Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle teknikerlik görevine başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle teknikerlik görevine başlatılmama işlemine karşı açılan iptal davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 16/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Ön lisans mezunu olan başvurucu 16/10/2016 tarihinde Kamu Personeli Seçme Sınavı'na katılarak 90,73 puan almış ve 19/7/2017 tarihinde Türkiye Elektrik Anonim Şirketine harita teknikeri olarak yerleştirilmiştir. Başvurucu hakkında 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (676 sayılı KHK) maddesiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bent uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Başvurucunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle göreve ataması gerçekleştirilmemiştir. Başvurucu söz konusu işlemin iptali istemiyle 7/3/2018 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, memur olarak atanma için gereken tüm şartları taşıdığı hâlde atamasının yapılmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir. Hakkında açılan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmamasına rağmen atanmamasının masumiyet karinesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 24/12/2018 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Olayda; bir kamu görevine açıktan atama konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu ve yargı kararıyla idarenin bu yetkiyi kullanmaya zorlanamayacağı açıktır. Ancak idarenin bu yetkiyi kullanması ve açıktan atama yapmak üzere gerekli işlemleri başlatması durumunda bu yetkinin kullanımının yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi olduğu konusunda da tereddüt bulunmamaktadır.Bu durumda, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu yapılan değerlendirmeyle atamasının iptal edildiği, dosya içeriğindeki bilgi, belge ve beyanlardan davacının atanması konusunda idarenin takdir yetkisinin somut ve objektif olarak kullanıldığının anlaşıldığı, böylece atanılacak görevin önem ve özelliği ile açıktan atama konusunda takdir yetkisine sahip olan davalı idarece tesis edilen işlemde hukuki isabetsizlik görülmemiştir." Başvurucu, karara karşı 25/3/2019 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, atanmama sebebinin kendisi ve ablası hakkında yapılan tespitler olduğunu belirttikten sonra ablası hakkındaki tespit nedeniyle sorumlu tutulmasına bağlı olarak suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğini ifade etmiştir. Kendisi hakkındaki tespit ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini söylemiştir. Hakkında yürütülen tek kovuşturma bulunduğunu ve bu kovuşturma sonucunda erteleme kararı verildiğini dile getirmiştir. Buna rağmen atamasının yapılmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edilmesinden şikâyet etmiştir. İdarenin sahip olduğu takdir yetkisini hukuka aykırı kullanmasına rağmen davasının reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 9/10/2019 tarihinde istinaf talebini kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar, başvurucuya 20/11/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 16/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 657 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:"Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.A) Genel şartlar: Türk Vatandaşı olmak, Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak, Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak, Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. Askerlik durumu itibariyle;a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veyayedek sınıfa geçirilmiş olmak, 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engelolabilecek (…) akıl hastalığı (…) bulunmamak. [Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir]B) Özel şartlar: Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak, Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak." 676 sayılı KHK'nın maddesiyle 657 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen, Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararıyla iptal edilen (8) numaralı alt bent şöyledir:"Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak."