1. Hukuk Dairesi 2007/8527 E. , 2007/10371 K. "" MAHKEMESİ : ARDEŞEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 153 parsel sayılı taşınmazın sınırının kıyıda kaldığını ileri sürerek, kıyıda kalan kısmın tapusunun iptalini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığını, bir bütünden ifraz edilmiş olup, davacı Hazine yönünden kesin hüküm bulunduğunu belirterek, davanın reddini sa…
**1. Hukuk Dairesi 2007/8527 E. , 2007/10371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ARDEŞEN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 153 parsel sayılı taşınmazın sınırının kıyıda kaldığını ileri sürerek, kıyıda kalan kısmın tapusunun iptalini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığını, bir bütünden ifraz edilmiş olup, davacı Hazine yönünden kesin hüküm bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yeri ilişkin Hazinenin taraf olduğu bir ilam ve bu ilama dayalı dayalı tescil bulunmadığı, bilimsel verilerle oluşturulan bilirkişi raporu ile çekişmeli taşınmazın 113.17 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığının saptandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, 3621Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, dovanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, kayden davalıya ait olan çekişme konusu taşınmazın, kabul kapsamında kalan bölümünün, 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre, tanımı aynı yasanın 4.maddesinde yapılan kıyıda kaldığı saptanmıştır. Hemen belirtelim ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa Md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1). Türk Medeni Yasasının 683. maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava konusu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı Kararında da ifade edildiği gibi, kıyılar doğal nitelikleri itibariyle herkesin kullanımına açık, diğer taraftan da bu nitelikleri nedeniyle özel mülkiyet alanı dışında ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerdir. Kıyılar, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın doğrudan doğruya herkesin serbestçe yararlanmasına sunulmuş sahipsiz kamu mallarıdır. Bunun sonucu; kıyının zamanaşımı yoluyla kazanılması, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulması, haczedilmesi mümkün değildir. Kıyılar, bu özelliklerinden dolayı Anayasanın 43.maddesinde ayrı bir bölümde düzenlenmiş, düzenlemede yukarıda sayılan nitelikler vurgulanmıştır.