Başvuru, protesto amacıyla düzenlenen toplantıya kolluk görevlilerinin müdahale etmesi sırasında yaralanan başvurucunun yaptığı şikâyetin sonuçsuz kalması nedeniyle kötü muamele yasağının, eşitlik ilkesinin, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; protesto amacıyla düzenlenen toplantıya kolluk görevlilerinin müdahale etmesi sırasında yaralanan başvurucunun yaptığı şikâyetin sonuçsuz kalması nedeniyle kötü muamele yasağının, eşitlik ilkesinin, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 12/03/2014 tarihinde İzmir Konak Meydanı'nda Gezi Parkı olaylarında yaralanan Berkin Elvan'ın vefatı üzerine çeşitli sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla düzenlenen protesto eylemine katılmıştır. Başvurucu, anılan meydanda oturma eylemi yaptıkları sırada kolluk görevlileri tarafından herhangi bir uyarı yapılmaksızın üzerilerine toplumsal olaylara müdahale araçlarından (TOMA) basınçlı su sıkıldığını ve gaz mermileri atıldığını beyan etmektedir. Basınçlı suyun etkisi ile yere düşerek sürüklenen başvurucu, çağrılan ambulansla Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü, burada adli vaka olarak muayenesinin yapılmasının ardından İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisinin yapıldığını belirtmektedir. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kendisine sol humerus proksimal kırığı ve sol olekranon kırığı teşhisi konan başvurucu, burada yapılan ameliyatının ardından taburcu edilmesi üzerine 28/3/2014 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) başvurarak TOMA'larda görevli polisler ile topluluğa müdahale emrini veren amirlerinden şikâyetçi olmuştur. Savcılık 4/7/2014 tarihli ve 2014/28474 Sor. sayılı yazısıyla, şikâyete konu eylemin 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında olduğu kanaatiyle İzmir Valiliğinden soruşturma izni talep etmiştir. İzmir Valiliği İl İdare Kurulu 5/9/2014 tarihli kararıyla, iddialara ilişkin olarak hazırlanan ön inceleme raporunda yer verilen tespitlere dayanarak soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Başvurucu vekilinin yaptığı itiraz üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 30/10/2014 tarihli kararıyla kolluk görevileri hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine karar vermiştir. İzmir Bölge İdare Mahkemesinin kararı 24/11/2014 tarihinde İzmir Valiliği tarafından başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Savcılık tarafından 20/11/2014 tarihinde, Bölge İdare Mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararının kesinleştiği, yetkili merci tarafından usulüne uygun olarak verilmiş soruşturma izni bulunmadığı, buna göre soruşturma şartı gerçekleşmediği gerekçeleriyle hakkında ön inceleme talebi bulunanlarla ilgili olarak inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Kararda ayrıca Danıştay Dairesinin 3/3/2005 tarihli ve E.2004/794, K.2005/301 sayılı kararı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16/5/2003 tarihli görüş yazılarına atfen kararın tebliğine gerek bulunmadığı ile itiraza tabi olmadığı hususlarına yer verilmiştir. Başvurucu vekili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak 20/11/2014 tarihli kararın tarafına tebliğini talep etmiştir. 22/12/2014 tarihinde kararı tebellüğ eden başvurucu 29/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4483 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Soruşturma izni yetkisi;...b) İlde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında vali,....Yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat kullanılır. Yetkili mercilerin saptanmasında, memur veya kamu görevlisinin suç tarihindeki görevi esas alınır." 4483 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Cumhuriyet başsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu Kanun kapsamına giren suçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikâyet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbar veya şikâyette bulunulan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler." 4483 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Yetkili merci, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikâyetçiye bildirir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür. İtiraza, 3 üncü maddenin (e), (f), (g) (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi bakar. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir."