DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1208 E. , 2024/1205 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1208 Karar No : 2024/1205 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/2921, K:2021/2286 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1208 E. , 2024/1205 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1208 Karar No : 2024/1205 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/2921, K:2021/2286 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı nedeniyle işlem tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar yoksun kaldığı maaşları tutarında maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/2921, K:2021/2286 sayılı kararıyla; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 'Meslekten Çekilme' başlıklı 51. maddesi ile 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu" başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasına ve 667 sayılı KHK'nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kabul edilen 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ''Yargı Denetimi'' başlıklı 11. maddesinin 2. fıkrasına yer verilerek, Bahsi geçen mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden, yargı mensuplarının meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara karşı dava açılabilmesi için bu kararların kesinleşmesi gerektiği, kesinleşmenin ise on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulması halinde HSK Genel Kurulunca yeniden inceleme talepleri hakkında bir karar verilmesiyle, ya da on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulmaması halinde olacağı, dolayısıyla yargı mensuplarının, meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara yönelik yeniden inceleme talebinde bulunmaları halinde, HSK Genel Kurulunca bu istem hakkında bir karar verilmesinin beklenmesi ve bu kararla kesinleşen meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı iptal davası açılması gerektiği, Uyuşmazlıkta, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararına karşı 11/04/2017 tarihinde yeniden inceleme talebinde bulunulmuş, ancak yeniden inceleme talebinin sonuçlanması beklenmeden davacı tarafından 05/05/2017 tarihinde meslekten çekilme talebinde bulunulmuş ve davacının bu talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilmiş olduğu, İstifanın (çekilme) kişinin kendi isteği ile statüsünün sona erdirilmesi olarak tanımlanabileceği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 'Olağanüstü hallerde çekilmede usul ve genel olarak çekilmenin sonuçları' başlıklı 52. maddesinde, olağanüstü hallerde hakim ve savcıların çekilme taleplerinin kabul edilmedikçe veya yerlerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamayacakları ve anılan hükme aykırı hareket edenlerin bir daha mesleğe alınmayacağı ve kamu kurum ve kuruluşlarında görev alamayacağı hükmüne yer verildiği, bu nedenle hakim ve savcıların olağanüstü hallerde istifa taleplerinin, ancak çekilme taleplerinin kabulü halinde hüküm ve sonuç doğuracağı, Her ne kadar olayda, davacı tarafından istifa dilekçesi verilmemesi halinde hakkındaki ihraç kararının kesinleşeceği söylendiği için manevi olarak baskı altında istifa dilekçesi vermek zorunda bırakıldığı iddia edilmekte ise de, bu husus hukuken kabul edilebilir kanıtlarla ortaya konulamadığı gibi, sözkonusu istifa talebi sonrasında davacının bu talebinden vazgeçtiği yolunda davalı idareye herhangi bir başvurusunun da olmadığı, ayrıca görevinden ayrılma isteğine ilişkin dilekçenin davacı tarafından yazıldığı ve imzalandığı hususunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu ve davacının kendi iradesi dışında düzenlediği yolunda bir kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, Öte yandan, 11/04/2017 tarihinde davacı tarafından yapılan yeniden inceleme talebi ise, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla kabul edilerek meslekten çıkarma kararı kaldırılmış olup, davacı hakkında kesinleşmiş bir meslekten çıkarma kararı bulunmadığından, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı nedeniyle uğranılan bir zarardan da söz edilemeyeceği, Bu nedenle, davacının istifa talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar maaşları tutarında maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hukuken olanak bulunmadığı, Diğer yandan, davacının yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilerek meslekten çıkarma kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 125. maddesinin son fıkrasında yer verilen "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü uyarınca, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilerek meslekten çıkarıldığı 03/04/2017 tarihi ile çekilme talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istifa talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihinden yaş haddinden emekliye ayrılması gereken tarihe kadar maaşları tutarında maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına karar verilerek meslekten çıkarıldığı 03/04/2017 tarihi ile çekilme talebinin kabul edildiği 16/05/2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın kabulü ile 03/04/2017 - 16/05/2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, HSYK Genel Kurulu tarafından hiçbir delil mevcut olmadan, hakkındaki deliller kendisine tebliğ edilmeden, savunma hakkı kısıtlanarak meslekten çıkarma kararı verildiği, Daire tarafından zorla istifa ettirildiğine dair ileri sürdüğü delillerin araştırılmadığı ve kararda bu deliller tartışılmaksızın karar verildiği, böylelikle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava konusunu oluşturan işlem ve idari eylemlere ilişkin bilgi ve belgeler idarede bulunduğu için, bu bilgi ve belgelerin idareden istenilmesi gerektiği, HTS kayıtları ile 2017 nisan ve mayıs aylarında istifa dilekçesi veren yargı mensuplarının sayısının iddialarını doğruladığı, ayrıca 05/05/2017 tarihli istifa dilekçesinde kullandığı ibarelerin de bu doğrultuda olduğu, bu nedenle Daire kararının aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, davanın maaş ödemesi işlemini yapan Adalet Bakanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği, öte yandan ortada kesinleşmiş bir meslekten çıkarma kararı bulunmadığı, davacının yeniden inceleme başvurusu yaptıktan sonra başvurusunun sonucunu beklemeden 05/05/2017 tarihli dilekçesi ile istifa ettiği ve iddia ettiği zararın meslekten istifa etmesinden kaynaklandığı belirtilerek, Daire kararının 03/04/2017 - 16/05/2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yoksun kalınan parasal hakların davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/06/2021 tarih ve E:2018/2921, K:2021/2286sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.