Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4397 E. , 2024/5512 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4397 Karar No : 2024/5512 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulma…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4397 E. , 2024/5512 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4397 Karar No : 2024/5512 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sahipliğinde faaliyet gösteren ...Tıp Merkezi adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı uygunluk belgesinin iptaline ilişkin Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle anılan tıp merkezinin 14/06/2010-24/06/2010 ve 08/09/2010-14/02/2011 tarihleri arasında kapalı kaldığı 169 günlük dönemde uğranılan maddi zarara karşılık olarak 750.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin; istinaf başvurusuna konu Siirt İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, tıp merkezinin ruhsatının iptaline yönelik işlemin mahkeme kararıyla iptal edildiği ve kapalı kaldığı günlere karşılık ödemiş olduğu kira gideri, personel ücretleri ve ciro kaybına karşılık maddi tazminatın ödenmesi gerektiği, bu nedenle usule ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, ruhsatın devrinin tıp merkezinde yapılan usulsüzlükleri ortadan kaldırmadığı, bu nedenle devirden önce tesis edilen işlemin usule ve yasaya uygun olduğu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Siirt ili, Kurtalan ilçesinde bulunan... Tıp Merkezinin devri için davacı şirket ile ... Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketi arasında 24/06/2009 tarihinde devir sözleşmesi imzalanmıştır. ... Tıp Merkezinin ...tarih ve ... sayılı uygunluk belgesi Siirt Valiliğinin ...tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı açılan davada 20/07/2009 tarihinde davalı idarenin savunması alınıncaya veya savunma süresi geçikten sonra yeniden bir karar verilinceye kadar yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine söz konusu tıp merkezinin devrinin Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi ile uygun bulunması üzerine davacı şirket adına... tarih ve ... sayılı uygunluk belgesi düzenlenerek adının ...Tıp Merkezi olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. ...İdare Mahkemesinin yukarıda bahsedilen ...esasına kayıtlı davada, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi üzerine ...Tıp Merkezi adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı uygunluk belgesi Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile iptal edilmiştir. Anılan işlemin iptali istemiyle davacı şirket tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan karar, kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı şirket tarafından, yaşanan bu süreç içerisinde tıp merkezinin 14/06/2010-24/06/2010 ve 08/09/2010-14/02/2011 tarihleri arasında toplamda 169 gün kapalı kaldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın karşılığı olarak 750.000,00 TL tazminatın yasal faziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmış; 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmüne yer verilerek mahkemelerce gerek duyulması halinde bilirkişiye başvurulabileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilecek bir işlem veya eylemden doğması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Bu çerçevede, idare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Ayrıca, yargı kararıyla, idarenin hukuka aykırılığı ortaya konulan işlemleri nedeniyle verdiği zararları karşılaması Anayasal bir zorunluluk olduğu kadar hukuk devleti ilkesinin de gereğidir. Bununla birlikte, idarenin zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem nedeniyle meydana gelen zararın gerçekleşmiş olması ya da gerçekleşeceğinin kesin olması gerekmektedir. Bu nedenle gerçekleşmesi olası bulunan zararların idarenin tazmin sorumluluğunu doğurmayacağı açıktır. Uyuşmazlıkta, davacı şirket adına düzenlenen tıp merkezi uygunluk belgesinin iptaline ilişkin işlemin hukuka aykırılığının kesinleşen yargı kararıyla ortaya konulduğu anlaşılmakta olup, anılan işlem nedeniyle davacı şirkete ait tıp merkezinin kapalı kaldığı döneme ilişkin varsa uğradığı maddi zararın tazmini gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararıyla; "davacı şirketin ... Tıp Merkezi'nin kapalı kaldığı günler nedeniyle uğradığı maddi zararın tespiti amacıyla dosyada yer alan vergi beyannameleri esas alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından tıp merkezinin kapalı kaldığı süre zarfında hem kira hem de personel ödemelerini yapmaya devam ettiğinin göz önünde bulundurulması gerektiğinden bahisle bilirkişiye itiraz edildiği, ancak davacı şirketin 'çalışamama' nedeniyle kar etmediğinin gerçekleşen bir zarar olarak kabul edilebileceği, ancak gerek kira gerekse personel harcamalarının tıp merkezinin ister açık ister kapalı olsun her halükarda ödenmesi gereken maliyetler olduğu, bu giderlerin ayrıca gerçekleşen zarar kapsamında davalı idareden tazmininin istenemeyeceği gerekçesiyle bu itirazın reddine karar verilmesi sonrasında dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre; vergi beyannamelerinin incelenmesinden davacı şirketin 2010 yılı kazancının 2.100,88 TL; 2011 yılı kazancının ise 21.045,67 TL olarak beyan edildiği, 2010 yılı dönemine ilişkin zararın; kapalı kalınan gün sayısının 125 gün, çalışılan gün sayısının 240 gün olduğu görülerek bu döneme ilişkin zararın, 2.100,88 TL'nin 240 güne bölünerek günlük kazancın 8,75 TL, kapalı kalınan 125 gün sayısı çarpımı karşılığı olarak 1.094,25 TL hesap edildiği, 2011 yılı dönemine ilişkin zararın ise; kapalı kalınan gün sayısının 44 gün, çalışılan gün sayısının 321 gün olduğu, 21.045,67 TL'nin çalışılan gün sayısına bölünerek günlük kazancın 65,56 TL olarak belirlendiği ve bu rakamın kapalı kalınan gün sayısı ile çarpımı neticesinde 2.884,77 TL olarak hesaplandığı ve toplam zararın 3.979,02 TL olarak tespit edildiği, hükme esas alınan rapora göre 3.979,02 TL maddi zararın davacıya ödenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın 3.979,02 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Öncelikle tıp merkezinin kapalı kaldığı dönemde uğranıldığı ileri sürülen maddi zarar kalemlerinin tek tek değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı şirket tarafından, maddi zarar kalemleri olarak; kapalı kalınan döneme ilişkin yapılan kira ödemeleri, personel maaş ve prim ödemeleri ile mahrum kalınan kâr gösterilmiş ve bunların tazmini istenilmiştir. İdare Mahkemesince, gerçek zarar olarak mahrum kalınan kârın kabul edileceği, kapalı kalınan döneme ilişkin kira ve personel ödemelerinin tıp merkezinin açık veya kapalı olması farketmeksizin ödenmesi gereken bir maliyet kalemi olduğu, bu giderlerin ise gerçekleşen zarar kapsamında dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davacının bu hususa yönelik itirazı yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve dosya mahrum kalınan kâr hesaplanmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş ise de; mahrum kalınan kârın, belli bir dönemde elde edilen toplam gelirden, bu gelirin elde edilmesi için yapılan masrafların düşülmesi suretiyle hesaplandığı, dolayısıyla işletmenin varlığını sürdürebilmesi için yapılması gereken zorunlu giderlerin elde edilen gelirlerden karşılanması sonrasında kalan meblağın kâr olarak değerlendirilebileceği göz önünde bulundurulduğunda, somut olayda tıp merkezinin kapalı kaldığı dönemde herhangi bir geliri söz konusu olamayacağından, kapalı kalınan döneme ilişkin yapıldığı iddia olunan kira ve personel ödemelerinin davacı şirket tarafından belgelendirilmesi şartıyla bir maddi zarar kalemi olarak değerlendirilip tazmini gerekmektedir. Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, mahrum kalınan kârın hesaplanmasında, tıp merkezinin kapalı kaldığı yıllara ilişkin vergi beyannameleri esas alınarak zarar hesabı yapılmış ise de; bu yöntemle gerçek zarar hesabı yapılmasının, bu süreye tıp merkezinin kapalı kaldığı günlerde dahil olacağından objektif veriye ulaşma imkânı sağlayamayacağı ve bunun da hakkaniyete uygun bir zarar hesabı yapılmasına imkân vermeyeceği açıktır. Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararına dayanak kabul edilen hesap bilirkişisi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmış olup; Bölge İdare Mahkemesince, davacının uğradığı zarar miktarının tespiti için aşağıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda maddi zarar hesabına ilişkin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. 1- Mahrum kalınan kâr yönünden: Öncelikle bahse konu tıp merkezinin, yargı kararı ile hukuka aykırı bulunan işlem sebebiyle kaç gün kapalı kaldığının ortaya konulması, bunun tespiti sonrası bahse konu tıp merkezinin son 5 yıla ilişkin gelir durumunu gösteren defter ve belgelerin ilgili kurumlardan getirtilip, gelir durumunun bu çerçevede ortaya konulmasının ardından, enflasyon oranları da göz önünde bulundurularak beş yılın ortalaması alınarak belirlenen gelir üzerinden günlük ortalama karın hesaplanması ve bunun kapalı kalınan gün sayısı ile çarpılması suretiyle mahrum kalınan kârın belirlenmesi gerekmektedir. 2- Çalışanlara ödenen maaş, sigorta primi ve iş yeri kirası yönünden: Davacının, tazminini talep ettiği çalışan maaşı, sigorta primi ve iş yeri kirası giderlerini, tıp merkezinin kapalı kaldığı ve gelir elde edilemeyen süreçte iş yerinin devamlılığının sağlanması amacıyla mamelekinden yapmak zorunda kaldığı anlaşıldığından, bu harcamalarından maddi zarar olarak kabul edilmesi ve davacı tarafından bu ödemelerin yapıldığı belgelenmek şartıyla tazminine karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacının maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığın çözümü için elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden ve bozma kararına uyulması halinde verilecek kararda vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulacağından, bu aşamada davalı idarenin vekalet ücreti yönünden temyiz istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın kısmen kabulü kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.