T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... -... ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelik…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... -... ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlu tarafın, müvekkili şirkete muhtelif tarihli cari hesaptan kaynaklı bakiye 320.195,00 TL borcu bulunduğunu, davalı/borçlu, müvekkil şirkete, cari hesap kayıtlarına göre mevcut olan borcunu ödemediğini, davalı ile yapılan görüşmeler de sonuçsuz kalınca tarafımızca davalı hakkında .... Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine borçlu tarafından yetki itirazında bulunulmuş olup müvekkilin alacağının sürüncemede kalmaması adına tarafımızca yetki itirazı kabul edilerek dosya ... İcra Dairesine gönderildiğini, ... İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyası üzerinden davalı borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, tebliğ edilen ödeme emrine davalı/borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edilmiş ve icra takibi durdurulduğunu, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, başlatılan icra takibine davalı/borçlu yapılan itiraz, haksız ve mesnetsiz olduğunu, herhangi bir hukuki dayanağı olmadan davalı tarafça yapılan işbu itiraz, müvekkil şirketin alacağının tahsilini geciktirme ve müvekkili şirketi zarara uğratma kastı taşıdığını, ticari defter ve cari hesap kayıtları ile banka kayıtları incelendiğinde bu durum ortaya çıkacağını, somut olayda, alacak likit ve belirlenebilir olup davalı /borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra takibine haksız itiraz eden borçlunun takip toplam miktarının %20 sinden az olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeni ile müvekkil lehine takip bedelinin %20'sinden az olmamak koşuluyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı dava dilekçesinde "muhtelif tarihli cari hesaptan kaynaklı" olarak davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürdüğü, dava dayanağı takip talebinde ise "..." isimli teknenin bağlama hizmetinden kaynaklanan bakiye borç şeklinde takip sebebinin açıklandığı, uyuşmazlığın türüne göre davanın mutlak ticari dava olmadığı, Mahkememizce ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen belgelerden davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve esnaf haddini aşmadığı, bu nedenle davalının tacir sayılamayacağı, bu haliyle eldeki dava nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı gerekçesi ile; "1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin davanın mutlak ticari dava niteliğini göz ardı etmesi nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme gerekçesinde; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve esnaf haddini aşmadığı, dolayısıyla tacir sayılamayacağı belirtilerek, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği ifade edildiğini, ne var ki, uyuşmazlığın çözümünde tarafların tacir olup olmadığından ziyade, sözleşmenin hukuki niteliğinin belirleyici olduğunu, davaya konu alacak, davalı/borçlu tarafın müvekkil şirketin işletmeciliğini yaptığı ... Marina'da “...” isimli teknesinin bağlama hizmetlerinden yararlanmasından kaynaklandığını, tekne bağlama sözleşmeleri; mahiyeti gereği olarak marinaya, tekneyi güvenli şekilde muhafaza etme, gözetme ve teslim etme yükümlülüğü de yüklemekte olup muhteviyatı itibariyle, mevzuat ve Yargıtay'ca da kabul gördüğü üzere saklama (vedia) sözleşmesi olarak değerlendirilmekte olduğunu, her ne kadar yerel mahkeme uyuşmazlık konusunun ticari dava niteliği taşımadığından bahisle görevsizlik kararı vermiş olsa da, bilindiği üzere saklama (vedia) sözleşmeleri mutlak ticari dava niteliğini haiz olduğunu, uyuşmazlık deniz ticaretine ilişkin olup ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, TTK m. 5/2 uyarınca, deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; istinaf başvurusunun kabulü ile usule ve yasaya aykırı ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/10/2025 tarihli, ... E. ve ... K. sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya devam olunmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; tekne bağlama hizmetinden kaynaklanan borca ilişkin cari hesaba dayalı başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali davası olup, mahkemece görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya ve takibe konu alacağın, davalı/borçlu tarafın davacı şirketin işletmeciliğini yaptığı ... Marina'da “...” isimli teknesinin bağlama hizmetlerinden yararlanması iddiasından kaynaklandığı; davalı şirketin vermiş olduğunu iddia ettiği tekne bağlama hizmeti dolayısıyla davalıya 17.04.2024 tarih ve ... numara ve 320.195,00 TL bedelli fatura düzenlediği ve bu fatura bedelinin ödenmemesi üzerine de davalı/borçlu hakkında istinaf incelemesine konu icra takibini başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacının istinaf incelemesine konu iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan ... Liman Başkanlığının 14/10/2025 tarihli müzekkere cevabında, "..." isimli teknenin, ... gemi numaralı, ticari yat cinsinde ve dava dışı ... ... Yatçılık Tur. Sey.Taş. San. Ve Tic. Ltd Şti adına kayıtlı olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme, marina işletmecisine belli bir ücret karşılığında teknenin muhafaza ve gözetimi yükümlülüğünü de getirmesi itibariyle hukuken TBK'nın 561 vd. maddeleri hükümlerine tabi olan bir saklama (vedia) sözleşmesi olarak nitelendirilebilecektir (Yargıtay 11. HD'nin 27/06/2014 tarihli 2013/5115 E. 2014/12279 K. sayılı kararı). Saklama sözleşmesinde saklatanın malın sahibi olması sözleşmenin geçerliliği için zorunlu değildir. Göreve ilişkin genel düzenlemeler yanında bazı kanunlarda belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuş özel olarak görevli mahkemeler de belirlenmiştir. Bu anlamda uyuşmazlıkla ilgili olması bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinde ticari davalar ve ticari nitelikteki çekişmesiz işlerin Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düzenlenmiştir. Ticari davalar TTK'nun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. Maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nun 4/1. Maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nun 4/1. Maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olanca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Davacının varlığını iddia ettiği hukuki ilişki olan tekne bağlama sözleşmesinin hukuki niteliği vedia akdi (saklama sözleşmesi) olmakla, Vedia akdinin üçüncü grup ticari davalar içinde sayılabileceği; üçüncü grup ticari davanın söz konusu olması için de tarafların tacir olması ve işin yalnızca bir yanın ticari işletmesi ile ilgili olmasının yeterli olduğu; Mahkemece yapılan araştırmada, davacı her ne kadar ticari şirket olup, hali hazırda tacir ise de, davalının tacir olmadığı; bu durumda mutlak, nispi ya da üçüncü grup ticari dava olmayan iş bu davada Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece verilen görevsizlik kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.