Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1643 E. , 2024/3154 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1643 Karar No : 2024/3154 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kuruyemiş Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : D…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1643 E. , 2024/3154 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1643 Karar No : 2024/3154 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kuruyemiş Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ...sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için yurt dışı gider olarak beyan edilerek gözetim kıymeti farkı üzerinden ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, uyuşmazlığın yasal faiz oranını aşan kısmına hasren incelendiği, iade istemine konu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edildiği ve tecil faiziyle iadeye ilişkin mevzuat değişikliğinin bu tarihten itibaren yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, fazladan ödenen vergilerin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesinin gerektiği, öte yandan faizin fer'i nitelikte bir alacak olması ve asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesinin icap ettiği gerekçesiyle faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine; yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının faiz isteminin tamamının reddedilmesinin ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesinin gerektiği, davacı lehine güncel vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemiyle açılan davada, Dairemizin kısmen bozma kararı üzerine, Bölge İdare Mahkemesince, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddi yolunda karar verildiği ve sonuç itibarıyla davanın kısmen retle sonuçlanmasına rağmen, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, yargılama giderlerinin tamamının da davalı idare üzerinde bırakıldığı anlaşılmış olup, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmayan söz konusu hususların düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın davacının faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 29/12/2022 tarih ve E:2022/610, K:2022/5583 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz isteminin, kararın, davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik bölümüne gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Öte yandan, 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(a) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan veya konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmasız dava ve işler için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değişik halinde ise, başvurma, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderler yargılama giderleri arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un 326. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında, yargılama giderlerinin, Kanun'la belirtilen haller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece, davacının faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesine ve dolayısıyla davacının talebinin kısmen reddi suretiyle haklılık oranının değişmesine rağmen davalı idare lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine duruşmasız işler için maktu vekalet ücreti olan 5.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve haklılık durumuna göre takdir edilen 50,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasına, ''karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ve haklılık durumuna göre takdir edilen 50,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.