10. Hukuk Dairesi 2020/3144 E. , 2020/5570 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalı ... End. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar …
**10. Hukuk Dairesi 2020/3144 E. , 2020/5570 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalı ... End. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297/2. maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmünü içermektedir. Bu kapsamda Mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. 297. maddenin son fıkrası gereğince, zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Kısa karar, bir davayı sona erdiren (niha-i) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın da buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. (10/04/1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. - 268 K., 2012/6-97 E. - 203 K., 2012/10-149 E. - 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Eldeki dosyada, mahkemece kısa kararda; “1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, -14/02/2007 tarihinde meydana gelen ölümlü iş kazasında Kurumca sigortalı ....'nın ölümüne sebebiyet veren kazada ödenen ve 17.696,06 TL ölüm gelirinin 26/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile birlikte ... A.Ş. dışındaki davalılardan kusurları oranında tazminatın tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” şeklinde karar verilmiş, gerekçeli kararda ise 1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, -14/02/2007 tarihinde meydana gelen ölümlü iş kazasında kurumca sigortalı ...'nın ölümüne sebebiyet veren kazada ödenen ve 17.696,06 TL ölüm gelirinin 26/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile birlikte ... A.Ş. dışındaki davalılardan kusurları oranında; buna bağlı olarak: • (%39) Kusuru oranında 9.859,23 TL tazminatın işveren ...'dan, • (%20) Kusuru oranında 5.056,01 TL tazminatın davalı ... Endüstri A.Ş'den, • (%3) Kusuru oranında 758,40 TL tazminatın ... Proje Müdürü ...'den, • (%2) Kusuru oranında 505,60 TL tazminatın ... Şantiye Şefi ...'tan,