T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/334 Esas KARAR NO:2025/905 DAVA:Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ:07/05/2025 KARAR TARİHİ :18/12/205 DAVA :Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, "Davacı müvekkil firma ise Birleşik Arap Emirlikleri ülkesinde faaliyet gösteren ve EK3'de ticari ruhsat belgesinden de anlaşılacağı üzere işçi barındırma kamp hizmetleriyle beraber gayri menkul kiralama işi yapan bir ... firmasıdır. Taraflar arasında 10.04.201…
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/334 Esas KARAR NO:2025/905 DAVA:Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ:07/05/2025 KARAR TARİHİ :18/12/205 DAVA :Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, "Davacı müvekkil firma ise Birleşik Arap Emirlikleri ülkesinde faaliyet gösteren ve EK3'de ticari ruhsat belgesinden de anlaşılacağı üzere işçi barındırma kamp hizmetleriyle beraber gayri menkul kiralama işi yapan bir ... firmasıdır. Taraflar arasında 10.04.2016 tarihinde imzalanan sözleşmeyle davacı ... firması, davalı ... firmasının Birleşik Arap Emirliklerindeki inşaatlarında çalışan işçilerinin barınma, mobilyalı evlerde konaklama hizmeti, işçilerin kıyafetlerinin yıkanması - ütülenmesi ve yeme içme gibi tüm lojistik ihtiyaçların bu firma tarafından sağlanmasına konusunda anlaşmışlardır. Ancak davalı firmanın üzerine düşen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ... firması aleyhine Birleşik Arap Emirliklerin' de dava açılmış ve karar verilmiştir. Yargılama sonucunda ... 1. Ticaret Mahkemesi 18.01.2022 tarihli ve 2021/... esas numaralı mahkeme ilamıyla " Dava dosyasının incelemesi sonucunda taraflar arasından kurulan sözleşme gereği davacı tarafın, davalı tarafın çalışanlarına mobilyalı konaklama hizmeti, çamaşır yıkama ve yeme-içme gibi lojistik hizmet sunmaktan ibaret bir ticari ilişki bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından atanan bilirkişi incelemesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin 10.04.2016 tarihinde imzalanan ticari sözleşmeyle başladığı, bu sözleşme gereği tarafların yükümlülüğünün olduğu, taraflar arasında yapılan ticari sözleşme şirketlerin ticari defterleri ve sunulan dekontlar bilirkişi incelemesinden geçerek oluşturulan bilirkişi raporuna göre mahkeme dosyasında yer alan evraklar ve davacı tarafın ödeme yaptığına ilişkin hiç bir dekont sunmadığı değerlendirildiğinde davalı firmanın aldığı hizmetlerin ücretini davacıya ödemediği anlaşılmıştır. Sözleşme yükümlülüklerine yerine getirmediği ve ödemesi gereken kira bedellerini ödemediği tespit edilmiştir. Mahkeme nihai kararında: Davalı tarafın, davacı tarafa 662.301,60 Dirhem ödeme yapmasına, Davalı tarafın, borcun tamamına ödeyinceye kadar geçerli olmak üzere 17.10.2021 tarihinden itibaren 641.471,59 Dirhem tutar için %5 oranında yasal faiz ödemesine, Mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. " Mahkeme kararının ardından ... ... firması adına Birleşik Arap Emirliklerinde mahkeme ilamında hükmedilen alacağın tahsiline dair hiç bir menkul veya gayri menkul mal varlığı bulunmadığından ülkemizde tanıma ve tenfiz davası açarak borcu tahsil etme zarureti doğmuştur. " şeklinde beyanda bulunarak dilekçesinin devamında, 5718 sayılı MÖHUK'un 51.maddesine göre görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, karşı tarafın adresi nedeniyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, 52.maddesi kapsamında tenfiz için hukuki yararlarının bulunduğunu, 53.madde de sayılan belgeleri eklediklerini, 54.madde kapsamında tenfiz şartlarının oluştuğunu belirterek ... 1. Ticaret Mahkemesi 18.01.2022 tarihli ve 2021/... esas numaralı mahkeme ilamının Türkiye’de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, tenfizi talep edilen yargılamada adil yargılanma hakkı yok sayılarak karar verildiğini, davacı taraftan yabancılık teminatı alınması gerektiğini, davacı tarafından sunulan belgeler nedeniyle damga vergisi ödenmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, tenfize konu edilen dava da tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, müvekkili şirketin mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığını, kararın denetimden uzak olması nedeniyle tenfiz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava , ... 1. Ticaret Mahkemesi 18.01.2022 tarihli ve 2021/... esas numaralı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir. Deliller ; ... 1. Ticaret Mahkemesi 18.01.2022 tarihli ve 2021/... esas numaralı mahkeme ilamı, yasal mevzuat Davalı vekilince sunulan 27/10/2025 havale tarihli dilekçe incelendiğinde, huzurdaki davanın, davacı vekili tarafından yetkisiz vekaletname ile ikame edildiğini, söz konusu vekaletnamenin 30.01.2025 tarihine kadar geçerli olduğunun vekaletname metninde açıkça yazdığını, davanın yetkisiz vekaletname ile açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava dilekçesi ekindeki vekaletname incelendiğinde vekaletnamenin süresinin 30/01/2025 tarihine kadar olduğu, davanın ise 07/05/2025 tarihinde açıldığı tespit edilmiş olup, mahkememiz 03/11/2025 tarihli ara kararı ile "1-HMK 77. Maddesi gereğince davacı vekiline meşruhatlı tebligatı çıkartılarak, tebligatın alındığı tarihten itibaren 2 haftalık kesin süre içinde yeni vekaletnamenin ibraz edilmesinin istenilmesine, sürenin kesin olduğunun bu kesin süre içerisinde yeni vekaletname sunulmadığı veya asıl tarafça, yapılan işlemlerin kabul edildiğine dair mahkememize yazılı olarak bildirilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına," şeklinde karar verilmiştir. Davacı vekili 04/11/2025 tarihli dilekçesinde, dosyaya sunulan vekaletnamenin yabancı noter sehvi neticesinde vekaletname son geçerlilik süresinin 30/01/2025 tarihi şeklinde düzenlendiğini, bu hatanın maddi bir hata olduğunu, yetkisiz ve rıza olmadan temsil söz konusu olmadığını, buna ilişkin müvekkili şirket tarafından yeni vekaletname düzenlendiğini, yeni vekaletnamenin hazırlanması için verilen 2 haftalık sürenin yetersiz olduğunu, vekaletname hazırlanıp, ardından ilgili kurum tasdikleri, yeminli Türkçe tercümesi ve Türk Konsolos randevusu alınarak konsolosluk tasdiki yapılması gerektiğinden bu evrakların yabancı bir ülkeden geleceği ve farklı makamlarda tasdiklerinin yapılıp dosyaya ulaştırılması göz önüne alındığında 2 haftalık sürenin yeterli olmayacağını, yeni vekaletname sunumu için gelecek celseye kadar süre verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin bu talebinin mahkememizce kabulüne karar verilerek 05/11/2025 tarihli ara kararı ile ; "HMK 77. Maddesi gereğince davacı vekiline meşruhatlı tebligatı çıkartılarak, tebligatın alındığı tarihten itibaren mahkememiz gelecek duruşma tarihi olan 18/12/2025 tarihine kadar kesin süre içinde yeni vekaletnamenin ibraz edilmesinin istenilmesine, sürenin kesin olduğunun bu kesin süre içerisinde yeni vekaletname sunulmadığı veya asıl tarafça, yapılan işlemlerin kabul edildiğine dair mahkememize yazılı olarak bildirilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına," şeklinde ara karar kurulduğu, söz konusu ara karar gereğince davacı vekiline meşruhatlı tebligat çıkartıldığı, tebligatın davacı vekiline 15/11/2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen vekaletnamenin sunulmadığı görülmüştür. En son duruşmanın yapılmış olduğu 18/12/2025 tarihli duruşmaya davacı vekilince e duruşma talebinde bulunulmuş ancak UYAP sistemi üzerinden çağrıya cevap verilmediği gibi davacı vekili e duruşma yolu ile yada fiziken en son duruşmaya katılmamıştır. Davalı vekilinin en son duruşmada ki beyanında, vekaletname sunması için davacı vekiline kesin mehil verildiğini ancak kesin mehil içerisinde vekaletname sunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı tarafça, süresi dolan vekaletnameye dayalı olarak dava açıldığı, verilen kesin süre içerisinde yeni vekaletnamenin ibraz edilmediği anlaşılmakla davacının davasının HMK 77/1.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına yine aynı maddenin 2.fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı vekili üzerinde bırakılmasına, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin de davacı vekilinden alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-HMK 77/1. Maddesi gereğince davacının davasının açılmamış sayılmasına, 2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.000,00TL vekalet ücretinin HMK 77/2.maddesine göre davacı vekilinden alınarak davalı tarafa verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin yapan davacı vekili üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan 620,00TL yargılama giderinin , davacı vekilinden alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine, 6-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır