İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/05/2023 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:21/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:21/04/2026 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını belirterek 200.000 TL maddi, …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/05/2023 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:21/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:21/04/2026 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücünün kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını belirterek 200.000 TL maddi, 2.500 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, Bucak Asliye Hukuk mahkemesinin yetkili olduğunu, olayda davacının kusurlu olduğunu, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle ‘’Trafik kazası bir haksız fiil olup, kusuruyla bir başkasına zarar veren failin bu fiil ile bağlantılı olan maddi ve manevi zararları karşılamakla mükellef olduğu tartışmasızdır. Bu zarardan sürücü haksız fiil hükümlerine göre kusuruyla, işleten yine haksız fiil hükümlerine göre ancak kusursuz olarak ve sigorta şirketi sürücünün kusuru kapsamında sigorta sözleşmesi çerçevesinde sorumludur. Alınan rapora göre davacının %24 malul kaldığı ve 9 ay geçici iş göremezliği olduğu, meydana gelen kazada davacının %75 kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı davasını bu kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre ıslah etmiştir. Diğer yandan meydana gelen kaza nedeniyle davacının kalıcı ve geçici olarak malul kalmış olması, gördüğü tedavi ve iyileşme sürecinin onun manevi varlığında zarara sebep olduğu açıktır. Zararın büyüklüğü, kazanın meydana geldiği tarih ve kusurun ağırlığı dikkate alındığında 20.000 TL’lik manevi tazminatın olaya uygun düştüğü kanaatine varılmış ve bu tazminatın sürücü yönünden kabulü gerektiği kanaatine varılmış; maddi tazminatın ise sürücü ve zmm sigortası sigortacısı yönünden kabulü gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; 2.927,23 TL geçici, 347.069,80 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ( Sigorta şirketi yönünden teminat limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı ...dan 10/01/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden 18/09/2019 tarihinden işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 10/01/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ...dan alınarak davacıya verilmesine‘’karar verilmiştir. Davalı vekili özetle, mahkemece kusur oranı belirlenmesi gerektiğini ve davacının % 100 kusurlu olduğunu, davacının 2018 yılında da kaza geçirdiğini yaralanmanın bundan da kaynaklı olabileceğini, ATK raporunda ikinci kaza ile ilgili açıklama olmadığını, Bucak mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Dosya içerisindeki belgelere göre mahkemece alınan Trafik bilirkişi, ATK ve İTÜ heyet raporlarında davacının % 75, davalının % 25 kusurlu olduğu, kusur oranlarının aktüer raporda değerlendirildiği, doğru yönetmeliğe göre verilmiş ATK maluliyet raporunda davacının 11.01.2016 ve 12.10 2021 kemik grafilerinin değerlendirildiği, davanın sigortanın şubesinin bulunduğu yerde açıldığının anlaşılmasına, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 25.274,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.319,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.955,50 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 21/04/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...