Başvuru, başvuruculara ait gecekondunun imar planında yeşil alanda kaldığı gerekçesiyle yıkılması sonucu uğranılan zararın giderilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvuruculara ait gecekondunun imar planında yeşil alanda kaldığı gerekçesiyle yıkılması sonucu uğranılan zararın giderilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular 1/5/1985 tarihinde vefat eden K.nin mirasçılarıdır. Başvurucuların beyanına göre muris K., tapu sicilinde Maliye Hazinesi (Hazine) adına kayıtlı bulunan, İstanbul'un Şişli ilçesi Mahmut Şevket Paşa Mahallesi 10368 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1969 yılında tek katlı bir gecekondu inşa ettirmiştir. Başvurucuların beyanına göre Karayolları Genel Müdürlüğü Bölge Müdürlüğü 12/8/1972 tarihli yazısı ile anılan taşınmazda yol yapımı nedeniyle kısmi kamulaştırma yaptığını muris K.ye bildirmiş, kamulaştırılan kısım için tapuda rızai terkin işlemi yapılması gerektiğini ve rızai terkin işleminden sonra kamulaştırma parasının ödeneceğini bildirmiştir. Muris K., bu taşınmazda bulunan gecekondusu için 18/3/1983 tarihli ve 2805 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla 16/6/1983 tarihinde imar affı başvurusunda bulunmuştur. Muris K., mezkur başvurudan önce başvuru masrafı olarak Belediye İmar Müdürlüğünün Ziraat Bankası hesabına 000 TL yatırmıştır. Belediyece bu taşınmazın bulunduğu yerde 3/11/1988 tarihli 1/1000 ölçekli ıslah imar planı yapılmış ve plana göre anılan taşınmaz konut alanı olarak ayrılmıştır. Belediye Kent ve Proje Rehberinde muris K.nin yeri de gösterilmiştir. Belediye tarafından başvuruculara ait gecekondunun bulunduğu taşınmazın imar uygulaması sonucunda yeşil alanda kaldığı gerekçesiyle yıkımına 2/6/2006 tarihinde karar verilmiştir. Başvurucular bunun üzerine taşınmaz üzerinde bulunan yapının yıkımına ilişkin mezkur işlemin iptali talebiyle İstanbul İdare Mahkemesinde dava açmışlardır. Mahkeme 23/11/2007 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda, başvurucularca her ne kadar otuz iki yıldır zilyet oldukları binanın bulunduğu bölgede yeşil alan ve yol ihtiyacının bulunmadığı iddia edilmekte ise de bu hususun gecekondu niteliğindeki yapının kaldırılmasına engel teşkil etmeyeceğine değinilmiştir. Temyiz edilen karar Danıştay Altıncı Dairesinin 2/7/2008 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Taşınmaz Belediyece 14/10/2010 yılında yıkılmıştır. Başvurucuların beyanına göre taşınmaz üzerinde bulunan bina yıkım tarihi itibarıyla yaklaşık kırk bir yıldır murisleri ve kendileri tarafından kullanılmaktadır. Yine başvurucuların beyanlarına göre bu yapının hem elektrik ve su abonelikleri yapılmış hem de taşınmazın emlak vergisi kaydı bulunmaktadır. Başvurucular, Belediyeye yaptıkları 18/12/2015 tarihli başvuru ile kendilerine yıkılan taşınmaz ile ilgili herhangi bir enkaz bedelinin ödenmediğini belirterek konunun incelenmesi suretiyle uygun bir bedelin ödenmesi talebinde bulunmuşlardır. Belediye, başvuruculara 5/1/2016 tarihli cevap yazısı ile K. adına imar affı müracaatı olduğunu ancak 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri gereği işyerlerinin imar affı kapsamında yer almamasına rağmen başvurucuların taşınmazında işyeri tespit edilmiş olması nedeniyle imar affının geçersiz olduğunu bildirmiş ve başvurucuların zararın ödenmesi talebini reddetmiştir. Başvurucular idarece tazminat talebinin reddi üzerine 8/3/2016 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde yıkım nedeniyle oluşan zararlarının arsa bedeli, enkaz bedeli, kira kaybı ile tüm maddi kayıpların tespit edilerek tazmini istemiyle tam yargı davası açmıştır. Başvurucular dava dilekçelerinde dava konusu taşınmaz için 16/6/1983 tarihinde 2805 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapılıp tüm harç ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen tapularının verilmediğini öne sürmüşlerdir. Başvurucular, taşınmazın bulunduğu yerin ıslah imar planında konut alanında gösterildiğini belirterek Belediye tarafından daha sonra yapılan planda taşınmazın bulunduğu bölgede sadece kendi taşınmazlarının yeşil alana dâhil edilmesinden şikâyetçi olmuşlardır. Başvurucular devamında taşınmaz üzerindeki yapının bu şekilde imar affı konusunun sonuçlandırılması beklenmeden yıkımı yoluna gidilmesinden yakınmışlardır. Başvurucular sonuç olarak idarenin müracaatlarını uzun yıllar bekletip yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kendilerini taşınmazın gelirlerinden ve kira kazancından mahrum bıraktığını ileri sürmüşlerdir. Mahkeme 27/1/2017 tarihinde davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararda 2981 sayılı Kanun'dan yararlanılabilmesi için; yapılan yapının konut ya da kısmen konut kısmen işyeri olarak kullanılması, başvuru sahibinin kendisinin, eşinin veya reşit olmayan çocuğunun ikamet ettiği belediye ve mücavir alan sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya, bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne ya da bir bölümü işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerektiğine değinilmiştir. Mahkeme kararın devamında muris K.nin 6/6/1983 tarihli başvuru formunun içeriğinden K.nin apartman dairesi ve arsa sahibi olduğunun ve yapının da manifatura işyeri olarak kullanıldığının tespit edildiğini belirterek bu durumda kendisinin 2981 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanamayacağını ifade etmiştir. Kararda ayrıca K. tarafından mezkur taşınmaz için 16/6/1983 tarihinde 2805 sayılı Kanun kapsamında başvuru yapıldığı, başvuru nedeniyle tapu veya tapu tahsis belgesi verilmediği hususu hatırlatılmıştır. Kararda son olarak İstanbul İdare Mahkemesinin mezkur 23/11/2007 tarihli kararına atıf yapılmak suretiyle idareyi tazminat ödemekle sorumlu tutmaya imkân bulunmadığı vurgulanmıştır. Karar, başvurucuların vekiline 24/3/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 24/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. A. Ulusal Hukuk 2981 sayılı Kanun’un "Amaç" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir." 2981 sayılı Kanun’un "Müracaat işleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:İmar mevzuatına aykırı yapılar ve gecekondular için yapının bulunduğu yerin valilik veya belediyelerine aşağıdaki esaslara göre müracaat edilir....16/3/1983 tarihli ve 2805 sayılı Kanun gereğince yapılmış olan müracaat işlemleri ayrıca bir ücret alınmadan geçerli olup, hak sahipleri bu Kanuna göre istenilecek belgeleri dosyalarına ilave ederler.Ancak yeni yapılacak müracaatlar için belediye veya il özel idareler hesabına milli bir bankaya 000 TL. Müracaat masrafı olarak yatırılır. Banka şubesi bulunmayan belediyelerde bu bedel belediyeye yatırılır....Süresi içinde belediye veya valiliğe müracaat eden fakat 2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik bürolara başvurmayan kişilere ait yapıların belediye veya valilikçe tespit ve değerlendirme işlemleri tamamlanır. Ancak bu gibi hallerde 18 inci maddeye göre alınacak harçlar ve ekli cetvele göre tahakkuk ettirilecek harç iki kat peşin alınır.2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik bürolar, kendilerine intikal eden müracatlara ilişkin tespit ve değerlendirme işlemlerine ait dosyaları en geç 7 Eylül 1987 tarihine kadar tamamlayarak sonuçlandırması için belediye, hazine, özel idare veya vakıflar idaresine teslim etmekle ve bu idareler de, kendilerine intikal eden dosyaları, intikal tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde sonuçlandırmakla görevli ve sorumludurlar.Yukarıda belirtilen müracaatların usulüne uygun yapılmasını temin için valilik veya belediyelerce yeterli bürolar kurulur ve gerekli her türlü tertip ve tedbirler alınır. 2981 sayılı Kanun’un "Tapu verme" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu Tahsis Belgesi" verilir.Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder....” 2981 sayılı Kanun’un "Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular hakkında aşağıdaki uygulamalar yapılır.a) (Değişik : 22/5/1986 - 3290/6 md.) Bu Kanun gereğince arsa tahsis edilecek kimselerin; kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü iş yeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerekir.b) (Değişik : 22/5/1986 - 3290/6 md.) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir. Tahsis edilen arsa veya hissenin bedeli 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kanun veya 6/6/1984 tarih ve 3016 sayılı Kanuna göre tespit edilir.…c) (Değişik:22/5/1986 - 3290/6 md.) Islah imar planları belediye veya valiliklerce mümkün olduğu kadar fiili durum dikkate alınarak ve yapılanma şartları da belirlenerek yapılır veya belediye veya valiliklerce Yeminli Özel Teknik Bürolara yaptırılır. En geç (1) ay içinde belediye meclislerince kabul edilenler belediye meclislerince, büyük şehir yönetiminde ilçe belediye meclislerince Kabul edilenler ilçe belediye meclislerince, il idare kurullarınca kabul edilenler valilikçe tasdik edilerek yürürlüğe girer. Bu planların tescili de (1) ay içinde ivedilik ve öncelikle yapılır.İmar planı olan yerlerde mevcut imar planları gerektiği takdirde ıslah imar planları şeklinde yeniden düzenlenir.…” 2981 sayılı Kanun’un "Bu Kanun hükümlerinden yararlanamayacak olanlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Aşağıdaki durumlara uyan yapılar bu Kanun hükümlerinden yararlanamazlar:...f) (Değişik: 22/5/1986 - 3290/7 md.) 10 Kasım 1985 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar ve (...) (1) Çanakkale Boğazında 2 Haziran 1981 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile 1 Ekim 1983 tarihinden sonra inşasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapılar,..." 2981 sayılı Kanun’un "Devam etmekte olan işlemlere ait hükümler" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "a) Boğaziçi Kanunundaki 16/3/1983 tarih ve 2805 sayılı Kanunla ilgili hükümler yerine bu Kanun hükümleri uygulanır...." 2981 sayılı Kanun’un "Yürürlükten kaldırılan kanunlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "a) 2805 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır...." 30/7/1966 tarihli 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun "Yeniden gecekondu yapımının önlenmesi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır.....Özel kişilere veya bu maddenin 1 inci fıkrasında sözü geçenler dışındaki tüzel kişilere ait arazi ve arsalar üzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsa sahiplerinin yazılı müracaatları üzerine ve mülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartıyla bu madde hükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır. "B. Uluslararası Hukuk Konu hakkında uluslararası hukuk için bkz. Rifat Algan, B. No: 2014/19138, 22/2/2018, §§ 31-35 ve İrfan Öztekin, B. No: 2014/19140, 5/12/2017, §§ 29-