3. Ceza Dairesi 2022/17255 E. , 2023/1084 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/177 E., 2020/309 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir
**3. Ceza Dairesi 2022/17255 E. , 2023/1084 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/177 E., 2020/309 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/308 Esas, 2018/429 sayılı Kararı ile sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2019/177 Esas, 2020/309 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, onama görüşünü içeren Tebliğname eklenerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyiz istemi özetle, soruşturmaların usulsüz yapıldığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ve yüzyüzelik ilkesine aykırı olarak huzurda dinlenmediklerine, hata hükümleri kapsamında değerlendirme yapılmadığına, sanık ...'nın ByLock kullanıcısı olmadığına ve ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... yönünden Ağır cezalık suç üstü hali kapsamında FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla görev yapan yargı mensuplarına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında; en son Kırıkhan Adliyesinde savcı olarak görev yapan sanık ...'ın FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle HSYK 2. Dairesinin 10.08.2016 tarih ve 2016/357 sayılı kararı ile meslekten uzaklaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 31.08.2016 tarih ve 2016/428 sayılı kararı ile meslekten çıkarıldığı ve bu kararın 29.11.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece tanık olarak dinlenen M.A.'ın; sanığın üniversitede örgüte ait evlerde kaldığını, hakim savcılık sınavına Ankara' da örgüt evlerinde hazırlandığını, ile aynı evde kaldığını, sınavı kazandıktan sonra adaylık sürecinde de örgüte ait evde kaldığını, kendisine cemaat olmasa sınavı kazanamazdım dediğini beyan ettiği, H.Ö.'nın ; duruşmada tekrarladığı savcılık beyanında sanık ...'ın kendi ağzından yapı evliliği yaptığını kendisine söylediğini, evliliğe T.D.'nin aracılık ettiğini ve Leyla Konuksever isimli o dönem Isparta da hakimlik yapan şahısla evlediğini, kaldığı staj evinin abisi olduğunu beyan ettiği, MA.B.'in; sanığın Üniversitede FETÖ evlerinde kaldığını arkadaş çevresinden duyduğunu beyan ettiği, F.K.'ın; sanığın üniversitede belirli bir dönem cemaat evinde kaldığını bildiğini ancak aktif görev almadığını, üniversiteden sonra görüşmediklerini beyan ettiği, NA.'ın; sanıkları direk tanımadığını ...' in babası K.K.'ı tanıdığını, 17/25 aralık olaylarından sonra K.K. yanıma geldiğinde cemaati öven nitelikte konuşmalarda bulunduğunu, oğlunun cemaat sayesinde savcı olduğunu kendisine söylediğini beyan ettiği, H.I'ın; arkadaşlarından sanığın FETÖ' ye ait evlerde kaldığını duyduğunu, net olmamakla birlikte daha sonra ayrıldığını da duyduğunu beyan ettiği görülmüştür. Sanıktan el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili herhangi bir veri tespit edilememiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve delil değerlendirmesi sonucunda tanık anlatımlarına yansıdığı üzere sanığın üniversitede öğrenci olduğu dönemden itibaren yapı ile tanıştığı, öğrencilik yıllarında yapıya ait evlerde kaldığı, hakim savcılık stajı döneminde de yine örgüte ait evlerde kaldığı, evin sorumlusu olduğu, mesleğe atandıktan sonra da örgüt ile bağını devam ettirerek örgütün örgüt içi evlilik yaptığı, bu hususların bir biri ile tutarlı ve aynı doğrultuda olan tanık beyanları ile sabit olduğu kabul edilmiş, sanığın süreklilik arz eden bu eylemleri ile örgütün nihai amacını bildiği, bu bilinç doğrultusunda örgüt ile organik bağ kurduğu ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşıldığından hakkında terör örgütü üyeliği suçundan örgüt içerisinde üstlendiği görevler ve kastının yoğunluğu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık ... yönünden Ağır cezalık suç üstü hali kapsamında FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla görev yapan yargı mensuplarına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında; en son Kırıkhan Adliyesinde hakim olarak görev yapan sanık ...'ın FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle HSYK 2. Dairesinin 10.08.2016 tarih ve 2016/357 sayılı Kararı ile meslekten uzaklaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 31.08.2016 tarih ve 2016/428 sayılı Kararı ile meslekten çıkarıldığı ve bu kararın 29.11.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Sanığın kullanımında olan 0507 (...) (..) (..) nolu telefon hattında ByLock isimli gizli haberleşme programı tespit edilmiş, ByLock CGNAT kayıtları incelendiğinde ilk tespit tarihinin 31.08.2014 olduğu son giriş tarihinin 21.03.2015 tarihi olduğu, toplam 510 girişin yapıldığı, tespit edilmiştir. ByLock tespit edilen hatta ilişkin değerlendirme ve tespit tutanağı mahkememize gönderilmiş incelenmesinde; ID numarasının 152601, kullanıcı adının 323257, şifresinin Merlin.7, adının Feyza olduğu, ID' yi ekleyenlerin verdiği isimlerin ise a-kec-l ve leylaknksvr olduğu görülmüştür. Sanıktan el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelmede sanığa ait lenova marka dizüstü bilgisayarda ByLock kelimesine rastlanıldığı ayrıca örgüte müzahir internet sitelerinin ziyaret edildiği tespit edilmiştir. Beyanları ek delil mahiyetinde gönderilen H.Ö. tanık olarak dinlenilmiş, beyanında savcılıktaki ifadesini tekrar ettiğini beyan etmiş savcılık ifadesinde ise; sanık ...' ın kendi ağzından yapı evliliği yaptığını kendisine söylediğini, evliliğe T.D.'nin aracılık ettiğini ve Leyla Konuksever isimli o dönem Isparta da hakimlik yapan şahısla evlediğini duyduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve delil değerlendirmesi sonucunda yukarıda anlatıldığı üzere ByLock isimli programın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması, sanığa ait hatta ilişkin alınan CGNAT ve değerlendirme ve tespit tutanağı ile sanığın ByLock kullandığının sabit olması, sanığın tanık beyanına yansıdığı üzere örgüt içi evlilik yapmış olması, yine sanığın örgüte müzahir internet sitelerini ziyaret ederek örgütün fikir ve ideolojisi doğrultusunda hareket etmiş olması karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkememizce sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını birden çok kez kullandığı kesin ve inandırıcı deliller ışığında sabit görülmüş, sanığın örgütün nihai amacını bilerek bu bilinç doğrultusunda örgüt ile organik bağ kurduğu ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu kabul edilerek hakkında terör örgütü üyeliği suçundan kastının yoğunluğu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle reddedilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar, 26.10.2015 tarih, 2015/1565 Esas 3464 sayılı Kararları). TCK'nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanıkların, temyiz aşamasında ayrı ayrı gönderdikleri 04.01.2023 tarihli dilekçelerde etkin pişmanlıktan yararlanmak istediklerini belirtmeleri ve bir kısım örgütsel bilgiler verdiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklara etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılıp ayrıntılı ifadeleri alındıktan sonra gerekirse teşhis işlemi yaptırılıp verdikleri bilgilerin doğruluğu ve faydalılılığı ilgili kurumlardan da sorulduktan sonra hukuki durumlarının değerlendirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2019/177 Esas, 2020/309 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.