Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3204 E. , 2024/3472 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3204 Karar No : 2024/3472 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3204 E. , 2024/3472 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3204 Karar No : 2024/3472 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... VEKİLLERİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oğulları Ömer Faruk Bursa, J. Uzman Onbaşı rütbesi ile görev yapmaktayken 07/08/2014 tarihinde saat 17:40 sıralarında 7. Komd. A.K.lığı 1. Jan. Komd. Tb. K.lığı Eğt. Bl. K.lığı emrinde jandarma uzman çavuş/onbaşı kursiyerlere giriş testi kapsamında yapılan 1500 m. koşu esnasında bitiş noktasına 300 m. kala rahatsızlanmasının ardından geçirdiği kalp krizi neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 142.022,01 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, babası ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 136.539,15 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayın askeri hizmetin ifası sırasında gerçekleştiğinden davacıların zararlarının idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereği karşılanması gerektiği gerekçesiyle dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 09/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacılardan ...'nın 142.022,01 TL, ...'nın 136.539,15 TL destekten yoksun kalma zararlarının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ...'nın 142.022,01 TL, ...'nın 136.539,15 TL maddi tazminat istemlerinin kabulüne, dava konusu olay neticesinde davacıların çocuklarını genç yaşta kaybetmeleri, davacıların yaşamları üzerindeki etkisi, duyulan elem ve ıstırapları dikkate alınarak takdiren ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; "davanın kısmen kabulü ile, baba ... için 136.539,15 TL , anne ... için 142.022,01 TL olmak üzere toplam 278.561,16 TL maddi ve davacı baba ...'ya 50.000,00 TL, diğer davacı anne ...'ya 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 21/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesi" yolunda ...İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih, E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan davalı istinaf başvurusunun reddine, davacılar istinaf başvurusunun hükmedilen manevi tazminata ve vekalet ücretine yönelik kısmı yönünden reddine, davacıların nispi karar harcı yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, davacılar aleyhine yargılama giderleri ile birlikte hükmedilen 5.404,74 TL nispi karar harcı yönünden kararın bu kısmının kaldırılmasına, 5.404,74 TL nispi karar harcı ile birlikte mükerrerlik oluşturmamak üzere toplam 25.860,00 TL'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, sonuç olarak tarafların haklılık durumları göz önünde bulundurularak davacıların ilk aşamada ve istinaf aşamasında yaptığı toplam 757,20 TL yargılama giderinin; 191,54 TL'lik kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, 565,66 TL'lık kısmının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davacılar vekili için ilk derece Mahkemesince belirlenen avukatlık ücreti yönünden mükerrerlik oluşturmamak üzere kabul edilen maddi tazminat yönünden avukatlık ücret tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 22.663,67 TL ve ilk derece Mahkemesince manevi tazminat için belirlenen 10.750,00 TL avukatlık ücretinin davalı idarece davacılara ödenmesine, reddedilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.750,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idarenin istinaf aşamasında yaptığı 11,00 TL posta yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacılar tarafından fazladan yatırılan 44,40 TL harcın istemi halinde, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince kararın kesinleşmesinden sonra yatıranlara iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen tazminat tutarları yönünden her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, dava konusu olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığı, davanın reddi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ve faize hükmedilmesinin hukuka ayrı olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacıların manevi tazminat istemelerinin kabulüne ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, oğulları Ömer Faruk Bursa, J. Uzman Onbaşı rütbesi ile görev yapmaktayken 07/08/2014 tarihinde saat 17:40 sıralarında 7. Komd. A.K.lığı 1. Jan. Komd. Tb. K.lığı Eğt. Bl. K.lığı emrinde jandarma uzman çavuş/onbaşı kursiyerlere giriş testi kapsamında yapılan 1500 m. koşu esnasında bitiş noktasına 300 m. kala rahatsızlanmasının ardından geçirdiği kalp krizi neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 142.022,01 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, babası ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 136.539,15 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. Dosya kapsamında yer alan SGK Başkanlığının... tarih ve...sayılı yazısında dava konusu olay nedeniyle davacılar ... ve ...'ya 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesine göre 15/08/2014 tarihinden itibaren 1. derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı belirtilmiş, 09/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda, PMF yaşam tablosu, emsal uzman erbaş maaşı esas alınarak müteveffanın evlenip iki çocuk sahibi olabileceği ihtimali gözetilerek, bağlanan vazife malullüğü aylığı rücuya tabi olmadığı için yarar olarak kabul edilmeyerek baba ... için 136.539,15 TL, anne ... için 142.022,01 TL destekten yoksun kalma zararı belirlenmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Görevin neden ve etkisiyle malul olan kamu görevlisinin kendisine, vefatı halinde ise hak sahiplerine kamu hizmetine girişi nedeniyle sigorta başlangıç tarihine göre tabi olduğu 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine göre vazife aylığı bağlanacağı kuralına ilgili kanunlarda yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verebilmektedir. Dosya kapsamında yer alan Bölge İdare Mahkemesi kararında müteveffanın babası ... ve annesi ...'nın dava konusu olay nedeniyle bağlanan vazife malullüğü aylıklarının rücuya tabi olmadığı gerekçesiyle yarar olarak kabul edilmeyerek baba ... için 136.539,15 TL, anne ... için 142.022,01 TL destekten yoksun kalma zararı belirlenmişse de davacılara bağlanan vazife malullüğü aylıkları ifa amacı taşıdığından rücuya tabi olup olmadıklarına bakılmasızın yarar olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Davacıların zararlarının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca dava konusu olay nedeniyle davacılara ödenecek maddi tazminatın aşağıda yer alan ilkeler gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacıların uğradığını iddia ettiği maddi zararı aşağıda belirtilen şekilde bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır. Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali J. Uzman Onbaşının aylar itibariyle aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır. Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali J. Uzman Onbaşının aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malulüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, yapılacak hesaplamada, müteveffanın dava konusu olay tarihinde bekar olması gözetilerek destek payları belirlenirken; müteveffanın kendisi için 2 pay, annesi için 1 pay, babası için 1 pay ayıracağı, 2 yıl sonra evlenip kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi için 1 pay, babası için 1 pay ayıracağı, evlendikten 2 yıl sonra ilk çocuğunun olabileceği, kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi, babası ve çocuğu için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı, 1. çocuğun doğumundan 2 yıl sonra 2. çocuğunun olabileceği, kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, 2 çocuğu ile anne ve babası için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına...İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.