4. Hukuk Dairesi 2022/13508 E. , 2024/13207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/625 Değişik İş-2022/706 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili d
**4. Hukuk Dairesi 2022/13508 E. , 2024/13207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/625 Değişik İş-2022/706 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu trafik sigortasız motosiklet sürücüsünün 14.07.2012 tarihinde yaptığı çift taraflı kazada müvekkilinin yaralandığını, ceza yargılaması ve kaza tespit tutanağı uyarınca kazada sigortasız araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu belirtip, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.03.2022 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 223.449,03 TL, bakıcı giderini 200,00 TL olmak üzere talebini toplam 223.649,03 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekcesinde; aracın tescilsiz olduğunu bundan dolayı sorumluluklarının olamayacağını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusur oranına itiraz ettiklerini, müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, başvuranın kask kullanmadığını, motosiklette üç kişi olduklarını istiap haddinin aşıldığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, yapılan ödemenin düşülmesi gerektiğini, geçici bakıcı gideri ve rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre aksi kanaat olması halinde %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılmasını, temerrüde düşmediklerini, yasal faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 29.09.2021 tarihli rapora göre davacının %5.2 oranında malul kaldığı, 80 gün bakıcı ihtiyacının olduğunun belirtildiği, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24.09.2013 tarihli raporunda motosiklet sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğunun anlaşıldığı, raporların karara esas alınabilir nitelikte olduğu, hesap bilirkişinin verdiği rapor ile davacının 223.449,03 TL sürekli iş göremezlik zararı, 2.508,00 TL geçici bakıcı giderinin belirlendiği, davacının talebini artırdığı, Yargıtay içtihatları uyarınca yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, davacının kaza sırasında kaskının olmadığı, motosiklete üç kişi binerek istiap haddinin aşıldığı, ayrıca sürücü belgesi olmayan kişinin aracına binmesi nedeni ile tazminattan %50 oranında müterafık kusur indirimi yapılmasına karar verildiği, hatır taşıması indirimi yapılması talep edilmiş ise de sürücü ve davacının arkadaş olduğu, komşu ve arkadaşlar arasında ilişkide bir gün birinin diğer gün öbürünün lehine yapılan işleri karşılıksız saymanın mümkün olmadığından bu husustaki itirazın yerinde olmadığına karar verildiği, 2.508,00 TL bakıcı gideri hesaplaması yapıldığı %50 indirim neticesi 1.254,00 TL belirlendiği ancak taleple bağlı kalınarak 200,00 TL bakıcı giderine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, 111.924,50 TL tazminatın 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın motosiklet olduğu, gerekli belgeler ile davalıya başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, müterafık kusur indirimi yapılmış olmasının yerinde olduğu, uzlaşmaya dair delil olmadığı, ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olup taleplerin zamanaşımına uğramadığı, geçici bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve Yargıtay içtihatları gereği hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması ve davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına göre davalının itirazlarının reddine karar verildiği, davacının itirazlarının değerlendirilmesinde ise müterafık kusur indiriminin %20 olması gerektiğinin belirtildiği, üç ayrı müterafık kusur nedeninin bulunduğu bu nedenle %50 oranında indirim yapılmasının yerinde olduğu, vekalet ücretine yönelik itirazın davalı vekilinin itirazları arasında değerlendirildiği gerekçeleri ile davacı ve davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması indirimi ve %50 oranında müterafık kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğu, vekalet ücretinin tam ve nispi verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasının talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aracın sigorta yaptırılması zorunlu araçlardan olup olmadığının araştırılması, kazanın ispatlanması gerektiği, usule uygun başvuru yapılmadığı, maluliyet raporunu ve kusur oranını kabul etmedikleri, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, uzlaşma olup olmadığının araştırılması, vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, trafik sigortasız aracın karıştığı 14.07.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacı lehine maktu vekalet ücreti verilmesinin yerinde olmasına, sigortasız aracın motosiklet olmasına, 12.10.2021 tarihli dilekçe ve ekindeki evraklar ile yapılan başvurunun davalıya 13.10.2021 tarihinde teslim edilmiş olmasına, kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporunun hazırlanmış olmasına, ceza yargılaması sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, uzlaşmaya dair delil olmamasına, ölümlü kaza nedeni ile uzamış ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olmasına ve söz konusu süre içinde talepte bulunulmuş olmasına, ödemeye ilişkin belge olmamasına, yasal faize hükmedilmiş olmasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz nedenlerinin incelenmesinde, Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, bir olayda birden fazla müterafik kusur durumu bulunsa dahi her bir müterafik kusur durumu için ayrı ayrı indirim yapılamayacağı gibi Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirim oranı %20'yi de geçemeyecektir. Somut dosyada İtiraz Hakem Heyetince, davacının kaskının olmaması, istiap haddinin aşılması ve davacının sürücü belgesi olmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi nedeni ile birden fazla kusur indirimine esas teşkil edecek hal bulunduğu gerekçesi ile tazminattan %50 oranında indirim yapılmıştır. Ancak yukarıda açıklandığı üzere birden fazla müterafık kusur indirimi sebebi bulunsa dahi Daire içtihatları uyarınca uygulanacak indirim miktarı %20'yi geçemeyecektir. Bu durumda, müterafik kusurunun varlığı dosya kapsamından anlaşılmakla, müterafik kusur nedeniyle tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalının temyiz nedenlerinin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma ve ceza yargılaması aşamasında, sürücünün davacıyı eve bırakmak istediği, motosiklette üç kişi olduklarını ve kazanın meydana geldiğini ifade etmiş, davacı ve motosiklet sürücüsünün arkadaş oldukları anlaşılmıştır. Sonuç itibari ile davacının, yolcu olarak bulunduğu araç sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan hesap raporunda TRH-2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenerek hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Bu itibarla, olay tarihi itibariyle Dairemizin yerleşik kriterlerine uygun olarak PMF Yaşam Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ile davacının maluliyetine ilişkin iş göremezlik zararının hesaplanması gerekirken tazminat esaslarına uygun olmayan yaşam süresine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.