(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/2156 E. , 2009/3967 K. Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâline ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile .... İcra M…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/2156 E. , 2009/3967 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâline ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün 2008/6704 sayılı takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptâli ile takibin 1.290,00 YTL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %27 oranını geçmeyecek şekilde ve değişen oranlarda avans faiz uygulamasına; kabul edilen miktarın %40’ı olan 516,00 YTL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir..... İcra Müdürlüğü’nün 2008/6704 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirketin, davalı şirket hakkında adî takip yoluyla başlatılan icra takibinde, 1.290,33 YTL asıl alacak ve 167,71 YTL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği; ancak, takip borçlusu davalının süresinde itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da, takip konusu asıl alacak üzerinden, davalının itirazının iptâli istemiyle bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmıştır. Yanlar arasında, yazılı sözleşmenin yapılmadığı çekişmesizdir. Davacı, yanlar arasında 1215 adet oluklu mukavva koli yapımına ilişkin sözlü sözleşme yapıldığını ve 08.12.2007 tarihli faturayla imal edilen kutuların davalıya teslim edildiğini iddia etmekte ise de; davalı şirket, davacıyla aralarında sözleşme yapılmadığını, aralarında akdî ilişkinin kurulmadığını savunmaktadır. Mahkemece, davacının ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, Türk Ticaret Kanunu’nun 85. maddesi hükmü gereğince, ticari defterlerinin sahibinin lehinde “kesin delil” olarak kabul edilebilmesi için, yasaya uygun olan defterlerin tutulması ve defterlerin kapsamlarının birbirini doğrulaması ve karşı tarafın verilen uygun süreye karşın ticari defterlerini sunmamış olması gerekir. Ayrıca, ticari defterlerin sahibi lehine hükme dayanak alınabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca da defterlerin sahibine tamamlayıcı yeminin de ettirilmesi zorunludur. Somut olayda ise, davacının ticari defterlerin kapanış onayı yapılmadığından, davacı lehine “delil” olarak kabul edilemez. Öte yandan davacı, davalı defterlerine “tek delil” olarak dayanmadığına göre davalı şirketin defterlerini sunmamış olması, aleyhine değerlendirilemez. Davacı şirket, yasal deliller kapsamında dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Dava değerine göre, HUMK’nın 288. maddesi hükmü uyarınca yanlar arasındaki akdî ilişkinin varlığı kural olarak yasal ve yazılı delille davacı tarafından kanıtlanması zorunludur. Nevar ki, davada davalının açık onayı bulunmadığından HUMK’nın 289. “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde bir delil sunulmadığı için de aynı Yasa’nın 292. maddeleri hükümleri gereğince akdî ilişkinin varlığı “tanık delili” ile kanıtlanamaz. O halde; mahkemece yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdî ilişkinin kurulmuş olduğunun kanıtlanmasına yönelik olarak davalıya yemin önerme hakkının bulunduğunun davacıya hatırlatılması ve yeminin önerilmesi sonucu akdî ilişkinin kurulmuş olduğunun kanıtlanması durumunda da iş bedelinde uyuşmazlık bulunduğundan ve sözleşme konusu işin de davalıya davacı tarafından teslim edilmiş olduğunun kanıtlanmış olması koşuluyla, uzman bilirkişi alacılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu, işin yapıldığı zamanki serbest piyasa rayiçlerine göre bedelin, mahkemece belirlenmesi ve varılacak sonuca göre, uyuşmazlığın çözüme bağlanması gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle karar bozulmadır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.