(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/8877 E. , 2012/25432 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin ortakları olduğunu, şirket ortaklarının dava dışı eşi vasıtasıyla kendisinden bo…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/8877 E. , 2012/25432 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin ortakları olduğunu, şirket ortaklarının dava dışı eşi vasıtasıyla kendisinden borç para istediklerini, kendisininde davalı şirketin banka hesabına 15030 TL havale ettiğini, ancak paranın kendisine geri ödenmediğini, paradan tüm davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek 15030 TL'nın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı gerçek kişiler, kendilerinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemişler, davalı şirket ise davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, şirket ortakları hakkındaki davada ortakların şirket borçlarından şahsi sorumlulukları olmayacağından ve husumet yöneltilemeyeceğinden ve ayrıca 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan, davalı şirket yönünden ise paranın şirkete borç olarak verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı eldeki davada, davalı şirketin banka hesabına borç olarak gönderdiği paradan diğer davalı şirket ortaklarınında sorumlu olduğunu ileri sürmüş bulunmaktadır Mahkemece,davalı şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceği gibi bu davalılar yönünden zamanaşımı süresininde dolduğu gerekçesiyle ortaklar hakkındaki dava reddedilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, davada husumet hususu mahkemece res'en gözetilmesine rağmen zamanaşımı defi'nin res'en gözetilmesi olanaklı olmadığı gibi husumet ve zamanaşımı hukuki olgularının sonuçlarıda birbirinden farklıdır. Bu itibarla davada husumet yokluğu var ise başkaca bir sebebe dayanılmaksızın davanın sadece husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Bir başka anlatımla, husumet yokluğu halinde başkaca bir red sebebine dayanılması olanaklı değildir. Dava konusu olayda ise, mahkemece, davalı şirket ortakları hakkındaki dava hem husumet yokluğundan ve hemde zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olup, bu durum ise yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davalı şirket ortakları hakkındaki davanın husumet yokluğu halinde öncelikle bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken ayrıca zamanaşımı nedeniyle de reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.