TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR CELAL ÇET İN BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/26301) Karar Tarihi: 15/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Celal ÇET İN Vekili : Av. Türkan ÇINAR ÜNAL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, aç ılan tam yarg ı davas ında davan ın esas ına ilişkin iddialar ın karşılanm
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR CELAL ÇET İN BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/26301) Karar Tarihi: 15/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Tuğba TUNA I ŞIK Başvurucu : Celal ÇET İN Vekili : Av. Türkan ÇINAR ÜNAL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, aç ılan tam yarg ı davas ında davan ın esas ına ilişkin iddialar ın karşılanmamas ı nedeniyle gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 12/6/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba ş vurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 38. Başvurucunun Ankara'n ın Çankaya ilçesi Yukar ı Öveçler Mahallesi'nde buluna n gecekondusu Çankaya Belediyesi (Belediye) taraf ından, başvurucunun ve ailesinin evde bulunmad ığı sırada y ıkılm ıştır. Başvurucuya ait gecekondu içinde bulunan e şyalar Belediye çal ışanlar ı taraf ından y ıkım öncesi d ışarı çıkar ılm ış fakat eşyalar ın korunmas ı için bir önlem alınmam ıştır. 9. Başvurucu, Belediye çal ışanlar ı taraf ından d ışarı konulan e şyalar ın korunmas ına yönelik tedbirlerin al ınmamas ı sebebiyle e şyalar ın yağmaland ığı iddias ıyla meydana gelen zarar ın tazmini için Belediyeye ba şvurmuştur. Başvurunun Belediye taraf ından reddedilmesi üzerine 29/4/2015 tarihinde Ankara 15. İdare Mahkemesinde tam yarg ı davas ı aç ılm ıştır. 10. Başvurucu, y ıkılmadan önce evde oldu ğunu iddia etti ği 34 kalem e şyay ı dava dilekçesinde belirtmi ş; bunlar ın yan ında ziynet e şyalar ının da bulundu ğunu vurgulam ıştır. Başvurucu, bilirki şi incelemesi sonucunda zarar ın daha fazla ç ıkmas ı durumunda ıslah hakk ının sakl ı kald ığını belirterek 1.000 TL enkaz ve a ğaç bedeli, 1.000 TL e şya bedeli olmak üzere toplam 2.000 TL tazminat talebinde bulunmu ştur. 11. Mahkeme, Belediye taraf ından önlem al ınmadan y ıkımın gerçekle ştirilmesi sebebiyle ba şvurucunun ta şınır ve ta şınmazlar ının zarar gördü ğünün sabit oldu ğu gerekçesiyle 9/12/2015 tarihinde davan ın kabulüne karar vermi ştir. 12. Başvurucu, Mahkeme karar ına karşı 24/5/2016 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesine (Bölge İdare Mahkemesi) itiraz ba şvurusunda bulunmu ş; itiraz başvurusunda, dava dilekçesinde fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tuttuğunu ve zarar ın bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya ç ıkacağını belirttiğini, bilirki şi incelemesi sonucunda ıslah hakk ının kulland ırılmas ı gerekirken davan ın kabulüne ili şkin olarak Mahkemenin verdiği karar sonucunda zarar ının ve taleplerinin kar şılanmad ığını ifade etmi ştir. 13. Dosya kapsam ında Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yap ılan incelemede ba şvurucunun 31/10/2016 tarihinde Bölge İdare Mahkemesine sundu ğu dilekçe ile davas ını 28.000 TL art ırmak suretiyle ıslah ettiği, itiraz dilekçesindeki iddialarla mahkeme karar ının bozulmas ını talep ettiği tespit edilmi ştir. 14. Bölge İdare Mahkemesi 30/11/2016 tarihinde başvurucunun itiraz başvurusunu n reddine karar vermi ştir. 15. Başvurucunun itiraz ba şvurusunun reddine ili şkin karara yapm ış olduğu kara r düzeltme istemi de Bölge İdare Mahkemesi taraf ından 4/5/2017 tarihinde reddedilmi ştir. 16. Nihai karar ba şvurucuya 24/5/2017 tarihinde tebli ğ edilmiş, başvurucu 12/6/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 17. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin (4) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir. Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 4"Ancak, tam yarg ı davalar ında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya di ğer usu l kurallar ı gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harc ı ödenmek suretiyle bir defay a mahsus olmak üzere art ırılabilir ve miktar ın art ırılmas ına ilişkin dilekçe otuz gün içind e cevap verilmek üzere kar şı tarafa tebli ğ edilir." 18. 2577 say ılı Kanun'un geçici 7. maddesi şöyledir: "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 nc ı maddesinin dördüncü f ıkras ına eklenen hüküm, kanun yolu a şamas ı dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda d a uygulan ır." 19. 20/7/1966 tarihli ve 775 say ılı Gecekondu Kanunu nun 18. maddesinin ilgili kısımlar ı şöyledir: "Bu kanunun yürürlü ğe girdiği tarihten sonra, belediye s ınırlar ı içinde veya d ışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu alt ında bulunan yerlerde yap ılacak, daimi veya geçici bütü n izinsiz yap ılar, inşa s ıras ında olsun veya iskan edilmi ş bulunsun, hiçbir karar al ınmas ına lüzum kalmaks ızın, belediye veya Devlet zab ıtas ı taraf ından derhal y ıktırılır. Yıkım s ıras ında lüzum has ıl olduğunda, belediyeler ilgili mülkiye amirlerine başvurarak yard ım istiyebilirler. Mülkiye amirleri, Devlet zab ıtas ı ve imkanlar ından faydalanmak suretiyle, izinsiz yap ılar ın y ıkım konusunda yükümlüdürler. ..." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 20. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmu ş bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından davas ının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakk ına sahiptir. 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 21. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Sözle şme'nin 6. maddesinin bir mahkeme önünde medeni hak ve yükümlülü ğe ilişkin bir iddiada bulunma hakk ını güvence altına ald ığını, mahkemenin te şkilat ının ve yarg ılaman ın yürütülmesinin bu güvencenin kapsam ında olduğunu ( Golder/Birle şik Krall ık [GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, 36), davalarda adil yarg ılanma ko şullar ını yerine getirme yükümlülü ğünün ulusal makamlara ait olduğunu ifade etmi ştir (Dombo Beheer B.V./ Hollanda, B. No: 14448/88, 27/10/1993, 33). 22. AİHM; Sözle şme'nin 6. maddesi adil yarg ılanma hakk ını güvence alt ına al ırken delillerin kabul edilme yöntemi konusunda herhangi bir kural koyma yetkisinin kendisinde olmad ığını, ulusal kanunlar taraf ından bu hususlar ın belirlenece ğ ini, Sözle şme'deki hak ve yükümlülükleri ihmal etmedi ği sürece mahkemeler taraf ından yap ılan hatalar ın giderilmesi Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 5görevinin de kendisinde olmad ığını belirtmiştir (Schenk/İsviçre [GK], B. No: 10862/84, 12/7/1988, 45, 46). Bu aç ıdan AİHM yakla şımına göre yarg ılama süreci bütün olarak ve bu süreçte delillerin nas ıl sunuldu ğu da dâhil olmak üzere tüm deliller yönünden hakkaniyetsiz bir de ğerlendirme yap ılıp yap ılmad ığı dikkate al ınacakt ır (Schuler-Zgraggen/ İsviçre , B. No: 14518/89, 24/6/1993, 66). 23. Buna paralel olarak A İHM, Sözle şme deki haklar ın etkili bir biçimde korunmas ı için davaya bakan mahkemelerin Sözle şme nin 6. maddesine göre taraflar ın dayanaklar ını, iddialar ını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi olduğunu belirtmiştir (Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, 33; Kraska/İsveç, B. No: 13942/88, 19/4/1993, 30). 24. AİHM'e göre -taraflar ın ileri sürdükleri delillerin kabul edilebilirli ği hususunda yerel mahkemeler belirli bir takdir yetkisine sahip olmakla birlikte- mahkemeler vard ıklar ı sonuçlar ı hakl ılaştırmak için kararlar ına gerekçeler gösterme yükümlülü ğü alt ındad ırlar (Suominen/Finlandiya , B. No: 37801/97, 1/7/2003, 36). Kararlarda gerekçe belirtilme zorunlulu ğu, mahkemelerin taraflar ı adil bir şekilde dinleme yükümlülü ğüyle de do ğrudan ilgilidir ( Kuznetsov/Rusya , B. No: 184/02, 11/1/2007, 83). 25. Yarg ılama s ıras ında başvurucu taraf ından sunulan bir k ısım delilin mahkemece dikkate al ınmamas ı şikâyeti ile ilgili olarak A İHM; mahkemenin ba şvurucunun bu yöndeki talebini gerekçesiz reddetti ğini, kararda gerekçe olmamas ının karara kar şı etkili bir şekilde itiraz etme f ırsat ını da ortadan kald ırdığını belirterek ba şvuruda Sözle şme'nin 6. maddesinin ihlal edildi ğine karar vermi ştir (Suominen/Finlandiya, 38). V.İNCELEME VE GEREKÇE 26. Mahkemenin 15/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 27. Başvurucu; dava dilekçesinde, fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tuttuğunu, gerçek zarar ın bilirkişi incelemesi sonucunda kesinle şeceğini vurgulad ığını ifade etmi ştir. Başvurucu ayr ıca Mahkemenin bilirki şi incelemesi yap ılıp yap ılmayacağına ilişkin bir karar vermeden davay ı kabul etmesi sebebiyle ıslah imkân ı bulamad ığını belirtmi ştir. Başvurucu, Mahkemenin hangi gerekçeyle davay ı kabul etti ğini anlayamad ığını belirterek adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 28. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 29. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun temel iddialar ı; uğram ış olduğu zarar ın talep edilen miktardan daha fazla oldu ğunun dava dilekçesinde belli oldu ğu, bu Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 6sebeple fazlaya ili şkin haklar ı sakl ı tutulmak suretiyle davan ın aç ıldığı, gerçek zarar belirlenmeden davan ın kabul edilmesine ra ğmen zarar ının karşılanmad ığıdır. Başvurucu kendisine davas ını ıslah etme imkân ının verilmedi ğini iddia etmi şse de ba şvurucunun 31/10/2016 tarihinde davas ını ıslah ettiği tespit edilmi ştir. Başvurucunun ba şvuru formunda davay ı ıslah ettiğine ilişkin bilgiye yer vermedi ği ve ıslah talebinin itiraz mercii taraf ından karşılanmad ığı konusunda bir şikâyeti tespit edilememi ştir. Başvurucunun ba şvuru formundaki as ıl iddialar ının verilen kararda hükmedilen zarar ın neye göre belirlendi ğinin anlaşılamamas ına, esasa ili şkin iddialar ın karar gerekçesinde kar şılanmam ış olmas ına yönelik olduğundan ba şvuru adil yarg ılanma kapsam ındaki gerekçeli karar hakk ı yönünden incelenecektir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bireysel ba şvuru ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihma nedeniyle güncel ve ki şisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler taraf ından yap ılabilir." 31. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 say ılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı f ıkralar ı uyar ınca Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerden Sözle şme ve buna ek Türkiye'nin taraf oldu ğu protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından ihlal edildi ğini düşünen medeni haklara sahip gerçek ve özel hukuk tüzel ki şilere, Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuru aç ısından dava ehliyeti tan ınm ıştır. 6216 say ılı Kanun'un 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında ise bireysel başvurunun ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler taraf ından yap ılabileceği düzenlenmi ştir. 32. 6216 say ılı Kanun'un 46. maddesinde kimlerin bireysel ba şvuru yapabilece ği say ılm ış olup an ılan maddenin (1) numaral ı fıkras ına göre bir ki şinin Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunabilmesi için üç temel ön ko şulun birlikte bulunmas ı gerekmektedir. Bu ön ko şullar; başvuruya konu edilen ve ihlale yol açt ığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolay ı başvurucunun güncel bir hakk ının ihlal edilmesi , bu ihlalden ki şinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmi ş olmas ı ve bunlar ın sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesidir ( Onur Do ğanay , B. No: 2013/1977, 9/1/2014, 42). 33. Bireysel ba şvuruda mağdur kavram ı, davada menfaat veya dava ehliyeti kurallar ı gibi kurallardan ba ğıms ız bir şekilde yorumlan ır (Gorraiz Lizarraga ve diğerleri/İspanya , B. No: 62543/00, 10/11/2004, 35). Ayr ıca mağdur kavram ının yorumu, günümüzde toplumun ko şullar ı ışığında değişime tabi olup bu kavram a şırı biçimcilikten uzak bir şekilde uygulanmal ıdır (Gorraiz Lizarraga ve di ğerleri/İspanya , 38; Mahmut Tanal , B. No 2014/11438, 24/7/2017 19). 34. Başvuruya konu olayda ba şvurucunun 2.000 TL tazminat ın ödenmesi talebiyle açt ığı davan ın Mahkeme taraf ından kabul edildi ği görülmektedir. Her ne kadar Mahkeme başvurucunun talep etti ği tazminat miktar ının tamam ına hükmetmi ş ise de ba şvurucunun iddia etti ği zarar ın 2.000 TL ile s ınırlı olmad ığı aç ıktır. Başvurucunun dava dilekçesinde gerçekleştiğini iddia etti ği zarar, dilekçede belirtti ği eşyalar ile enkaz ve a ğaç bedelini n karşılığı olan tutard ır. Başvurucu gerçek zarar ının ne kadar oldu ğunun bilirki şi marifetiyle Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 7tespit edilmesini Mahkemeden talep etmi ş ve fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutmak suretiyle bilirkişi raporunun sonucuna göre davas ını ıslah edece ğinin işaretini vermi ştir. Mahkeme taraf ından başvurucunun zarar ının hangi ölçüt esas al ınarak belirlendi ği belirtilmeden hüküm kurulduğundan başvurucunun ma ğduriyetinin ortadan kalkt ığı söylenemeyecektir. 35. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden 36. Anayasa'n ın 36. maddesi uyar ınca herkes iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. Anayasa'n ın an ılan maddesinde adil yarg ılanma hakk ından ayr ı olarak iddia ve savunma hakk ına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalar ını mahkeme önünde dile getirme f ırsat ı tan ınmas ı gerektiği anlam ını da içermektedir ( Mehmet Fidan , B. No: 2014/14673, 20/9/2017, 37). 37. Anayasa'n ın 141. maddesinin üçüncü f ıkras ında da "Bütün mahkemelerin her türlü kararlar ı gerekçeli olarak yaz ılır." denilerek mahkemelere kararlar ını gerekçeli yazma yükümlülü ğü yüklenmi ştir. Anayasa n ın bütünlü ğü ilkesi gere ği an ılan Anayasa kural ı da gerekçeli karar hakk ının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmal ıdır (Canan Tosun , B. No: 2014/8891, 10/5/2017, 23). 38. Gerekçeli karar hakk ı, kişilerin adil bir şekilde yarg ılanmalar ını sağlamay ı ve denetlemeyi amaçlamaktad ır. Taraflar ın muhakeme s ıras ında ileri sürdükleri iddialar ının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmedi ğini bilmeleri ve ayr ıca demokratik bir toplumda kendi adlar ına verilen yarg ı kararlar ının sebeplerini toplumun ö ğrenmesinin sağlanmas ı için de gereklidir ( Sencer Ba şat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, 31, 34). 39. Bir kararda tam olarak hangi unsurlar ın bulunmas ı gerektiği, davan ın niteliğine ve koşullar ına bağlıdır. Muhakeme s ıras ında aç ık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmalar ın davan ın sonucuna etkili olmas ı, başka bir deyi şle davan ın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunmas ı hâlinde davayla do ğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yan ıt verilmesi gerekir ( Sencer Ba şat ve diğerleri , 35). 40. Bununla birlikte adil yarg ılanma kavram ı -ister alt mahkemenin gerekçelerine kat ılarak isterse farkl ı bir şekilde olsun- kararlar ı için az say ıda gerekçe sunan bir ulusa l mahkemenin kendisine sunulan temel konular ı gerçekte ele alm ış olmas ını ve yaln ızca alt bir mahkemenin sonuçlar ını onaylamakla yetinmemi ş olmas ını gerektirir. Bu ko şul, davan ın taraf ının iç hukukta yürütülen yarg ılamalarda davas ını sözlü olarak sunamad ığı durumlarda daha da önemlidir ( Salih Söylemezo ğlu, B. No: 2013/3758, 6/1/2016, 29). 41. Ayr ıca insan haklar ına ilişkin güvenceler soyut ve teorik olarak de ğil uygulamada etkili bir şekilde olmal ıdır. Buna göre mahkemelerin ileri sürülen iddia ve savunmalara şeklen cevap vermi ş olmalar ı yeterli olmay ıp iddia ve savunmalara verilen cevaplar ın dayanaks ız olmamas ı, mant ıklı ve tutarl ı olmas ı da gerekir. Di ğer bir ifadeyle mahkemelerce belirtilen gerekçeler, davan ın şartlar ı dikkate al ındığında makul olmal ıdır (Sencer Ba şat ve diğerleri , 36). Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 842. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olgular ın mahkemece nas ıl nitelendirildi ğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayand ırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm aras ındaki bağlant ıyı gösterecek nitelikte olmal ıdır (İbrahim Ata ş, B. No: 2013/1235, 13/6/2013, 24). Gerekçelendirme; davan ın sonucuna etkili olay, olgu ve kan ıtlar ı aç ıklamak yükümlülü ğü olmakla birlikte bu şekildeki gerekçelendirmenin mutlaka detayl ı olmas ı gerekmez. Ancak gerekçelendirmenin, iddia ve savunmadan birinin di ğerine üstün tutulma sebebinin ve bu kapsamda davan ın taraflar ınca gösterilen delillerden karara dayanak olarak al ınanlar ın mahkemelerce kabul edilme ve di ğerlerinin reddedilmesi hususunda makul dayanaklar ı olan bir bilgilendirmeyi sağlayacak ölçü ve özene sahip olmas ı beklenir ( Sencer Ba şat ve diğerleri , 37). 43. Zira bir davada taraflar ın hukuk düzenince hangi nedenle hakl ı veya haks ız görüldüklerini anlay ıp değerlendirebilmeleri için usulüne uygun şekilde olu şturulmuş, hükmün içerik ve kapsam ı ile bu hükme var ılırken mahkemenin neleri dikkate ald ığı ya da almad ığını gösteren, ifadeleri özenle seçilmi ş ve kuşkuya yer vermeyecek aç ıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm f ıkralar ının bulunmas ı "gerekçeli karar hakk ı" yönünden zorunludur ( Sencer Ba şat ve diğerleri , 38). 44. Aksi bir tutumla mahkemenin, davan ın sonucuna etkili oldu ğunu kabul etti ği bir husus hakk ında ilgili ve yeterli bir yan ıt vermemesi veya yan ıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialar ın cevaps ız b ırak ılm ış olmas ı, hak ihlaline neden olabilecektir ( Sence r Başat ve diğerleri, 39). 45. Kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayr ıntılı olmamas ı, ilk derece mahkemesi kararlar ında yer verilen gerekçelerin onama kararlar ında kabul edilmi ş olduğu şeklinde yorumlanmal ıdır (Benzer yöndeki A İHM karar ı için bkz. García Ruiz/İspanya, B. No: 30544/96, 21/1/1999, 26). Ancak ba şvurucular ın dile getirmesine rağmen ilk derece mahkemesinin de tart ışmad ığı esasl ı hususlara ili şkin temyiz ba şvurular ı ile başvurucular ın usule ili şkin haklar ının ihlal edildi ğine yönelik somut şikâyetlerinin temyiz incelemesinde tart ışılmamas ı, gerekçeli karar hakk ının ihlali olarak görülebilir ( Faik Gümü ş, B. No: 2012/603, 20/2/2014, 49). 46. Başvuru konusu olayda, Mahkeme Belediyenin y ıkım işlemini n gerçekleştirilmesi s ıras ında hizmet kusurunun bulundu ğuna hükmetmi ştir. Bundan sonraki mesele ba şvurucunun davas ını kabul eden Mahkemenin, fazlaya ili şkin taleplerin sakl ı tutulmas ı suretiyle düzenlenen dava dilekçesi kar şısında başvurucunun zarar ını nas ıl belirlendi ği noktas ında toplanmaktad ır. 47. Mahkeme her ne kadar ba şvurucunun dava dilekçesinde talep etti ği tazminat miktar ının tamam ına hükmetmi şse de, ba şvurucunun fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutmak kayd ıyla dava açt ığı gözden kaç ırılmamal ıdır. Başvurucu dava dilekçesinde aç ıkça ıslah yolu ile dava konusunu art ıracağını ve bilirki şi tespitinin yap ılmas ını istediğini belirtmiştir. Dolay ısıyla başvurucunun gerçek talebinin 2.000 TL oldu ğunu söylemek mümkün de ğildir. 48. Başvurucunun dava dilekçesinde gerçekle ştiğini iddia etti ği zarar, dilekçede belirttiği eşyalar ile enkaz ve a ğaç bedelinin kar şılığı olan tutard ır. Başvurucu gerçek zarar ının ne kadar oldu ğunun bilirki şi marifetiyle tespit edilmesini Mahkemeden talep etmi ş ve fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutmak suretiyle bilirki şi raporunun sonucuna göre davas ını ıslah edece ğinin işaretini vermi ştir. Mahkeme karar ında başvurucunun zarar gördü ğünü iddia ettiği eşyalara ilişkin iddias ının ispatlan ıp ispatlanmad ığı, ispatlanm ış ise zarar ın ne kadar Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 9olduğu konusunda bir inceleme yap ılmadan 2.000 TL'ye hükmedildi ği görülmektedir. Mahkeme karar ından başvurucunun zarar ının tespitine yönelik sonuca nas ıl var ıldığı anlaşılamamakla birlikte tazminat ın hangi iddialara ili şkin oldu ğu konusunda bir değerlendirme yap ılmad ığı tespit edilmi ştir. Bu durumda ba şvurucunun esasa ili şkin iddialar ının Mahkemenin karar gerekçesinde kar şıland ığı söylenemez. 49. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Yıldız SEFERİNOĞLU bu görü şe kat ılmam ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 50. 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 51. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemi ş, maddi ve manevi tazminat karar ı verilmesini talep etmi ştir. 52. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 53. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 54.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 10yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 55.İncelenen ba şvuruda gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 56. Bu durumda gerekçeli karar hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 57. İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 58. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL bireysel ba şvuru harc ı ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin başvurucuy a ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan gerekçeli karar hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE Y ıldız SEFERİNOĞLU'nun kar şıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin gerekçeli karar hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 15. İdare Mahkemesine (E.2015/1028, K.2015/2330) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDD İNE, E. 257,50TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 11F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 15/9/2020 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 12KARŞIOY GEREKÇES İ 1. Başvurucu, dava dilekçesinde, fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tuttuğunu, gerçek zarar ın bilirkişi incelemesi sonucunda kesinle şeceğini ifade etmi ştir. Başvurucu ayr ıca Mahkemenin bilirki şi incelemesi yap ılıp yap ılmayacağına ilişkin bir karar vermeden davay ı kabul etmesi sebebiyle ıslah imkân ı bulamad ığını belirtmiştir. Başvurucu, Mahkemenin hangi gerekçeyle davay ı kabul etti ğini anlayamad ığını belirterek adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğini ileri sürmü ştür. 2. Somut olayda ba şvurucu, Belediye çal ışanlar ı taraf ından d ışarı konulan eşyalar ın korunmas ına yönelik tedbirlerin al ınmamas ı sebebiyle e şyalar ın yağmaland ığı iddias ıyla meydana gelen zarar ın tazmini için Belediyeye ba şvurmuştur. Başvurunun Belediye taraf ından reddedilmesi üzerine evde oldu ğunu iddia etti ği 34 kalem e şyay ı dava dilekçesinde belirtmi ş; bunlar ın yan ında ziynet e şyalar ının da bulundu ğunu iddia etmi ştir. Başvurucu, bilirki şi incelemesi sonucunda zarar ın daha fazla ç ıkmas ı durumunda ıslah hakk ının sakl ı kald ığını belirterek 1.000 TL enkaz ve a ğaç bedeli, 1.000 TL e şya bedeli olmak üzere toplam 2.000 TL tazminat talebinde bulunmu ştur. 3. Ankara 15. İdare Mahkemesi, Belediye taraf ından önlem al ınmadan y ıkımın gerçekleştirilmesi sebebiyle ba şvurucunun ta şınır ve taşınmazlar ının zarar gördü ğünün sabit olduğu gerekçesiyle 9/12/2015 tarihinde davan ın tam olarak kabulüne karar vermi ştir. 4. Başvurucu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi (B İM) 6. İdari Dava Dairesine itira z başvurusunda bulunmu ş; itiraz ba şvurusunda, dava dilekçesinde fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tuttuğunu ve zarar ın bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya ç ıkacağını belirttiğini, bilirkişi incelemesi yapt ırılmad ığını ve ıslah hakk ının kulland ırılmad ığını iddia ederek karar ın bozulmas ının talep etmi ştir. 5. An ılan dilekçesinden ve itiraz süresinin de geçmesinden sonra tekrar dilekçe vererek davas ını 28.000 TL art ırmak suretiyle ıslah ettiğini belirtmi ştir. 6. Bölge İdare Mahkemesi itiraz ın reddine karar vermi ştir. 7. Anayasa Mahkemesi taraf ından Anayasa n ın 36. maddesi kapsam ında gerekçeli karar hakk ı yönünden ihlal karar ı verilmiştir. 8. 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu nun ( İYUK) 16. maddesinin (4) numaral ı fıkras ına göre; Ancak, tam yarg ı davalar ında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya di ğer usul kurallar ı gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harc ı ödenme k suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere art ırılabilir ve miktar ın art ırılmas ına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere kar şı tarafa tebli ğ edilir." 9. Yine 2577 say ılı Kanun un 31. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre de Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahıslar ın davaya kat ılmas ı, davan ın ihbar ı, taraflar ın vekilleri, dosyan ın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirki şi, keşif, delillerin tespiti, yarg ılama giderleri, adli yard ım hallerinde ve duru şma s ıras ında taraflar ın mahkemenin sukünunu ve inzibat ını bozacak hareketlerine kar şı yap ılacak işlemler, elektronik i şlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duru şma icras ında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulan ır. Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 1310. Hukuk Muhakemeleri Kanunu na (HMK) göre bilirki şi incelemesi yapt ırılmas ı hâkimin takdirinde olan bir husustur. Mahkeme, dava dilekçesinde bilirki şi deliline başvurulmas ı halinde dahi bilirki şi incelemesi yapt ırmakla yükümlü de ğildir. 11. Somut olayda ba şvurucu eda davas ı niteliğinde olan tam yarg ı davas ı açm ıştır. Dava de ğeri 2.000 TL dir. Dava dilekçesinin deliller k ısm ında bilirki şi delili de gösterilmi ştir. Mahkemede daval ı Kurumun savunma dilekçelerini de tamamlad ıktan sonra davan ın tamamen kabulüne karar vermi ştir. Başvurucunun davas ı bu şekilde tam kabul ile sonuçlanm ıştır. Başvurucu B İM e yapt ığı itiraz ın da bilirki şi incelemesi yap ılmamas ı nedeniyle hükmün bozulmas ını talep etmi ş, BİM taraf ından itiraz ı yerinde görülmeyerek ret karar ı verilmiştir. 12. Gerek İdare Mahkemesi gerekse B İM taraf ından başvurucunun bilirki şi incelemesi talebi z ımnen reddedilmi ş, başvurucunun açt ığı davan ın tamamen kabulüne karar verilmiştir. Yukar ıda belirtilen kanun hükümlerine, Yarg ıtay ve Dan ıştay ın yerleşik içtihatlar ına göre bilirki şi delili hâkimin takdirine dayal ı bir delildir. Mahkemenin fazlaya ilişkin haklar sakl ı tutularak ve bilirki şi deliline dayal ı olarak aç ılan davalarda bilirkişi incelemesi yapt ırmas ı zorunlulu ğu bulunmamaktad ır. Aksi durum bu şekilde aç ılan tüm davalarda mahkemelere bilirki şi incelemesi yapt ırmas ı zorunlulu ğunu ortaya ç ıkacaktad ır. Hatta daval ı taraf ın davay ı kabul etmesi halinde dahi mahkemelerin bilirki şi incelemesi yapt ırma zorunlulu ğu doğabilecektir. 13. Öte yandan mahkemelerin, davan ın taraflar ına ıslah imkân ı sunmas ı şeklinde bir yükümlülü ğünden de söz edilemez. Islah bir taraf i şlemidir. Mahkemeler davan ın taraflar ına yön gösteremez ve ıslah dilekçesi vermesi konusunda resen harekete geçemez. Aksi durum Mahkemenin tarafs ızlığına gölge dü şürebileceği gibi hâkimin ihsas ı reyde bulunmas ı sonucunu da do ğurabilecektir. Kald ı ki ıslah hakk ı, gerek İYUK gerekse HMK da ancak ilk derece mahkemesinin karar verdi ği tarihe kadar kullan ılabilir. Karar verildikten sonra ıslah mümkün de ğildir. 14. Anayasa n ın 148. maddesinin dördüncü f ıkras ı şöyledir: Bireysel ba şvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yap ılamaz. 15. An ılan hükme göre, ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konus u yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile derece mahkemelerince uyu şmazl ıkla ilgili var ılan sonucun esas yönünden adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru incelemesine konu olamaz. (Benzeri yönde bkz. Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, 42). 16. Zira Anayasa Koyucu, Anayasa Mahkemesine kanun yolu veya di ğer bir ifadeyle temyiz mercii gibi hareket etme yetkisini vermemi ştir. 17. Başvuru konusu olayda, İdare Mahkemesi taraf ından başvurucunun davas ının faiz k ısm ı da dahil olmak üzere tamamen kabulüne karar verilmi ştir. Başvurucu ıslah talebinde bulunmam ış. BİM e yapt ığı itiraz ında da bilirki şi incelemesi yapt ırılmad ığı için karar ın bozulmas ını talep etmi ştir. BİM taraf ından da itiraz ın reddine karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/26301 Karar Tarihi : 15/9/2020 1418. Mahkemelerce kanun hükümleri yorumlanarak, ba şvurucu taraf ından ileri sürülen tüm deliller de de ğerlendirilmek ve gerekçesi ortaya konulmak suretiyle davan ın tamamen kabulüne karar verildi ği aç ıkça anlaşılmaktad ır. 19. Fazlaya ili şkin haklar ı sakl ı tutularak ve bilirki şi deliline de dayan ılan durumlarda Mahkemelerin davan ın tam olarak kabulüne karar vermesinin yeterli olmad ığı, muhakkak bilirki şi incelemesi yapt ırılarak ve ıslah imkân ı verilerek karar verilmesi gerekti ği şeklindeki de ğerlendirmenin gerek HMK gerekse İYUK un yarg ılama sistemlerine ayk ırı olduğu gibi, temyiz merci incelemesi şeklindeki bu ihlalin Anayasa ya da ayk ırılığı aç ıktır. 20. Öte yandan davan ın tam olarak kabulüne karar verildi ği ve başvurucunun talepleri Mahkemelerce tam olarak kabul edildi ği halde gerekçeli karar hakk ından inceleme yap ılarak ihlal karar ı verilmesi Anayasa ya ve Anayasa Mahkemesinin içtihatlar ına da ayk ırılık oluşturmaktad ır. 21. Başvurucu taraf ından ileri sürülen iddialar, derece mahkemesince ve B İM taraf ından delillerin de ğerlendirilmesine ve hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin olup mahkeme kararlar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık keyfîlik olu şturan bir durumun da bulunmad ığı dikkate al ındığında ihlal iddialar ının kanun yolu şikâyeti niteli ğinde oldu ğu anlaşılmaktad ır. Bu nedenlerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekti ği kanaatine vard ığımdan, ço ğunluğun aksi yöndeki karar ına da kat ılm ıyorum. Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU