10. Hukuk Dairesi 2023/14104 E. , 2024/5302 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1201 E., 2023/2710 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/617 E., 2017/411 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak y
**10. Hukuk Dairesi 2023/14104 E. , 2024/5302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1201 E., 2023/2710 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/617 E., 2017/411 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 14.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaa talep eden davacı adına gelen olmadı, davalı Kurum vekili geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya dava dışı ... Consruction... A.Ş borçları nedeniyle ödeme emirlerinin gönderildiği, ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığı, davacının 12.11.2008 tarihli Ankara 57. Noterliğinde devir temlik sözleşmesiyle ortaklardan ...'ın bir kısım paylarını almış olduğu, yönetim kurulunda temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı, bu nedenle gönderilen 11 adet ödeme emrindeki borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı iddiasıyla ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili aşamalarda davanın yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi tarafından 26.09.2017 tarihli ve 2015/617 Esas, 2017/411 Karar sayılı kararla 5510 sayılı Kanun'un 88/20 maddesi gereğince şirket yönetim kurulu üyeleri de Kuruma karşı işverenleriyle ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarından 18.11.2008 tarihinden 26.08.2011 tarihine kadar borcun ait olduğu şirketin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla davacı bu tarihler arasındaki doğmuş olan şirketin prim ve gecikme borcundan sorumlu olmakla bu döneme ait dava konusu edilen ödeme emirlerinin iptali talebi haksız olmakla bu döneme ilişkin ödeme emirleri kısmına karşı açılan davanın reddine karar verildiği, Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun 10.02.2016 havale tarihli müzekkere cevabından 26.08.2011 tarihinde 3 yıl süre ile şirketin yönetim kurulu üyeliklerine davacı dışındaki ... ..., ... ... ve ... ...'ın seçilmiş oldukları anlaşılmış olmakla 26.08.2011 tarihinden sonra doğan şirketin prim borçlarından davacının şirketle birlikte müştereken ve müteselsillen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen; 2010/ 043662 takip nolu ödeme emrine konu 2008/08, 2008/09, 2008/10 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan, 2009/018916 takip nolu ödeme emrine konu 2008/08, 2008/09, 2008/10 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan, 2015/022802 takip nolu ödeme emrinin 2014/02, 2014/03, 2014/04, 2014/05, 2014/06, 2014/07, 2014/08, 2014/09, 2014/10, 2014/11, 2014/12, 2015/01, 2015/02, 2015/03, 2015/04, 2015/05, 2015/06, 2015/07, 2015/08 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan, 2014/ 048529 takip nolu ödeme emrinin 2013/10, 2013/11, 2013/12, 2014/01 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan, 2014/026613 takip nolu ödeme emrinin 2013/06, 2013/07, 2013/08, 2013/09 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan, 2013/054073 takip nolu ödeme emrinin 2012/10, 2012/11, 2012/12, 2013/01, 2013/02, 2013/03, 2013/04, 2013/05 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan, 2013/025661 takip nolu ödeme emrinin 2011/10, 2011/11, 2011/12, 2012/01, 2012/02, 2012/03, 2012/04, 2012/05, 2012/06, 2012/07, 2012/08, 2012/09 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcundan davacının sorumlu bulunmadığının tespitine, belirtilen ödeme emirlerindeki dönemlere dair prim ve gecikme zammı borçlarının iptaline, iptal edilen ödeme emirleri ve dönemler dışındaki diğer ödeme emirleri ve dönemlere dair davacının iptal talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF 1.İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli ve 2015/617 Esas, 2017/411 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri süresince istinaf isteminde bulunmuşlardır. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 22.05.2019 tarihli ve 2018/1059 Esas, 2019/1140 Karar sayılı kararla 01.10.2008 tarihinde yürürlüğü giren 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önceki dönem olan 2008/8.aya ilişkin ödeme emrine konu dönemde davacının şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı, davacının 12.11.2008 - 02.08.2011 tarihleri arası dönemde borçlu ... Consruction. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğu, dava dışı borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre davacının borçlu dava dışı ... Consruction. A.Ş.'nin ödeme emrine konu prim borçlarının ait olduğu dönemde muaccel olduğu tarihte yönetim kurulu üyesi olduğu, 2008/8. ay borcu döneminde ve 02.08.2011 tarihi sonrası döneminde yönetim kurulu üyesi olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 115 inci maddesi ile sigorta primlerinin ödenmesine ilişkin tebliğin prim ödeme süresi başlıklı 2.4.2 maddesi gereğince ay içerisinde çalışan sigortalıların primlerinin en geç takip eden ay sonuna kadar yatırılacağının düzenlendiği, ticaret sicil kayıtlarına göre davacının 12.11.2008 tarihinde dava dışı borçlu ... Consruction. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, öte yandan yukarıda açıklanan mevzuat gereğince 2008 yılı 10. ayına ait primlerin takip eden ayın sonu olan 30.11.2008 tarihine kadar ödenmesi gerektiği, hal böyle olunca, davacının 12.11.2008-02.08.2011 tarihleri arası dönemde dava dışı borçlu ... Consruction. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğu, bunun dışındaki dönemlerde yönetim kurulu üyesi olmadığı, dolayısıyla davacının 12.11.2008 tarihinde başlayan yönetim kurulu üyeliği nedeniyle 30.11.2008 tarihinde ödenmeyen 2008 yılı 10. ay prim borçlarından da davacının sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, aksi düşüncelerle 2008 yılı 10. aya ait primler yönünden ödeme emrinin iptaline karar verilmesi hatalı ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli, 2015/617 Esas 2017/411 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen; 2010/ 043662 takip nolu ödeme emrine konu 2008/08, 2008/09 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, 2009/018916 takip no.lu ödeme emrine konu 2008/08, 2008/09 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, 2015/022802 takip nolu ödeme emrinin 2014/02, 2014/03, 2014/04, 2014/05, 2014/06, 2014/07, 2014/08, 2014/09, 2014/10, 2014/11, 2014/12, 2015/01, 2015/02, 2015/03, 2015/04, 2015/05, 2015/06, 2015/07, 2015/08 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, 2014/ 048529 takip nolu ödeme emrinin 2013/10, 2013/11, 2013/12, 2014/01 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, 2014/026613 takip no.lu ödeme emrinin 2013/06, 2013/07, 2013/08, 2013/09 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, 2013/054073 takip nolu ödeme emrinin 2012/10, 2012/11, 2012/12, 2013/01, 2013/02, 2013/03, 2013/04, 2013/05 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, 2013/025661 takip no.lu ödeme emrinin 2011/10, 2011/11, 2011/12, 2012/01, 2012/02, 2012/03, 2012/04, 2012/05, 2012/06, 2012/07, 2012/08, 2012/09 dönemlerine ait prim ve gecikme zammı borcu yönünden, ödeme emirlerinin sadece bu aylara ilişkin prim borçları ve gecikme cezaları yönünden iptaline, davacının 12.11.2008-02.08.2011 tarihleri arası dönemde muaccel olan primler dışındaki borçlu dava dışı ... Consruction. A.Ş.'nin prim borçlarından ve gecikme cezalarından sorumlu olmadığının tespitine, iptal edilen bu ödeme emirleri ve dönemler dışındaki 12.11.2008 tarihi öncesi dönemde 2008/10. ay primi ile borçlu dava dışı ... Consruction. A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğu 12.11.2008-02.08.2011 tarihleri arası dönemde muaccel olan ödeme emirleri ve dönemlere ilişkin davacının ödeme emrinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/1059 Esas, 2019/1140 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce 22.09.2022 tarihli ve 2021/11122 Esas, 2022/11118 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2014 tarihli ve 2013/10-785 E., 2014/497 K. Sayılı ilamında belirtildiği üzere, Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanmaktadır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması, en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesine bağlıdır. Gerek prim borcunun bir kısmının ait olduğu dönemde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80.maddesi, gerekse 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesi; primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddeler uyarınca işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir. Mülga 506 sayılı Kanun’un 80. maddesi uyarınca sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, maddede belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu Kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Görüldüğü üzere, özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri; tüzel kişiyi üst düzeyde yöneten kimseyi ifade eder ve şirketin prim borcundan müteselsilen sorumludur. İşverenin prim borcundan ötürü, 506 sayılı Kanun’un 80.maddesinde tanımlanan özel nitelikteki tüzel kişilerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerine işverenle birlikte müteselsil ödeme sorumluluğu getirilirken, primlerin tahsilinin güvence altına alınması ve prim ödeme işinin özendirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için; işveren kamu Kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması; tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gereklidir. 506 sayılı Yasanın 80. madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz bir özel kuruluşta görev yapan bir kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için; primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunlu olup, ayrıca “sigorta primlerinin haklı sebep olmaksızın süresinde Ödenmemesi”ne bağlıdır. Söz konusu maddeye göre primlerin ödenmesinden sorumlu üst düzey yöneticiden söz edebilmek için, bu kimsenin şirket kurucu ortağı veya yönetim kurulunda başkan veya iş bölümüne göre primlerin ödenmesinden sorumlu üye olması veya şirketin yönetiminde parasal konularda yetkili genel müdür, finansman veya muhasebe müdürü gibi üst düzeyde sorumluluk taşıyan görevli olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan, karar organında yer almayan kişilerin işverenle müşterek sorumluluğu düşünülemez. Şirkette görevli bir kimsenin; belli konularda imza sahibi olması da, bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Sorumluluğun doğumu yönünden maddede ayrıca, 'aklı sebepler olmaksızın' deyimine de ver verilmiştir. Buna göre, özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzey yönetici ve yetkilileri yönünden, primlerin ödenememesi haklı bir neden sonucu ise; prim borcundan ötürü şahsen sorumlu tutulamazlar. Diğer bir anlatımla, özel hukuk tüzel kişisinin prim borcundan müteselsilen sorumlu olan üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri borcun haklı nedenle ödenemediği savunmasında bulunabilirler ve haklı nedenin varlığı halinde prim borcundan dolayı Kuruma karşı işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulamazlar. 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi ile ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun'un 88. maddesinin 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olup, bu tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkında 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi ile, 'Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur' şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir. Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 01.07.2008 tarihinden önce tahakkuk eden prim borçları bakımından, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu Kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, sonradan yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca ve açıkça belirtmiştir. Eldeki davada ise, dava dışı asıl borçlu Anonim Şirkette 12.11.2008 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu olduğu anlaşılan davacı hakkında düzenlenen ödeme emirleri ile şirkete ait iki farklı işyeri hakkında düzenlenen tüm ödeme emirlerine göre, 2008/8. Ay ila 2010/11. Ay arasında kalan dönem ile birlikte 2011/10 ile -2015/8. Ay arasında kalan dönemler arasında da Kuruma ödenmemiş prim ve işsizlik borçları ile ilgili olarak takibe geçildiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle davalı Kurumca hangi nedenle 2011/10. Ay ila 2015/8. Aylar arasında kalan dönemler hakkında davacı hakkında takibe geçildiğinin sorulması ile buna ilişkin dayanak kayıt ve belgelerin varlığının sorulması ile davacı bakımından yönetim kurulu üyeliği nedeniyle 2008 yılı 10. Ayından itibaren sorumluluğun belirlenmesi ve başlatılması yerinde ise de, gerek ticaret sicil kayıtları ve gerekse dava dışı şirket hakkında açılan iflas davası ile şirketten alınan kararların tamamının irdelenerek, davacının sorumluluğunun hangi tarih itibari ile sona erdiğinin tespit edilerek bu konu netleştirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumdan 2011/10. ay ila 2015/8. aylar arasında kalan dönemler hakkında davacı hakkında hangi nedenle takibe geçildiğinin sorulduğu, Pendik SGM'nin 10.05.2023 tarihli cevabi yazısında davacının 12.11.2008-26.08.2011 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu tespit edildiğinden 26.08.2011 tarihinden sonraki ödeme emirlerinin sehven gönderildiğinin bildirildiği, Yargıtay bozma ilamı, Pendik SGM'nin yazı cevabı ve tüm dosya kapsamına göre davacının 2008/10 ila 2011/8 ayları arası borçlardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu ödeme emirlerinden 2013/54073, 2013/25661, 2014/26613, 2014/48529, 2015/22802 sayılı ödeme emirlerinin iptaline, dava konusu 2010/43662, 2009/18916 sayılı ödeme emirlerinde 2008 yılı 8 ve 9. aylara ait prim ve gecikme zamları bakımından iptaline, fazla taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu ödeme emirlerinden 2013/54073, 2013/25661, 2014/26613, 2014/48529, 2015/22802 sayılı ödeme emirlerinin iptaline, dava konusu 2010/43662, 2009/18916 sayılı ödeme emirlerinde 2008 yılı 8 ve 9. aylara ait prim ve gecikme zamları bakımından iptaline karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirketlerin amme borçlarının şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu, öncelikle şirket mal varlığından tahsil gerektiği, tahsil edilememe durumunda yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olacağı, şirketin pek çok taşınmazı bulunduğu, dolayısıyla şirketten tahsil edilebileceği, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yoluna gidildiğinin doğrulandığı, bununla birlikte sorumluluklarının ortadan kalktığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, prim borçlusu anonim şirket borçlarından sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emirlerinin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve Geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve Geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş; temyiz edenin sıfatına göre kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Davalı Kurum avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.