Başvurucu, 12/7/2002 tarihinde Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasında hakkaniyete uygun yargılama yapılmadığını ve yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, 12/7/2002 tarihinde Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasında hakkaniyete uygun yargılama yapılmadığını ve yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, 4/4/2013 tarihinde Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 9/2/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu aleyhine 12/7/2002 tarihinde Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasında, davacılar, başvurucunun Almanya'da oturan ablası F.K.'den 000,00 Alman Markı borç aldıklarını, bu borca karşılık 000,00 Alman Markı tutarında bir çek ile kendilerine ait olan bir kısım taşınmazları satış göstererek teminat olarak verdiklerini, borcun ödeme zamanı geldiğinde borç aldıkları F.K. yurtdışında oturduğundan ve onun Türkiye'deki işlerini gören, onun adına tapuda işlem yapma yetkisine sahip olduğunu bildikleri kardeşi başvurucu İbrahim Özarslan'a ödeme yapılmasını istediğinden, mevcut akrabalık ilişkisine ve ayrıca başvurucunun ablasına ait bir vekaletnameye de güvenerek, başvurucuya 400,00 Alman Markı tutarında ödeme yaptıklarını, ödeme karşılığında, başvurucu ile teminat olarak verilen değerlerin iadesi konusunda protokol imzaladıklarını, buna karşın teminat olarak verdikleri taşınmazlar ile çekin iade edilmesini beklerken, başvurucunun ablası F.K.'nin teminattaki çekin keşide yeri ile keşide tarihini doldurarak ya da doldurtarak aleyhlerine icra takibine geçtiğini, gayrimenkullerin de iade edilmediğini, F.K. nezdinde yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, yapılan ödemeler konusunda da bir netice alınamadığını, başvurucunun sebepsiz olarak zenginleştiğini belirterek 400,00 Alman Markının tahsilini talep etmişlerdir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında bu dava, yine aynı davacılar tarafından aynı Mahkemede başvurucunun ablası F.K. aleyhine 27/6/2002 tarihinde açılan menfi tespit ve tapu iptali ve tescil davasıyla birleştirilmiştir. Yapılan yargılama sonunda Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi, 3/5/2011 tarih ve E.2002/314, K.2011/284 sayılı kararı ile başvurucunun ablası F.K. hakkında açılan davanın reddine, başvurucu hakkında açılan davanın ise, başvurucu ve davalılar arasında, başvurucuya ödeme yapıldığına dair imzalanan protokolün geçerli olduğu gerekçesiyle kabulüne hükmetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 8/3/2012 tarih ve E.2011/9601, K.2012/3793 sayılı ilâmı ile kararın onanmasına hükmetmiştir. Aynı Daireye yapılan karar düzeltme istemi de 4/10/2012 tarih ve E.2012/9084, K.2012/14305 sayılı ilâm ile reddedilmiştir. Başvurucu 15/3/2013 tarihinde ilamı öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu, 4/4/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri” başlıklı ve devamı maddeleri.