4. Hukuk Dairesi 2024/2768 E. , 2024/6740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, dahili davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı SGK vekili ile ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esasta
**4. Hukuk Dairesi 2024/2768 E. , 2024/6740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, dahili davalı ... Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı SGK vekili ile ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, dahili davalı ... Başkanlığı vekili tarafından duruşmasız, davalı ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekili tarafından ise duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ile davalı ... Kollektif Şti. ...vekilleri ...ve Av. ... ve davalı ... Sigorta Acenteliği AŞ. vekili Av. ... geldiler. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekarra gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.07.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının davalı ...'nin işleteni olduğu otobüste yolcu olarak seyahat etmekte iken 04.03.2003 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralandığını, araç sürücüsü ...'un 8/8 oranında kusurlu bulunduğunu, davacının İzmir Konak Diş Hastanesinde diş teknisyeni olarak çalıştığını, çalışma gücü kaybı oranın %60 olduğunu, bu oranın mesleğinde ilerlemesine engel teşkil ettiği gibi pasif bir çalışma ortamına alındığını, döner sermayeden aldığı paradan mahrum kaldığını, kazadan dolayı üniversite sınavına giremediğini, sol bacağının diz kapağından itibaren kesildiğini, tarifi imkansız acılar çektiğini, aşırı ağrılardan dolayı protez kullanımında zorluk yaşadığını, kazadan dolayı günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yardımcı tutmak zorunda kaldığını, sözlüsünün bu durumda evlenemeyeceğini ileri sürerek davacıdan ayrıldığını, manevi olarak da acılar yaşadığını belirterek, 250.000.000.000 YTL (250.000,00 TL) manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.000.000 YTL (100.000,00 TL) maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili Birleşen Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/69 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde; bu defa aynı olay nedeniyle, araç maliki ... ve araç sürücüsü ...'tan 250,000,00 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik yapmış olduğu tedavi giderleri için 10.000,00 TL, kaza sebebiyle davacının kullanmak zorunda kaldığı protezlerle ilgili giderler bakımından 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibarin işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davacı vekili Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/128 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde, aynı olay nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, işgücü kaybının tespiti ve işgücü kaybı nedeniyle uğranılan 400.000,00 TL, tedavi giderleri yönünden 5.000,00 TL, ve 45.000,00 TL protez gideri ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 27.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl ve birleşen davalar yönünden toplam talebini 2.957.785,24 TL'ye yükseltmiştir. 4. Davacı vekili Birleşen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde; son alınan bilirkişi raporu ile davacının toplam zararının 6.152.546,50 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak bakiye 3.194.761,26 TL tazminatın davalılardan tazminini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, kazaya neden olan aracın şirkete ait olmadığını, kaza yapan aracın ...'a ait olduğunu, işleteninin de ... Kollektif Şirketi ve ... ... ve arkadaşları adlı şirket olduğunu, ne maliki, ne işleteni, ne de bilet satışını yapmadıkları aracın karıştığı kazadan kaynaklanan davada husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. 2. Davalı ... duruşmadaki beyanında; sürücüsü olduğu aracın yaptığı kaza nedeniyle kendisinin cezaevinde yattığını, bu süreçte maddi durumunun bozulduğunu, talep edilen miktarları ödeme gücünün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi (Eski Güneş Sigorta Anonim Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, kaldı ki müvekkili şirket tarafından 20.08.2004 tarihinde davacıya 18.000,00 TL ödendiğini, yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hususunda ödeme tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 5. ... Enerji Taşımaları ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski Davalı ... Sigorta Acentalığı Anonim Şirketi ) vekili cevap dilekçesinde; 2009 yılında İstanbul'da yaşanan sel felaketi sebebiyle şirkete ait tüm defter, fatura ve şirket kayıtlarının zayi olduğunu, bu sebeple Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/11 Esas sayılı dosyasından zayi davası açıldığını, 16.07.2010 tarihinde 1998-2008 yılları arası şirket ticari defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verildiğini belirtmiştir. 6. Davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ve Ortakları vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, şirketin kazaya karışan aracın maliki olmadığı gibi meydana gelen kazada da hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının maddi tazminat taleplerinin hukuki bir temeli bulunmadığı gibi belgelendirilmeyen masrafların maddi tazminat adı altında davalıdan talep edilemeyeceğini, davacının meydana gelen kaza ile iş gücü kaybı arasındaki illiyet bağını ispata açık delillerle desteklenmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet oranını tespiti için yetkili makam olan Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 98 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle davacının tedavi giderlerinin ... Başkanlığı tarafından karşılanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yönelik olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 7. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 6111 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeden anlaşıldığı üzere kurumlarının sadece trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmetlerinden sorumlu tutulduğunu, herhangi bir maddi manevi tazminat ile sorumlu tutulmadıklarını, açılan ve taraflarına tebliğ edilen davada bu yönden kurumlarından bir talepte bulunulamayacağını, trafik kazası sonrasında kurumlarına sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık kuruluşuna acil hal olarak müracaat eden kişinin tedavisi sağlanıp taburcu işlemi yapıldıktan sonra devam eden tedavileri "Acil Hal" olarak değerlendirilemeyeceğinden dava dilekçesinde belirtilen tedavilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularınca verilmesi durumunda bedellerinin karşılanmayacağının açık olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosyada alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak ve taleple bağlı kalınarak, asıl dava ve birleşen Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/69 Esas sayılı dosyası ile birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/128 Esas sayılı dosyası yönünden, davaların kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere 2.871,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.836,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 583.200,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 27.862,00 TL ulaşım gideri ve tedavi giderleri tazminatı ve 2.499.440,00 TL protez gideri tazminatının 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, dahili davalı ... Başkanlığı yönünden açılan davanın reddine, birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/128 Esas sayılı dosyası yönünden ayrıca davalı Türkiye Sigorta A.Ş ve Allianz Sigorta A.Ş yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davalı ... Enerji Taşımaları ve Tic. A.Ş yönünden maddi tazminat talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ..., davalı (... mirasçıları) ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ...Ş yönünden davanın derdestlik sebebiyle usulden reddine ve her üç dosya yönünden de 150.000,00 TL manevi tazminatın 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Birleşen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında açılan davanın da kısmen kabulü ile; bakiye protez gideri tazminatı talebinin kabulü ile 2.969.000,00 TL ve bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 222.761,26 TL'nin 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (dahili davalı SGK dışındaki) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, dahili davalı SGK vekili ve davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ve Ortakları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, talepleri gibi 400.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin, 01.02.2022 tarihli ve 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporlarını hükme esas aldığının anlaşıldığını, bu durumda protez gideri olarak 5.625.686,80 TL protez giderine ve 1.394.288,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatına karar verilmesi gerektiğini ve dosyaya yapılan masrafların bütün davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ve faiz türünün hatalı olduğunu belirtmiştir. 2. Dahili davalı SGK vekili istinaf başvuru dilekçesinde ; dahili davalı yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. 3. Davalı ... Kollektif Şirketi ... ... ve Ortakları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; açılan davaların derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca manevi tazminat yönünden davalı aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm dosyalarda manevi tazminat talep edildiğini, manevi tazminatın bölünemez nitelikte olduğunu ve saklı tutulması olanağının bulunmadığını; zamanaşımı defilerinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrün 53 yıl olduğunu ve mahkemenin gerekçeli kararında kaza tarihinden itibaren 53 yıl içerisinde davacının toplam 5 kez protez değiştireceğinin belirtildiğini, bu hesaplamayı kabul etmemekle birlikte, dava aşamasında yaklaşık 20 yıl geçtiğini ve davacının bu süre zarfında 53 yıllık bakiye ömrüne karşılık gelen 2 adet protezi zaten kullandığını, PMF Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömrün 41 yıl olduğunu, protez giderinin hatalı hesaplandığını; protez giderine ilişkin faiz ve kur hesabının hatalı olduğunu, davacının 6 aylık iyileşme süresine ilişkin herhangi bir zararın olduğuna dair belge bulunmadığını, buna rağmen hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dosyada mevcut bulunan özellikle protez fiyatının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporlarına karşı davacı tarafça itiraz edilmediğinden, raporlardaki düşük tutarlar için müvekkili şirket lehine usulü mütesep oluştuğunu, kararın bu yönlerden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden maddi tazminat yönünden kararın dosya kapsamına uygun olduğu ve taleple bağlı kalarak tazminatlara hükmedildiği, dolayısıyla bu yönüyle kararda herhangi bir hatanın bulunmadığı kanaatine varıldığı, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği ile maluliyet raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile 818 sayılı BK'nın 47 nci (6098 sayılı TBK'nın 56) maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyet ilkesine uygun düşmediği ve az olduğu, her üç dava dosyasında ayrı ayrı miktarlar talep edildiği ve manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi dikkate alınarak, takdiren davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacı vekilinin faizin türüne yönelik itirazı yönünden de kazaya karışan yolcu otobüsü ticari bir araç olduğundan avans faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığına kanaat getirildiği; dahili davalı ... Başkanlığının mahkemenin ara kararı gereğince davaya dahil edildiği bu durumda, lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı; davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise hükmün alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, dahili davalı SGK vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının reddi ile yeniden hüküm kurularak İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarları aynı kalarak 04.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, manevi tazminat miktarı da 200.000,00 TL'ye yükseltilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekili ve dahili davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıda oluşan zararla kıyaslandığında hükmedilen manevi tazminatın yetersiz kaldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde protez gideri olarak 5.625.686,8 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden de 1.394.288,47 TL tazminata karar verilmesi gerektiğini, bakiye ömür için gerekli olan protezlerin ve bu protezlerin bakım ve yedek parçaları için gerekli bedelin davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini, dosya masraflarının tüm davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; bozulmasını talep etmiştir. 2. ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; birleşen davaların derdestlik nedeniyle reddi gerekiğini, zira taleplarin asıl dava ile aynı nitelikte olduğunu, bu yöndeki iddialarının Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediğini, manevi tazminat talebi bölünemez olduğuna göre aynı kazaya ilişkin olarak tüm dosyalarda manevi tazminat talebinde bulunulmasının sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca mümkün olmadığını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, her bir dava yönünden ıslahlarının ayrı ayrı yapılması gerekirken tek bir ıslah dilekçesi ile üç ayrı davanın ıslahı yoluna gidilmesinin usule aykırı olduğunu, meydana gelen kazada davalı şirketin bir kusuru bulunmadığını, protez bedeli yönüden bakiye ömrün de dikkate alınmasının hatalı olduğunu, bakiye ömür hesabının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren yapılmasının da hatalı olduğunu, dava aşamasında yaklaşık 20 yıl geçtiğini ve davacının bu süre zarfında 53 yıllık bakiye ömrüne karşılık gelen 2 protezi zaten kullandığını, bu iki protez gideri yönünden belgeye dayalı protez giderleri dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, bakiye ömrün PMF Yaşam Tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, PMF Yaşam Tablosuna göre davacının bakiye ömrünün 41 yıl olduğunu, protez giderinden davalının sorumlu olmadığını, protez giderinin de hatalı hesaplandığını, davacının proteze ilişkin taleplerine hem dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hem de EURO kurunun karar tarihine göre belirlenmesinin de hatalı olduğunu, tedavi, ulaşım ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının kazadan önceki işine devam ettiğini, bir kazanç kaybı oluşmadığını, pasif dönem net kazancı açısından yapılan hesaplama davacının mesleğini devam ettiriyor olması ve yaşlılık aylığına hak kazanacak olması nedeni ile hatalı olduğunu, davacının 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasındaki aylık kazancının 8.872,59 TL olduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu ve davacının işleyecek aktif dönem kazancı hesabının da bu ücret üzerinden yapıldığını ancak yaptığı iş gereği bu kadar yüksek ücret almasının söz konusu olmadığını, faiz türünün hatalı olduğunu, verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Dahili davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalı kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların, sürücüsü, maliki, işleteni ve sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarının tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu'nun 46 ncı ve 47 nci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddesi), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekili ve dahili davalı ... Başkanlığı vekilinin tüm, davalı ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı vekilinin Birleşen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında talebe dayanak olarak 01.03.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda hesaplanan 6.152.546,50 TL miktarındaki tazminatla ıslaha dayanak alınan 13.03.2017 tarihli hesap raporu arasındaki farkı talep ettiği anlaşılmıştır. Ancak 01.03.2021 tarihli rapor incelendiğinde, bilirkişi heyetinin yeni bir tazminat hesabı yapmak yerine ıslaha esas alınan 13.03.2017 tarihli rapordaki verileri güncellemekle yetindiği görülmüştür. Şöyle ki; sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden belirtilen rapordaki 583.200,43 TL olan tazminat miktarının heyetlerince de uygun bulunduğu belirtilerek 13.03.2017 tarihinden 01.03.2021 tarihine kadar faiz hesabı yapılarak ana paraya eklenmiş ve sonuç rakam 791.570,75 TL olarak tespit edilmiştir. Protez gideri yönünden de 13.03.2017 tarihli raporda belirtilen 628.000 Euro'nun heyetlerince de uygun bulunduğu belirtilerek hesap tarihindeki döviz kurunun Türk Lirası karşılığı olarak 5.625.686,80 TL zararı olduğu belirtilmiştir. 13.03.2017 tarihli raporda da rapor aynı 628.000 Euro'nun hesap tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 2.499.440,00 TL protez gideri hesaplanmış davacı da bu miktar üzerinden protez gideri talebini ıslah etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de yeniden hüküm kurulurken asıl dava ve diğer birleşen iki dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere 583.200,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 2.499.440,00 TL protez giderinin kaza tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu durumda birleşen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sayılı dosyasında hesaplanan tazminat miktarlarında bir değişiklik olmadığı halde 13.03.2017 tarihli raporda tespit edilen zarar kalemlerinin 01.03.2021 tarihi itibariyle faizi ve döviz kuru farkı eklenmiş değeri yeni bir tazminat hesabı gibi kabul edilerek ek dava açılmıştır. Bu durumda hesaplamada davalı aleyhine mükerrerlik ortaya çıkmış olup bu davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ve dahili davalı ... Başkanlığı vekilinin tüm, davalı ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Kollektif Şirketi ... ve ... ve Ortakları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Kollektif Şirketi ... ...'a verilmesine,Aşağıda dökümü yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya ... Kollektif Şirketi'ne iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine gönderilmesine,01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.