Başvuru, tutuklu olarak farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşlerin birbirleriyle yeterli şekilde iletişim kuramamaları nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklu olarak farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşlerin birbirleriyle yeterli şekilde iletişim kuramamaları nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütüne [Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)] üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları kapsamında yürütülen soruşturma sürecinde Kocaeli Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/7/2016 tarihli kararıyla tutuklanmış ve Kocaeli 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur. Başvurucunun eşi de Tokat Sulh Ceza Hâkimliğince 10/1/2017 tarihinde FETÖ/PDY'ye üye olma suçlamasıyla tutuklanmış ve Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur. Başvurucu, farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşiyle telefon vasıtasıyla görüşme hakkından yararlandırılması talebiyle 27/1/2017 tarihli dilekçe ile Ceza İnfaz Kurumuna başvurduğunu ancak tarafına yazılı bir cevap verilmediğini belirterek ve telefon görüşme hakkına ilişkin olarak mevzuatta açık bir yasağın bulunmadığını vurgulayarak 10/2/2017 tarihinde Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliğinin 16/6/2017 tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; hükümlü ve tutuklulara dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılabileceğine ilişkin olarak ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmadığı, tüm düzenlemelerin hükümlü ve tutuklunun dışarıda bulunan kişileri araması üzerine yapıldığı vurgulanmıştır. Öte yandan ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutukluların kullanımına tahsis edilen ankesörlü telefonların dışarıdan gelen aramalara kapalı olduğu, bu nedenle farklı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların telefonla görüşme yapabilmeleri için buna dair düzenlemelerin tüm ülkedeki ceza infaz kurumlarına yönelik yapılması gerektiği ifade edilerek şikâyetin yasal dayanağının olmadığı açıklanmıştır. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 28/7/2017 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Nihai karar 3/8/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 23/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından Ceza İnfaz Kurumuna 15/11/2019 tarihinde yazılan müzekkere ile başvurucunun tutuklu kaldığı süre boyunca kendisi gibi tutuklu bulunan eşiyle telefon vasıtasıyla görüşüp görüşmediği, mektup yoluyla haberleşme sağlayıp sağlamadığı hususlarında eldeki bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. 18/11/2019 tarihli cevap yazısında; başvurucunun hükümözlü olarak Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, ilgili mevzuat uyarınca ve benzer bir talebe ilişkin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 16/6/2017 tarihli görüş yazısı hakkında bilgilendirme yapılarak tutuklu kaldıkları dönemde başvurucu ile eşinin telefonla görüşme hakkından yararlandırılmadıkları belirtilmiştir. Daha sonra Genel Müdürlüğün 27/9/2018 tarihli görüş yazısı ile farklı ceza infaz kurumlarında kalmakta olan hükümlü ve tutukluların telefonla görüştürülmeleri ile ilgili gerekli kolaylığın sağlanması ve güvenlik tedbirlerinin alınması hususlarında talimat verildiği ifade edilmiştir. Bu talimat üzerine Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ankesörlü telefonun 10/10/2018 tarihinden sonra dışarıdan gelen aramalara açılmasının sağlanmasının ardından hükümlü ve tutuklulara farklı bir kapalı ceza infaz kurumunda bulunan eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yaptırılmasına başlandığı bildirilmiştir. Başvurucunun bu tarih sonrasında farklı ceza infaz kurumda bulunan eşi ile telefon görüşmesi yapma yönünde herhangi bir talebinin bulunmadığı vurgulanmıştır. Diğer yandan başvurucu ve eşinin tutuklu kaldıkları dönemde 16/1/2017 ve 18/10/2017 tarihleri arasında mektup yoluyla iletişim kurdukları belirtilmiştir. UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden başvurucunun eşinin 19/10/2017 tarihinde Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edildiği anlaşılmaktadır. İlgili hukuk için bkz. Hüseyin Ekinci, B. No: 2016/38867, 3/7/2019, §§ 21-