Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5042 E. , 2024/6858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5042 Karar No : 2024/6858 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Kimyasal Ürünler Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ :Av. ... İSTEMİN_KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması i
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5042 E. , 2024/6858 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5042 Karar No : 2024/6858 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dış Ticaret Kimyasal Ürünler Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ :Av. ... İSTEMİN_KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ... parsel sayılı tamamı Hazineye ait 2.267 m² yüzölçümlü taşınmazın 480 m²'si üzerinde otopark (mobo bekçi kulübesi + toprak alanı + bahçe) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 04/07/2011 - 18/03/2016 tarihleri arasındaki dönem için davacı adına düzenlenen 182.653,10-TL tutarlı ...gün ve ... ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu işlemde belirtilen ve davacı tarafından kullanılmak suretiyle fuzuli işgal edilen taşınmazın işgal edilen dönemlere ilişkin olarak toplam ecrimisil bedelinin 81.600,79-TL olduğunun hesaplandığı, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıdan istenebilecek ecrimisil bedelinin toplam olarak 81.600,79-TL olduğunun anlaşılması karşısında dava konusu işlemin anılan miktara ilişkin kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin 101.052,31-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Ecrimisil bedelini belirleme yetkisinin takdir komisyonunda olduğu, davacı tarafından ileri sürülen ecrimisil bedelinin fahiş olduğuna ilişkin iddianın somut bilgi ve belgeye dayandırılmadığı, temyize konu kararın dayandığı bilirkişi raporunda belirtilen ecrimisil hesaplamasının hatalı olduğu belirtilerek temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85.maddesinin 2. Fıkrasında; Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. " kuralına yer verilmiştir. 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5.maddesinin 3.fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemde belirtilen 182.653,10 TL tutarındaki ecrimisil bedelinin kıymet takdir komisyonunun... tarihli, ... sayılı kararına dayandırıldığı, bu kararda ise işgal edilen alanın 480 m2 olduğu, birim bedelinin ise; 2011 yılı için 61,86TL/m2, 2012 yılı için 68,72 TL/m2, 2013 yılı için 72,91 TL/m2, 2014 yılı için 88,50 TL/m2, 2015 yılı için 97,58 TL/m2, 2016 yılı için 102,73 TL/m2 olarak takdir edilerek 04/07/2011-18/03/2016 tarihleri arasındaki dönem için toplam 182.653,10 TL ecrimisil bedeli belirlendiği, Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda ise; davacı tarafından bekçi kulübesi, otopark alanı ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle işgal edilen alanın 480 m2 olarak ölçüldüğü, emsal taşınmaz araştırması yapılması sonucunda bilirkişi heyetince belirlenen emsallerin kıyas alınarak ecrimisile konu taşınmazın birim bedelinin ise; 2017 yılı için 50,00TL/m2 olduğu tespit edildikten sonra TÜİK-ÜFE endeksi verilerinden de yararlanılmak suretiyle 2011 yılı için 31,50 TL/m2, 2012 yılı için 33,74 TL/m2, 2013 yılı için 34,38 TL/m2, 2014 yılı için 38,06 TL/m2, 2015 yılı için 39,31 TL/m2, 2016 yılı için 41,65 TL/m2 olarak tespit edildiği, daha sonra 04/07/2011-18/03/2016 tarihleri arasındaki dönem için toplam 81.600,79-TL tutarında ecrimisil bedeli hesaplandığı, ecrimisile konu taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin ise bilirkişi raporunda belirtilmediği, ancak davalı idarenin savunma dilekçesinde 2010 yılı emlak vergi değerinin 1900,00TL/m2 olduğu belirtilerek fuzuli işgalin söz konusu olduğu tarihler arasındaki dönem için ÜFE oranında artırılarak bulunan bedelin yüzde üçüne göre birim bedelinin belirlendiği ifadesine yer verildiği, internet ortamında yapılan araştırma sonucunda dava konusu işleme konu taşınmazın cephesinin bulunduğu ... Caddesinin emlak vergisine esas asgari değerinin ise 2011 yılı için 2175,60 TL, 2012 yılı için 2175,60 TL, 2013 yılı için 2345,30TL, 2014 yılı için 2950,00 TL, 2015 yılı için 3099,12 TL, 2016 yılı için 3185,59 TL olduğunun görüldüğü, bilirkişi heyeti tarafından ise emlak vergi değerine esas asgari birim değerlerinin dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. İşgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, ayrıca 336 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği hükmü ile emsal ecrimisil ve kira bedellerinin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur. Bu durumda; dava konusu işlemlere konu taşınmazın cephesinin bulunduğu bulvar,cadde ve sokakların emlak vergisine esas asgari değerinin dikkate alınmayarak daha düşük bir bedelin esas alındığı göz önüne alındığında, söz konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi ile varsa kesinleşen idari yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alınarak taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden de az olmayacak şekilde birim bedelinin tespit edilmesinden sonra dava konusu işlemlerde belirtilen tarihler arasındaki dönemlere yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmasından sonra bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.