5. Hukuk Dairesi 2025/10836 E. , 2026/4722 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2059 Esas, 2024/629 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/422 Esas, 2022/187 Karar Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tara…
5. Hukuk Dairesi 2025/10836 E. , 2026/4722 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2059 Esas, 2024/629 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/422 Esas, 2022/187 Karar Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 260 25... parselde bulunan ... Etap Sitesi B1 blok 41 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ... 260 25... parsel üzerinde bulunan ... Sitesi ile 260 26... parsel üzerinde bulunan ... Sitesini kapsayacak şekilde kurulmuş herhangi bir toplu yapı yöneticiliğinden söz edilemeyeceğini, sitelerin toplu yapı kapsamında olduğuna ve toplu yapı kapsamına alındığına dair bir kayıt bulunmadığını, söz konusu sitelerin ayrı ayrı yönetim planlarının bulunmasına rağmen 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) ve yönetim planına aykırı olacak şekilde, yalnızca blok temsilcilerinin bir kısmına çıkarılan davetiye sonucu toplu yapı yöneticiliğinin seçimine dayanak teşkil eden 02.03.2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı düzenlendiğini, 02.03.2020 tarihli olağanüstü genel kurulunun ve bu kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğundan bahisle iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğunu, bu nedenle iş bu toplantıda seçildiği iddia olunan davalı toplu yapı yöneticiliğinin 05.06.2020 tarihinde almış olduğu 2 nolu kararının da yok hükmünde olup iptaline karar verilmesi gerektiğini, toplu yapı yöneticiliği sıfatı bulunmayan davalının davaya konu kararı alma yetkisinin bulunmadığını, her iki sitenin de yürürlükte bulunan yönetim planlarında yer alan kat maliklerine, blok temsilcilerine, temsilci yardımcılarına toplanrı çağrısı yapılmadan, anataşınmaz yönetim kurulları teşkil ettirilmeden her iki siteyi de temsil edecek üst yönetim kurulmasının mümkün olmadığını, bu nedenle 05.06.2020 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan 2 nolu kararın iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının hakimin müdahalesini talep etme hakkı bulunmadığını, öncelikle kat malikleri kurulunu toplantıya çağırarak talebinin bu toplantıda görüşülmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin şahsına husumet yöneltilemeyeceğini, toplantıda alınan kararın davacıya 06.07.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.08.2020 tarihinde açıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... 260 25... parsel 260 26... parselde birden fazla binanın inşaa edildiği, sitenin oluştuğu, fakat toplu yapıya geçilmediği, bu nedenle 634 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, müşterek mülkiyet hükümlerinin uygulanması gerektiği, taşınmazlarda birden fazla hissedar bulunması nedeniyle tüm kat maliklerinin hissedar sıfatıyla taşınmazın yönetimine oy birliğiyle katılması gerektiği, bu nedenle toplu yapı yönetiminin 05.06.2020 tarihli 2 nolu kararında teras, balkon, dış cephelerde projeye aykırı imalatlar hakkında kat malikleri hakkında hukuki işlemlere başlatılması konusunda alınan bu karara tüm kat maliklerinin iştirak etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... 260 25... parsel 260 26... parsel toplu yapı yöneticiliğinin 05.06.2020 tarihli yönetim kurulu toplantısına ait 2 nolu kararın geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, anılan yönetim kurulu kararının yönetim planına uygun olduğunu, yönetim kurulu kararının iptalini isteyen kat malikinin öncelikle kat malikleri kurulunu toplantıya çağırması ve bu hususun toplantıda görülmesi gerektiğini, dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddinin gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde de açılmadığını, kat malikinin diğer kat maliklerinin rızası alınmaksızın ortak alana müdahalede bulunup değişiklik yapmasının mümkün olmadığını, yapı kayıt belgesi ile ortak alanın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu, sitede toplu yapı yönetimine geçilmediği, tapuda kayıtlı yönetim planında, dava konusu yönetim kurulu kararında olduğu gibi, bu konudaki yerleşik Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, sitede bulunan bağımsız bölüm maliklerinin mülkiyet haklarına dayalı olarak bizzat kendileri veya bu konuda kat malikleri genel kurul toplantılarında alınacak kararlar ile yöneticiye veya yönetime kuruluna verilecek yetkiler çerçevesinde açılabilecek olan sitedeki onaylı mimari projeye aykırılığın giderilmesi, ortak alanlara müdahalenin önlenmesi ve kal istemli davaların açılmasına ilişkin olarak, kat malikleri kararı olmadan, doğrudan site yönetim kurulunca veya temsilciler kurulunca dava açılabileceği yönünde tapuda kayıtlı yönetim planında hüküm bulunmaması; dava konusu yönetim kurulu kararına konu imalatlara ilişkin olarak hukuki işlemlerin başlatılabilmesi için site yönetiminin öncelikle bu konuda kat maliklerini toplantıya çağırması gerekmesine rağmen, bu konuda kat maliklerini toplantıya çağırmadan, dava konusu yönetim kurulu kararı ile, bu konuda site temsilciler kurulunun görüşünün alınması ile sonucuna göre hukuki işlem başlatılmasına karar verildiğinin anlaşılmasına göre; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak, dava dilekçesindeki (eda nitelikli) talebe uygun olarak dava konusu yönetim kurulu toplantısında alınan 2 nolu kararın "iptaline" karar vermesi gerekirken davacı talebine aykırı ve talep dışı olarak, infazda tereddüte neden olacak şekilde, dava konusu, 05.06.2020 tarihli yönetim kurulu toplantısına ait 2 nolu kararın "geçersiz olduğunun tespitine" karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... 260 25... Parsel İle 260 26... Parsel Toplu Yapı Yöneticiliği vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlığın çözümünde 634 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, yönetim kurulu kararına karşı doğrudan dava açılamayacağını, öncelikle kat malikleri kuruluna başvuru yapılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, tapuya kayıtlı yönetim planında dava konusu işlem için yöneticiye açıkça yetki verildiğini, yönetim kurulunun bu hususta ek bir karar almasına gerek bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçesiz olduğunu, denetlenemediğini, yönetim kurulu kararının yönetim planına uygun olduğunu, yönetim planının ise herkes için bağlayıcı olduğunu, yönetim planına göre anagayrimenkulün ortak yerlerinin korunması ve kat maliklerinin yükümlülüklerine aykırı eylemlerine karşı hukuki işlem yetkisinin yönetim kurulunda olduğunu, 634 sayılı Kanun hükümlerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini, davacının kat malikleri kuruluna başvurmadan hakimin müdahalesini talep etme hakkı bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, buna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu sitenin davacının da içinde bulunduğu temsilciler kurulunun seçtiği yönetim kurullarınca yönetildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya kapsamından, iptali istenilen kararı alan yönetim kurulunun seçildiği 02.03.2020 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptali istemiyle dava açıldığı, açılan dava sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediği, temyize konu bu davanın sonucunu etkileyeceği anlaşıldığından, bahsi geçen kat malikleri kurulu toplantısının iptali davasının bekletici mesele yapılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinini ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.