(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/13055 E. , 2013/1873 K. "" Müstehcenlik suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair ... 2. Asliye Mahkemesinden verilen 07.12.2010 gün ve 2009/351 Esas, 2010/893 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Suça konu kitapta …
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/13055 E. , 2013/1873 K.** **"İçtihat Metni"** Müstehcenlik suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair ... 2. Asliye Mahkemesinden verilen 07.12.2010 gün ve 2009/351 Esas, 2010/893 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Suça konu kitapta hiçbir olay örgüsü içermeyen, sadece cinsel dürtüleri harekete geçirmeye yönelik basit, sıradan, insanları cinsel ilişkiden soğutacak şekilde cinsel ilişkiler bayağı ve adi bir dil kullanılarak anlatıldığı, tiksinti ve mide bulandırıcı ifadelere yer verildiği, anlatımların toplumun ar ve haya duygularına aykırı ve cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek mahiyette bulunduğu, eserdeki ifadeler müstehcen nitelikte olup hiçbir sanatsal ve edebi değeri bulunmadığı, soruşturma aşamasında iki kişilik bilirkişi heyetinden alınan 28.04.2009 tarihli ve yargılama aşamasında Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından düzenlenen 11.08.2010 tarihli raporların da bu yönde olduğu, yargılama aşamasında üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 12.03.2010 havale tarihli raporun ise genel ve soyut ifadeler kullanılarak hazırlandığı, kitabın edebi eser olduğuna ilişkin yetersiz ve maddi gerçeğe uymayan anlatımlar içerdiğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun yasal unsurları oluştuğu gözetilmeden yazılı gerekçeyle beraat karar verilmesi, Hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 31.12.2011 tarihinden önce basın yayın yoluyla işlenen ve üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezası ile adli para cezası gerektiren TCK.nın 226/2. maddesine uyan suçtan dolayı sanık hakkında yapılan kavuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.