(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/9461 E. , 2012/19906 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinle…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/9461 E. , 2012/19906 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının montaj, çıkış kalite kontrol ve ambalaj olmak üzere üç istasyonda çalıştığını, işverence çalışma şartlarından kaynaklanan rahatsızlığı sebebiyle "ağır işlerde çalışamaz şeklindeki" sağlık raporu sonrasında kendisine uygun iş olmadığı belirtilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, fesih gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını ve İş Kanunu açısından yeterli ve geçerli sebep teşkil etmediğini, feshin son çare olması gerektiği ilkesine uyulmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının işverene verdiği dilekçe ile bel fıtığı teşhisi konulduğunu, sağlık sorunları sebebiyle çalıştığı bölümün değiştirilmesini talep ettiğini, işverence aldırılan Turgutlu Devlet Hastanesince "ağır işlerde çalışması uygun değildir, kliniğini kötüleştirebilir" şeklinde sağlık kurulu raporu verildiğini, bu rapora göre işyeri doktorunun "ayakta uzun süre çalıştırılamaz" şeklindeki görüşü üzerine işyerinin ağır ve tehlikeli işler kapsamında faaliyet gösteren bir işyeri oluşu sebebiyle ve davacının niteliklerine ve rahatsızlığına uygun boş bir pozisyon bulunamadığından, tüm hakları ödenmek suretiyle 4857 sayılı İş Kanunun 25/I ve 18. maddeleri gereğince iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesi işveren tarafından, davacının geçirmiş olduğu bel fıtığı rahatsızlığı sonucu düzenlenen raporlarına göre ağır işlerde ve uzun süre ayakta durması gerektiren işlerde çalıştırılmasının sağlığı için sakıncalı olduğu, davalı işyerinin ise ağır ve tehlikeli işler sınıfında faaliyet gösteren bir iş yeri olması, davacı için uygun ve boş bir pozisyonda işin bulunamadığı sebepleri ile tüm hakları ödenmek sureti ile fesih edilmiş ise de, bilirkişiler raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının bel fıtığı rahatsızlığının işyerindeki çalışma şartlarından kaynaklanmayıp davacının ağır kaldırma, eğilerek iş yapma, beden gücü ile ağır yük taşıma gerektirmeyen işlerde sekiz saati geçmemek koşulu ile ayakta çalışabileceği, davalı işyerinin üretim alanında bu şartları sağlayan çalışma alanlarının bulunduğu halde feshin son çare olması gerektiği kuralına uyulmadığı, fesihte geçerli sebep koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre, montaj, kalite kontrol ve ambalaj işçisi olarak çalışan davacıya, çalışmaktayken bel fıtığı teşhisi konulmuş, bu hususta sağlık kuruluşu tarafından ağır işlerde görevlendirilmesinin sakıncalı olduğu yönünde rapor düzenlenmiş, işçi daha hafif işler için işverene başvurmuş, yapabileceği iş olmadığından bahisle iş sözleşmesi feshedilmiştir. Yargılama sırasında işyerinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi raporunun teknik görüş kısmında, üretim bölümünde işlerin genelde ayakta yapıldığı, oturarak ve yarı oturarak yapılan nispeten daha hafif işlerde keşif tarihinde engelli kişilerin istihdam edilmekte olduğu belirlenmiştir. Raporun tıbbi görüş kısmı da bu hususu desteklemekte olup, sadece muğlak şekilde “üretimde davacının çalışabileceği alanlar mevcuttur” cümlesi yer almaktadır, ancak gerekçesi açıklanmamıştır. Rapor içeriğinde, aslında doktor bilirkişi de bölümleri ayrıntıyla değerlendirirken kablaj bölümünde % 80, mil basma işinde % 70 ayakta çalışıldığını, ağır kaldırma söz konusu olmadığını belirtmişti. Ancak dosya içeriğine ve dinlenen tanık anlatımları ile her iki tarafın beyanlarına göre, davacı rahatsızlığını beyan ettikten sonra bir süre kablaj işinde çalıştırılmış, rahatsızlığının devam ettiğini söylemesi üzerine iş sözleşmesi feshedilmiştir. Sözleşmenin feshedildiği tarihte depo ve ambar bölümünde masa başı işi sayılan işlerde engelli personelin istihdam edildiği de sabittir. Bu durumda işverenin davacıya verebileceği durumuna uygun iş bulunmamaktadır ve fesih geçerli sebebe dayanmaktadır. Mahkemece işe iade isteğinin reddi yerine kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu 130,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 27.09.2012 tarihinde karar verildi.