10. Hukuk Dairesi 2024/13343 E. , 2025/2502 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/318 E., 2024/2503 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/120 E., 2022/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâk…
**10. Hukuk Dairesi 2024/13343 E. , 2025/2502 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/318 E., 2024/2503 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/120 E., 2022/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.11.1999 tarihinde .... Televizyonu Çocuk ve Gençlik Programları Müdürlüğünde yapım ve yönetim yardımcısı olarak işe başladığını, davacının çalışmalarının 20.11.1999–01.08.2002 arası gider makbuzlarıyla ücret ödemesi yapılması suretiyle sigortasız olarak, 01.08.2002–24.09.2008 tarihleri arasında “1 yıldan az süreli istihdam edilecek Kurumun yayın ve yapımına yardımcı işçi sayılmayan geçici personel” sözleşmesi adı altında, 24.09.2008–20.09.2013 arasında “sözleşmeli statüde istihdam edilen personel” sözleşmesi adı altında, 20.09.2013 tarihiden itibaren de “statü değişikliği” yapılarak hizmetlerine herhangi bir ara vermeden 4/c kapsamında çalıştığını ve halen de çalışmaya devam ettiğini, davacının davalı işyerinde kesintisiz ve aralıksız çalıştığını beyanla, davacının 20.11.1999–24.09.2008 tarihleri arasında SGK’ya bildirilmeyen boşluklarda davalı Kurumda aralıksız ve kesintisiz olarak hizmet akdine göre çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, yargı yolu ve görev itirazında bulunduklarını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının davaya konu dönemlerde iddia edildiği gibi kesintisiz çalışmalarına rastlanılmadığını, davacının dosyaya sunulan sözleşmelere göre aralıklarla, fasılalı, belirli süreleri kapsayan kesintili çalışmaları mevcut olduğunu, bu çalışmaların da hizmet akdine dayanmadığını, benzer davalarda Kurum lehine Yargıtay kararları mevcut olduğunu, davalı kurumun 2954 sayılı Kanun gereği hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırmasının mümkün olmadığını, davacının çalışmasının istisna akdine dayalı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davaya verdiği karşılıkta, dava açmadan önce Kuruma yazılı başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının hizmet tesbiti talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin diğer davalı tarafından Kuruma herhangi bir belge ve bilgi verilmediğini, davacının hizmet akdiyle sigortalı çalışan olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile 1-Davacının davalı işverenlik bünyesinde 20.11.1999-24.09.2008 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında kesintisiz çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4. 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 5. İnceleme konusu eldeki davada, davacı 20.11.1999-24.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiş olup Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 6. Davacı ile davalı ... Kurumu arasında 20.11.1999 tarihinde ilk istisna akdi ile başlayan çalışmalarının devam eden sözleşmelerle 31.10.2001 tarihine kadar devam ettiği, ayrıca 01.08.2002-31.12.2008 tarihleri arasında geçici personel sözleşmeleri bulunduğu, ilk defa 01.08.2002 tarihinden itibaren davacının çalışmalarının bildirilmeye başlandığı anlaşılmaktadır. İstisna akitlerinin sona erdiği 31.10.2001 tarihi ile işe giriş bildirgesinin verildiği 01.08.2002 tarihi arasındaki 9 aylık süre içinde herhangi bir sözleşme olmadığından Mahkemece bu dönemin ara verme niteliğinde olup olmadığı araştırılmalı, kamu kurumu olan .... iş yerinde bu dönemde yaptığı çalışmaları ispatlayan deliller toplanılmalı, ücret bordroları, kapı giriş-çıkış belgeleri, davacının yapımcılığını yaptığı programlar davalı Kurum'dan istenilmelidir. Davalı işverenin kamu kurumu olduğu, kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu, davacının kamu kurumu olan işyerinde çalıştığını iddia ettiği hususu göz önünde tutulmalı, kamu kurumunda ücretsiz çalışma mümkün olmadığından davacının bu dönemde ücretlerini ne şekilde aldığı araştırılmalı, ücret bordroları celbedilmeli, bordroların gönderilmemesinin haklı bir nedene dayanması halinde tanık dinlenilebileceği hususu gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.