Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/627 E. , 2024/7546 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/627 Karar No : 2024/7546 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/627 E. , 2024/7546 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/627 Karar No : 2024/7546 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin olarak hazırlanan, ... tarihli ve ... sayılı Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; her ne kadar itirazın reddine dair Belediye Meclis kararında, imar plan değişikliğine ilişkin itirazların Eskişehir İl merkezinde yer alan Baksan Sanayi Sitesi ve Keresteciler Sitesinin 2030 yılına kadar Odunpazarı İlçesi Sultandere ve Kanlıpınar Mahallelerine taşınması sürecine hazırlanıldığı gerekçesiyle reddedildiği görülmekte ise de; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile plan değişikliğinin kabulüne dair dava konusu... tarih ve ... sayılı Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi kararı incelendiğinde, plan değişikliğine gerekçe olarak; "Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan hukuki el atma davalarının bulunduğu, ekonomik koşullar nedeniyle yerel yönetimlerin ağır kamulaştırma yükü sebebiyle maddi sıkıntılar yaşadığı.." hususunun gösterildiği dikkate alındığında; dava konusu taşınmaz ile ilgili talep edilen değişikliğin, kamu yararı amaçlı olmadığı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanmadığı, mekânsal ve mekânsal olmayan verilerle ihtiyaç belirlenmeden ve nesnel, bilimsel ve teknik gerekçelere ve bir zorunluluğa dayandırılmaksızın gerçekleştirildiği anlaşıldığından, uyuşmazlığa konu parselde yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazın son ilan tarihi olan 27.08.2021 tarihinden itibaren otuz gün içerisinde, 26.09.2021 tarihinde cevap verilmeyerek reddi üzerine bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde en son 25.11.2021 tarihinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 26.11.2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ... Mahallesi, ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... , ... adalar ile ... ada, ... sayılı, ... ada, ... sayılı, ... ada, ... sayılı ve ... ada, ... sayılı parseller, ... Mahallesi ... ada, ... sayılı ve ... ada, ... sayılı parseller ile Çamlıca Mahallesi, ... , ... , ... adalar ve çevresine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ... tarihli ve ... sayılı Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile onaylanarak 29.07.2021-27.08.2021 tarihleri arasında askıda ilan edilmiştir. Anılan plan değişikliğine karşı askıda ilan süresi içinde davacının da aralarında bulunduğu 20 kişi tarafından (davacı tarafından 25.08.2021 tarihinde) yapılan itirazların reddine ilişkin Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarihli ve ... sayılı kararının iptali istemiyle 26.11.2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiş; Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise: "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." kuralı yer almış, bu ek fıkranın gerekçesinde ise: "Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amaçlanmış, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir." açıklaması yapılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinin 1.fıkrasında: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08.07.2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir. Esasen, 2577 sayılı Yasada yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasanın 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılacak başvurular dava açma süresini etkilemekte belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlatmaktadır. İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir. Anayasanın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasadan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur. İdari Yargılama Usulü Kanununda 08.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresi 30 gün olarak öngörülmüştür. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, idari mercii itiraz ve başvuru sürelerinin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlulu olması nedeniyle Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca 08.07.2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerekmekte olup, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiği kabul edilen genel zımni ret süresinin 60 gün olarak uygulanması suretiyle dava açma süresinin hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bakılan uyuşmazlıkta davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde yer alan belgelerde askı ilan tutanağı bulunmadığı görüldüğünden, askı ilan tutanağında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu hususunun belirtilip belirtilmediğinin anlaşılamadığı, bu sebeple zımni ret süresinin, 30 gün olarak mı yoksa ilgililerce de bilindiği kabul edilen genel zımni ret süresi olan 60 gün olarak mı uygulanması gerektiği tespit edilemediğinden, askı ilan tutanaklarının incelenerek öncelikle davanın süresinde olup olmadığına karar verilmesi, davanın süresinde açıldığı kanaatine varılması halinde ise işin esasına girerek bir inceleme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.