Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5695 E. , 2024/5675 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5695 Karar No : 2024/5675 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına kayıtlı ... plakalı araç ile ilgili belediy…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5695 E. , 2024/5675 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5695 Karar No : 2024/5675 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına kayıtlı ... plakalı araç ile ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle söz konusu aracın 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3-a maddesi hükmü uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, ... İlçesi Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı ekiplerce yapılan denetim sonucunda varsa düzenlenen tespit tutanağının Mahkemelerinin 20/08/2020, 11/09/2020 ve 08/10/2020 tarihli ara kararları ile istenilmesine karşın, anılan belgenin dava dosyasına sunulmadığının görüldüğü, bu durumda, dava konusu işleme dayanak teşkil eden ve dava konusu işlemin sebebini oluşturan ''belediyeden izin ve ruhsat almaksızın, belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığı'' olgusunu ortaya koyan tespit tutanağının, Mahkemelerince üç ayrı ara kararı ile davalı idareden istenilmesine karşın anılan belgenin gönderilmediği, böylece işlemin dayanağının somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle aracın trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, denetim ve işlem tarihinde personel servis aracı güzergah kullanımı izin belgesinin bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği hususları ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Çekmeköy İlçesi Trafik Denetleme Ekipler Amirliği'ne bağlı polis memurları tarafından 13/07/2020 tarihinde yapılan denetimde, davacı adına kayıtlı ... plakalı araç ile ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, söz konusu aracın 2918 sayılı Kanunun Ek 2/3-a maddesi hükmü uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 18/10/2018 tarih ve 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik Ek 2. maddesinde; "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır. (Mülga cümle:21/2/2019-7166/5 md.)(…) (Ek fıkra:21/2/2019-7166/5 md.) Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten menedilir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden; a) Çalışma izni/ruhsatı almadan, b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının; a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün, b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün, c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün süreyle trafikten menedilir. (...) " düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, idarenin denetim yaptığı sırada; araç sahipleri / araç sürücülerinin kullandıkları araçlar için gerekli olan ve yetkili makamlardan aldıkları izin / ruhsat gibi belgeleri denetim görevlilerine ibraz etmeleri gerektiği, başka bir ifadeyle söz konusu belgelerin denetimin yapıldığı ve işlemin tesis edildiği tarihte bulunması gerekmekte olup, daha sonra düzenletilen izin / ruhsat gibi belgelerin tesis edilen işlemleri hukuka aykırı hale getirmeyeceği gibi, hakkaniyet ilkesi ve nesafet kuralı kapsamında makul süre sınırlarını da aşacağı açıktır. Bu durumun tek istisnasının, araç sahipleri / araç sürücüleri tarafından işlem tarihinden önce izin / ruhsat belgelerinin verilmesi için ilgili belediyeye başvuru yapılmış olmasıdır. İdare Mahkemesi kararında; dava konusu işleme dayanak teşkil eden ve dava konusu işlemin sebebini oluşturan tespit tutanağının, Mahkemelerince ara kararlar ile davalı idareden istenilmesine karşın anılan belgenin dava dosyasına sunulmadığı, böylece işlemin dayanağının somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Ancak, davacının dava dilekçesinde, denetimin yapıldığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği sırada, yaptığı turizm yolcu taşımacılığına ilişkin güzergah izin belgesinin bulunmadığına yönelik açıklamalarda bulunduğu, başka bir deyişle dava konusu işlemin sebep unsurunu ve somut dayanağını ikrar ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu işlem tesis edilirken, dava konusu işleme dayanak teşkil eden ve dava konusu işlemin sebebini oluşturan tespit tutanağı düzenlenmesi gerekmekte ise de, dava dilekçesinde davacının tespit tutanağının yerine geçecek şekilde, denetimin yapıldığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği sırada turizm güzergah izin belgesinin bulunmadığını ikrar ettiği (işlem öncesinde izin belgesi verilmesine yönelik bir başvurusu bulunduğuna dair bir iddia da ileri sürmediği), davacının işlemin tesis edildiği tarihte geçerli turizm güzergah kullanımı izin belgesi bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İstanbul 5. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 06/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.