Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ltd. şirketi ile müvekkilimiz arasında Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/359 Esas sayılı dosyası ile alacak davası görüldüğünü, ilgili dilekçeler usulüne uygun şekilde davalı şirket ve vekiline tebliğ edilmesine rağmen, dava sonucu beklenmeden şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve şirket ticaret sicilinden de terkin edildiğini, alınan tasfiye kararının, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, şirkete ait olan baz
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; toptan gıda işleri ile uğraşmakta olan müvekkili şirketin davalı bankanın Bahçelievler Şubesi nezdindeki TR... IBAN numaralı hesabı ile ticari hayatını sürdürmekte iken müvekkili şirkettin ticaretinde kullanmış olduğu ve davalı bankaya ait POS makinesi ile 23/02/2017 tarihinde yapmış olduğu satış neticesinde hesabında bulunan 23.000,00 TL’ye müvekkili şirkete hiçbir açıklama dahi yapılmadan davayı banka tarafından bloke konulduğunu, yapılan işlem neticesinde müvekkili şirketin dava dışı alıcıya malı tedarik ettiğini, faturasını düzenlediğini ve yapılan işlemin alıcının şifre girmesi ile tamamlandığını, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davalı bankanın Genel Müdürlüğü’ne ve Bahçelievler Şubesi’ne defalarca başvurulmasına karşın müvekkiline herhangi bir açıklama yapılmadığını, bu sürecin müvekkili şirketin nakit akışını etkilediğini ve tüm iş düzeninin bozulmasına sebebiyet verdiğini, yaşanan bu süreç sonrasında müvekkili şirkete ait yaklaşık 2,5 yıl boyunca çalışan POS hesabı ve POS makinesinin hiçbir ihtar, izah ve bilgi verilmeden davalı banka tarafından kapatıldığını, müvekkili şirketin POS makinesinin davalı banka tarafından kapatılması sonrasında ticaret hayatına devam edemez hale geldiğini, ortada geçerli hiçbir sebep yok iken keyfi bir biçimde yapılan bu işlemin müvekkili şirkete telafisi imkansız zararlar verdiğini, müvekkili şirket tarafından davalı bankanın haksız uygulamalarının sona erdirilmesi ve hesaplarından el konulan paranın iadesi için Büyükçekmece ... Noterliği’den davalıya ihtarname gönderilmiş ise de herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı bankanın haksız uygulamalarının müvekkili şirketin nakit akışını da etkileyerek ticari hayatını sonlandırma durumuna getirdiğini beyanla davalı banka tarafından hukuka ve usule aykırı şekilde el konulan müvekkili şirkete ait hesapta bulunan 23.000,00 TL'nin haksız el konulmanın yaşandığı tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin uğradığı zararlar için ise davalı banka aleyhine şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 7.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili yargılama sırasında 02/08/2019 tarihinde sunduğu beyan dilekçesinde özetle; İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2017/1521 Soruşturma numaralı dosyadan 02/06/2017 tarihinde müvekkili bankaya gönderilen yazıda; dava dışı müşteki ...'un ... Bankası A.Ş.'de bulunan hesabından davacının hesabına gönderilen 23.000,00 TL'nin müştekinin bilgisi dışında gönderildiği, bu yüzden müştekinin şikayetçi olduğu belirtilerek, şikayetçinin sosyo-ekonomik durumunun göz önünde bulundurularak daha fazla mağduriyetine sebebiyet vermemek adına davacının hesabına bloke işlenmesini, akabinde işlem tesisine ilişkin belgelerin savcılık dosyasına gönderilmesi, aksi takdirde yetkililer hakkında soruşturma başlatılacağının ihtar edildiğini, müvekkili bankanın işbu talep doğrultusunda yasal yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve ilgili bildirimleri gerçekleştirdiğini, talimat doğrultusunda hareket eden müvekkili bankaya istinat edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, tesis edilen bloke işleminin açıklama kısmından da anlaşılacağı üzere İnegöl CBS.’nin 2017/1521 Soruşturma numaralı dosyasına istinaden yapıldığının açık olduğunu, davacının söz konusu işlemin savcılık soruşturmasına istinaden yapıldığını kolayca tespit edebileceğini ancak basiretli bir tacir olarak çalıştırdığı hesapları kontrol etmeyerek huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın herhangi bir tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davacının talep ettiği 7.000,00 TL’lik manevi tazminatın da hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, kendi hesaplarını kontrol etmeden huzurdaki davayı açan davacının talep ettiği manevi tazminatı sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanmaya çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.