Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6636 E. , 2024/3956 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6636 Karar No : 2024/3956 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6636 E. , 2024/3956 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/6636 Karar No : 2024/3956 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, ... İlçesi, ... - ... TM 154KV, 1600 mm2 XLPE izoleli güç kablosu bağlantı projesinde yer alan ve dava dışı ... Mühendislik Müşavirlik Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait kabloların ... A.Ş.'ye ait taşınmazın içinden geçen bölümünün, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Yakası Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü .... Bölge... tarafından 29.01.2018 tarihinde yapılan kazı çalışmaları sırasında zarar görmesi nedeniyle ödenen 512.259,67-TL'nin, sigortalıya ödeme tarihi olan 20.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 22.05.2019 tarihinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 17.06.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; 29.01.2018 tarihinde davalıya ait iş makinesinin kepçesinin kazı çalışması sırasında, dava dışı ... Mühendislik ve Müşavirlik AŞ’ne ait 154 kV’luk yeraltı kablosuna zarar verdiği, anılan firmanın yeraltı kablo döşeme işi için ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat almış olduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği gereği standartlara uygun olarak kablo döşeme işi yaptığı, ancak gerekli ikaz levhalarını koymadığından dolayı meydana gelen olayda kusurunun bulunduğu, davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kazı çalışması sırasında hiçbir kuruma özellikle TEİAŞ’a haber vermeden dikkatsiz ve özensiz davranarak dava konusu yeraltı kablosuna hasar vermesi nedeniyle %80 oranında, dava dışı ... Mühendislik ve müşavirlik AŞ’nin Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 21. maddesinde de belirtildiği üzere uyarma levhaları olayın olduğu tarihte konulmadığı için %20 oranında kusurlu olduğu; meydana gelen zararın, 09.04.2018 tarihli Ekspertiz Raporunda tespit edilen zarar bedeli ile yaklaşık olarak uyumlu görüldüğü belirtilmiş; tarafların bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar yerinde görülmeyerek söz konusu bilirkişi raporunda belirtilen oranlara göre ve sigorta poliçesi kapsamında ödenen 74.552,09-TL sigorta primi düşülerek hesaplanan 301.777,61-TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 13.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi'nce; davalı idare istinaf başvurusu ve davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddinin içeriğinde yer alan 135.929,97.-TL açısından davacı istinaf başvurusunun reddine; 74.552,09.-TL ödenen sigorta primlerinin düşülmesine ilişkin kısım bakımından davacının başvurusunun incelenmesinden ise; yasal halefiyet ilkesinin bir sonucu olarak sigortalının dava hakkının, ödediği bedel oranında sigortacıya geçeceği, sigorta priminin sigortacının üstlendiği riskin karşılığı olduğu, dolayısıyla sigorta sözleşmesinin edimlerinden biri olan primin, sigorta ettiren ile ona zarar veren arasındaki ilişki ile bir ilgisinin bulunmadığı; sigorta sözleşmesi gereği ödenen prim, zarar verenin sigortalıya karşı öne sürebileceği defilerden olmadığından, sigortacının rücuen tazmin alacağından düşülecek bir unsur olarak da kabul edilemeyeceği, sigortacının ayırdığı zorunlu karşılıklar, işletme giderleri gibi elde edeceği primlerden karşılanan giderler göz önünde bulundurulduğunda, sigortalıdan tahsil edilen primlerin tamamının sigortacı yönünden karşıladığı zarardan indirilmesine de olanak bulunmadığı; kaldı ki, sigorta şirketlerinin karlılık esasına göre faaliyet gösteren ticari kurumlar olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında gerçek zararın tespiti için sigorta sözleşmesinin asli edimi olan primlerin, riskin gerçekleşmesi durumunda sigortacı tarafından ödenen tazminattan düşülmesi durumunda, sigortacının sözleşme nedeniyle yerine getirilmesi gereken edimi karşılıksız yapması gibi bir sonuç doğacağı gerekçesiyle Mahkeme kararının davanın reddine yönelik kısmı bakımından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın davanın kısmen reddine ilişkin bölümünün 74.552,09.-TL kısmının kaldırılarak 74.552,09-TL'lik tutara yönelik olarak da davanın kabulüne ve yargılama giderlerinin bu sonuca göre yeniden hesaplanmasına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; davalı büyükşehir belediyesinin kendi sorumluluk alanı dahilinde bulunan altyapı su tesisatını üçüncü kişilere zarar vermeyecek şekilde bulundurma ve bakım sorumluluğu gereğince olayda kusursuz sorumluluk halinin söz konusu olduğu, davalının izinsiz çalışma yaptığını ikrar ettiği, sigortalı firmaya somut veriye dayanmadan %20 kusur atfedildiği, resmi görev ifa eden sigorta eksperinin hesaplamaları ile bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan zarar miktarı tablosu arasında radikal farklılıklar bulunduğu, bu farkın neden kaynaklandığı açıklattırılmadan karar verildiği; davalı idare tarafından ise, davaya konu hasarın tümüyle davacının kusuruyla meydana geldiği, elektrik hat çalışmasının projedeki standartlara uyulmadan yapıldığı, ayrıca hasarın giderilmesi için değiştirilen elektrik hattı miktarının fonksyionel olarak gerekli olup olmadığı, lokal değişim durumunda teknik olarak amaca ulaşılıp ulaşılamayacağının tartışmalı olduğu, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiş olup davalı idare tarafından, davacının temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından Montaj Tüm Riskler (EAR) Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış ... TM 154 kV, 1600 mm2 XLPE İzoleli Yeraltı Güç Kablosu bağlantı projesinde sigorta ettiren tarafından yerleştirilen kabloların montajı tamamlandıktan sonra test aşamasına geçmeden hemen önce sigortalanmış projenin ...’de yer alan T... AŞ’ye ait arazinin içinden geçen bölümünde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ... Yakası Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü tarafından 29.01.2018 tarihinde yapılan kazı çalışmaları sırasında davalı idareye ait iş makinesinin kepçe tırnaklarının 760 metre uzunluğundaki elektrik bağlantı borusuna çarpması sonucu kabloda zarar meydana gelmiş, davacı sigorta şirketinin meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödemesinin akabinde davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına 13.06.2018'de tebliğ edilen dilekçe ile yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine sigorta ettirene ödenen 512.259,67-TL'nin ödeme tarihi olan 20.04.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının Temyiz isteminin İncelenmesi: Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalının Temyiz İsteminin İncelenmesi: İdare Hukukunun genel kabul gören temel ilkeleri uyarınca idarenin mali sorumluluğuna hükmedilebilmesi için; idari davranış ve zarar arasında neden-sonuç ilişkisi bulunması gerekmektedir. Ayrıca idarelerin mali sorumluluğuna yol açan hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ya da işleyişindeki bozukluk ve aksaklığı ifade eder. Maddi zarar kişinin mal varlığında iradesi dışında uğradığı eksilme olup, bu zararın tazmin edilebilmesi için ortada kesin ve gerçekleşmiş bir zarar bulunması şarttır. Bu noktada tam yargı davasına konu edilen zarar, gerçekleşen zarardır. 2577 sayılı Yasanın 20. maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alındığı üzere; idare mahkemeleri bakmakta oldukları davalara ait incelemeyi kendiliklerinden (re'sen araştırma ilkesi) yaparlar. Dolayısıyla bu ilkeden hareketle tam yargı davalarında yargılamayı yapmakta olan mahkeme maddi zarara ilişkin tutarı saptamak durumundadır. Bu bağlamda, davalı idarece tazmini gereken gerçek zarar miktarının saptanabilmesi için; zarar gören kabloların sigortalanması amacıyla sigorta poliçesi kapsamında davacı şirkete prim ödendiğinden, hesaplanan zarardan, tahsil edilen sigorta primlerinin düşülmesi gerekeceği açıktır. Bu duruma göre; davalı idarenin kusuru nedeniyle hükmedilecek tazminat miktarı belirlenirken; bilirkişilerce hesaplanan zarar miktarından sigorta primleri düşülerek belirlenecek tutar üzerinden kusur oranına göre yapılan hesaplama sonucu bulunan miktarın dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primlerinin zarardan indirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Temyize konu kararda yer alan tazminatın belirlenmesi noktasında yapılan değerlendirmeye ilişkin kısım dışında davalı idarenin ileri sürdüğü temyiz iddiaları ise yerinde görülmediğinden davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 28/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.