11. Ceza Dairesi 2018/2627 E. , 2018/5770 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Düşme Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçunda suç tarihinin en son düzenlenen belge tarihi olarak belirleneceği, buna göre en aleyhe kabulle suç tarihlerinin, 2002 takvim yılı için “31.12.2002“, 2003 takvim yılı için “31.12.2003“ olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında “2002 takvim yılı
**11. Ceza Dairesi 2018/2627 E. , 2018/5770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Düşme Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçunda suç tarihinin en son düzenlenen belge tarihi olarak belirleneceği, buna göre en aleyhe kabulle suç tarihlerinin, 2002 takvim yılı için “31.12.2002“, 2003 takvim yılı için “31.12.2003“ olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında “2002 takvim yılında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme“ suçu yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.08.2010 tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan; sanık hakkında “2003 takvim yılında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme“ suçu yönünden ise; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.08.2010 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 20.10.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, sonucu itibarıyla doğru olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararına ilişkin olarak katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.