birinin üzerinde başvurucunun parmak izi tespit edilmiştir. Başvurucu 3/1/2005 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 6/1/2005 tarihinde Cumhuriyet savcısı önündeki ve sorgusundaki ifadelerinde okuduğu kitapları ikinci ele satması nedeniyle üzerinde parmak izine rastlanan kitabın Eskişehir'e ulaşmış olabileceğini, örgütün üniversite yapılanması içinde faaliyet gösterdiği yönünde başka bir soruşturma kapsamında kolluğa ifade veren G.B., S.G., B.Y. isimli kişileri tanımadığını söylemiştir. Başvurucunun müdafii, adı geçen şahısların Cumhuriyet savcısı önündeki beyanlarında işkence ve baskı gördüklerini söyleyerek kolluktaki ifadelerini reddettiklerini ve haklarındaki yargılamanın başka bir adliyede sürdüğünü belirtmiştir. Başvurucu müdafii, belirtilen kişilerin ifadelerini geri aldıklarına ilişkin tutanakları Cumhuriyet savcısına ibraz etmiştir. Başvurucunun MLKP terör örgütü içinde yer aldığına dair kolluk aşamasında ifade veren G.B., S.G. ve B.Y.nin, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 1999/413 Hazırlık numarasına kaydedilen soruşturma esnasında Cumhuriyet savcısı önündeki ve sorgudaki ifadelerinde kolluk beyanlarının baskı ve/veya işkence zoruyla elde edildiğini ve ifadeleri kabul etmediklerini söyledikleri görülmektedir. Tanık G.B, ağır işkencelere ve kaba dayağa maruz kaldığını söylemiştir. Tanık S.G., gözaltı süresinde askıya alındığını, çıplak şekilde ıslak battaniyeyle yatırıldığını, hayalarının sıkıldığını ileri sürmüştür. Tanık B.Y. ise fiziki bir muameleye maruz bırakılmadığını fakat uzun saatler gözlerinin kapalı tutulduğunu, işkence seslerinin kendisine dinletildiğini ve diğer tanıklara yapılanlara maruz kalmak istemiyorsa ifadeyi imzalamasının kendisine söylendiğini iddia etmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 6/1/2005 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 15/3/2005 tarihinde, başvurucu ve diğer dört sanık hakkında "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak, silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından iddianame düzenlemiştir. İddianamede, başvurucunun 17/4/2000 tarihinde İstanbul Beyoğlu İTÜ kampüsünde düzenlenen IMF'yi protesto eylemlerine katıldığı, 22/5/2000 tarihinde izinsiz gösteriye katılması ve Millî Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen protesto gösterisinde yer alması nedeniyle hakkında soruşturma olduğu belirtilmiştir. Diğer bir sanığın kaldığı evde ele geçirilen bir kitap üzerinde başvurucunun parmak izinin tespit edilmesi ise başvurucunun örgütle bağlantısının ve örgüt üyeliğinin devam ettiği yönünde yorumlanmıştır. Başvurucu dışındaki sanıkların örgüt üyeliğiyle bağlantılı gerçekleştirildiği değerlendirilen çok sayıda eylemi bulunmaktadır. (Kapatılan) Ankara Ağır Ceza Mahkemesi (CMK madde ile görevli) 31/1/2008 tarihli ve E.2005/91, K.2008/32 sayılı kararı ile başvurucunun örgüt üyeliği suçundan mahkûmiyetine hükmetmiştir. Mahkeme, kararını G.B., S.G. ve B.Y.nin başvurucuya ilişkin kolluğa verdikleri ifadelerine, aramada ele geçen kitap üzerinde parmak izinin rastlanmasına, ayrıca 17/4/2000 tarihinde İstanbul İTÜ Gümüşsuyu kampüsünde düzenlenen protesto eylemine, 22/5/2000 tarihinde İstanbul'un Beyoğlu semtinde düzenlenen gösteriye ve 27/7/2000 ile 13/6/2001 tarihli eylemlere katılması nedeniyle hakkında soruşturma açılmasına dayandırmıştır. Mahkeme, toplantıya katılma eylemlerinin örgüt üyeliği faaliyeti çerçevesinde bulunduğunu değerlendirmiştir. Başvurucu bu kararı, G.B., S.G. ve B.Y.nin kolluktaki ifadelerinin müdafileri olmaksızın alındığını, bu kişilerin Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme aşamasında bu ifadelerini baskı ve tehdit altında verdiklerini belirterek reddettiklerini, dolayısıyla bu ifadelerin hükme esas alınamayacağını, S.G.nin gözaltında uğradığını iddia ettiği muameleler nedeniyle kolluk görevlilerine karşı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğünü, bu hususta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlal kararı verdiğini, örgüt üyeliğine gerekçe yapılan eylemler dolayısıyla açılan davalarda beraatına karar verildiğini, arama yapılan evde bulunan bir kitap üzerinde parmak izinin tespit edilmesinin mahkûmiyetine yetmeyeceğini, suçun ve cezanın tespitinde hata yapıldığını belirterek temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 6/5/2009 tarihli ve E.2008/17004, K.2009/5508 sayılı ilamı ile diğer hususların yanı sıra her bir sanığın sabit görülen eyleminin neler olduğunun, sanıkların hangi eylemlere ne şekilde katıldığının açıkça belirlenerek hangi delillerle bu sonuca varıldığının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, bozma sonrası yirmi bir duruşma gerçekleştirmiştir (15/9/2009, 10/11/2009, 2/3/2010, 4/5/2010, 29/7/2010, 21/102010, 2/11/2010, 18/1/2011, 5/4/2011, 21/6/2011, 4/10/2011, 13/12/2011, 21/2/2012, 10/4/2012, 15/5/2012, 12/6/2012, 24/7/2012, 31/7/2012, 7/8/2012, 14/8/2012 ve 28/8/2012). Mahkeme 15/9/2009 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine, İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğünden ve ilgili Mahkemelerden belge/dosya istenmesine karar vermiştir. 29/7/2010 tarihli duruşmada esas hakkında mütalaasını vermek üzere dosya Cumhuriyet savcısına tevdi edilmiştir. Cumhuriyet savcısı mütalaasını 2/11/2010 tarihinde Mahkemeye sunmuştur. Başvurucu veya müdafii 10/11/2010 ile 4/10/2011 tarihleri arasındaki duruşmalara mazeret bildirerek ya da herhangi bir beyanda bulunmaksızın katılmamıştır. Bu duruşmaların kiminde diğer sanık ya da sanık vekilleri de mazeret bildirmiş veya esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak için Mahkeme onlara süre tanımıştır. 13/12/2011 tarihli duruşmaya katılan başvurucu müdafii savunma hazırlamak için süre talep etmiştir. Başvurucu müdafii 15/5/2012 tarihli duruşmaya gelmiş ve savunmasını yazılı olarak sunmuştur. Başvurucu müdafii 12/6/2012 ve 7/8/2012 tarihli duruşmalara da katılmamıştır. Bu duruşmalarda diğer bir sanık müdafiine savunma için süre verilmiş, bir mahkemeden istenen belgelerin gelmesi beklenmiş ve bir sanık müdafii de mazeret bildirerek duruşmaya katılmamıştır. Sonuç olarak Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 28/8/2012 tarihli ve E.2009/275, K.2012/159 sayılı kararı ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme kararının ilgili kısımları şöyledir:"DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: .......- İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 2003 tarihli yazısında; .... bahse konu MLKP örgütünün silahlı bir terör örgütü olup faaliyetlerine devam etmekte olduğunun belirtildiği, örgüt üyeleri arasında sanıklardan T... .. ve N... Ş... isimlerinin geçtiği belirlenmiştir....YASADIŞI SİLAHLI MLKP (...) TERÖR ÖRGÜTÜ:...Soruşturmamıza konu edilen sanıkların MLKP terör örgütünün yöntemlerine uygun bir şekilde suç tarihinde YÖK protestosunu bahane ederek izinsiz korsan gösteri yaptıkları, kamu görevlilerine direndikleri, slogan attıkları, molotof kokteyli ve taş kullandıkları belirlenmiştir....KGÖ gençliğin kitleler halinde komünizme yönelmesini sağlamak ve MLKP Terör Örgütüne eleman kazandırmak için oluşturulmuştur. Yürüyüş sırasında atılan sloganlar, taşınan pankart ve flamalara konu olan SGD (Sosyalist Gençlik Derneği) de MLKP Terör Örgütünün gençlik yapılanması olan KGÖ üyelerinin rahat hareket etmelerin[i] sağlamak amacıyla legalize edilmiş uzantısıdır....SANIKLARIN HUKUKİ DURUMLARI YÖNÜNDEN MAHKEMEMİZİN DEĞERLENDİRİLMESİ:...4-SANIK O.Y.:Sanık O.Y'nin yasadışı silahlı MLKP terör örgütünün yöneticisi konumunda olan diğer sanıklarla irtibatlı olup sanıkların yakalanmasından sonra Eskişehir'deki örgüte ait hücre evinde yapılan araştırma neticesinde, hücre evinde bulunan O Yıl Hiçbir Yerde Değildik ibaresi yazılı kitabın yüzeyinde sanığın sol el işaret parmağının tespit olunduğu, sanık hakkında beyanda bulunan G... B...'ın sanığın KGÖ. Üniversitesi komitesinin sekreteri ve örgütlenmeden sorumlu olduğu, S... G...'in sanığın KGÖ. İstanbul sorumlusu olduğu ve yine B... Y...'ın sanık O.Y'nin KGÖ. yapılanmasından sorumlu olduğu şeklindeki beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütle organik bağ oluşturacak şekilde süreklililik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin örgüt üyeliği suçuna vücut verdiği kanaatine varılarak eylemine uyan ve lehine olan 5237 Sayılı TCK.nun 314/ maddesi gereğince mahkumiyeti cihetine gidilmiştir." Başvurucu, ulusal ve uluslararası hükümlere aykırı olması nedeniyle hükmü temyiz etmek istediğini belirterek süre tutum dilekçesi vermiştir. Başvurucunun sunduğu belgeler arasında ve UYAP vasıtasıyla dosyasında yapılan incelemede gerekçeli temyiz dilekçesine rastlanmamıştır. Yargıtay Ceza Dairesi 8/7/2013 tarihli ve E.2013/4821, K.2013/10539 sayılı ilamı ile mahkûmiyet hükmünü onanmıştır. Yargıtay ilamının ilgili kısmı şöyledir:"... sanıklar T... .. ve N... Ş...'in üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Türkiye CumhuriyetiAnayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasfı tayin edilmiş, sanık .. Ç...'nin anılan örgütün yöneticisi sanık O.Y'nin ise üyesi olduğu kabul edilmiş, tüm sanıkların cezalarını azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle ... hükümlerin ONANMASINA," Başvurucu, kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını; internet yoluyla nihai karardan haberdar olduğunu belirtmektedir. Başvurucu 2/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Başvurucunun mahkûmiyetine konu silahlı örgüt üyeliği suçu 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir.