T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/400 Esas KARAR NO : 2025/1427 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2023 NUMARASI : 2022/664 Esas, 2023/1158 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/400 Esas KARAR NO : 2025/1427 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/12/2023 NUMARASI : 2022/664 Esas, 2023/1158 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı alacaklıyı tanımadığını, hiçbir hukuki ilişkisi olmadığını, icra takibi konusu bononun diğer borçlu ...'un elinde bulunan bedelsiz olan müvekkiline iadesi gereken bir bono olduğunu, senedin boş senet olduğunu, davalı ve diğer borçlunun senedin tarih ve miktarını bir de lehtar kısmını hukuksuz doldurarak icraya verdiğini, bonodaki bedel ve tarihlerin kötüniyetli olarak yazıldığını, takip talebi incelendiğinde diğer borçlu ...'un hem borçlu hem de alacaklının avukatı olduğunu, bunun açıkça bedelsiz bir senedi icraya koyduklarının göstergesi olduğunu, buna ilişkin Bakırköy Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, savcılık soruşturmasının devam ettiğini, müvekkilinin davalıya Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından borcu olmadığının tespit edilmesine, senette yazılı miktar olan 200.000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...'un müvekkiline gelerek çok yakın arkadaşı davacı ...'in paraya ihtiyacı olduğunu kendi hesaplarının şu anda müsait olmadığından bahisle arkadaşının müşküliyetini gidermek adına borç para istediğini, müvekkilinin de bu durumu kabul ederek birikimini ...'a elden verdiğini, ...'un da müvekkilden aldığı parayı davacıya gönderdiğini söylediği, aradan geçen süre zarfında müvekkilin verdiği paranın ödenmediğini, müvekkilinin mağdur edildiğini, bir süre sonra dava dışı ... takip konusu davacı ve kendisinin düzenlediği senedi getirerek müvekkiline teslim edildiğini, söz konusu senedin de vadesinde ödenmediğini, davacı tarafın müvekkili tanımadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı taraf senedin boş olduğundan iadesi gereken bir senet olduğunu ileri sürmüşse de neden bir boş senet verdiğini veya neden iade edilmesi gerektiği konusunda bir beyanda bulunmadığı gibi senet üzerindeki imzasını da inkar etmediğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, müvekkilin mağduriyetinin halen devam ettiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın senedin varlığını kabul ettiğini, bu nedenle ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın bu hususta iddialarını ispat eder bir yazılı delil sunamadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, dava değerinin % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "... Davacı tarafından davalının bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğine veya iktisap sırasında ağır kusurlu olduğuna ilişkin somut bir delil sunulmamıştır. Yine aynı şekilde bonodaki imzanın sahte olduğuna ya da bononun anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna ilişkin de somut bir delil bulunmamaktadır.Somut davada, davacı taraf senedin boş olduğunu, kefil olan ...'un hem borçlunun hem de alacaklının avukatı olduğunu, bonodaki bedel ve tarihlerin kötü niyetli doldurulduğunu iddia etmişse de, gerek dosya kapsamında gerekse soruşturma dosyasında davalının kötüniyet ve ağır kusurlu hareket ettiğine dair bir delil bulunmamaktadır. Senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, soruşturma dosyasında verilen takipsizlik kararının kesinleştiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, kötüniyet ve ağır kusur yönünden ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, yemin deliline dayanılmışsa da 226/1-c maddesi gereğince bu hususun yemine konu olamayacağı anlaşılmakla Davanın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Davalının müvekkilini tanımadığın beyan ettiğini, bundan dolayı ispat yükünün yer değiştirdiğini, müvekkilinin tanımadığı bir kişiye karşı delil sunması beklenemeyeceğini, davalının bahsettiği şekilde olayın geliştiğini ispatlamak zorunda olduğunu mahkemenin ispat yönünden hatalı değerlendirme yaptığını, davalının anlattığı tanımadığı bir kişiye borç verilmesi hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, ayrıca doğrudan müvekkiline borç vermediğini de itiraf ettiğini, takip talebi incelendiğinde senette kefil olarak gözüken ...'un davalının aynı zamanda avukatı olduğunu, bu durumun da müvekkilinin iddiasını doğruladığını, senet yıllar önceki bir senet olup mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, senet üzerindeki yazıların kime ait olduğu (davacı,kefil,davalı) tespit edilmediğini, davalının anlattığı olayda tarih vermediğini, bu hususun da olayın kurgu olduğunu gösterdiğini, bonoda kefil olarak görünen ...'un elinde bulunan ve iade etmesi gereken bonoyu davalı üzerinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davalının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının keşideci konumunda olan senetteki imzasını inkar etmediği, boş olan senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının kesin delil ile ispatlanamadığı, davalının beyanının ispat yükünü yer değiştirmeyeceği, senetteki imza inkar edilmediğinden senetteki yazıların aidiyeti hususunda rapor alınmamasında usul ve yasaya aykırılık olmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/11/2025