7. Ceza Dairesi 2010/1773 E. , 2013/7825 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüğe, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nda cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasa'nın 99/l. maddesinde ise "Bir kişi…
**7. Ceza Dairesi 2010/1773 E. , 2013/7825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüğe, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK'nda cezaların toplanmasına ilişkin düzenlemenin yer almaması, 5275 sayılı Yasa'nın 99/l. maddesinde ise "Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklinde hükmün bulunması karşısında, cezaların toplanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının toplamına tekabül eder şekilde sanığın sonuç olarak 6080,00YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereden sonra suça konu ürünlerin satışına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 4. fıkrasında yer alan "toplam 304 gün" ibaresinin çıkartılması, bunun yerine "300 gün ve 4 gün" ibaresinin yazılması; "6.080.-YTL Adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılması, bunun yerine ise "6000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin yazılması, 5237 sayılı yasanın 54/1.fıkrasında müsadereden sonra satışına dair bir hüküm olmadığından "suça konu ürünlerin hammadde olarak yeniden kullanma imkanı bulunduğundan, mevcut halleri ile ya da bir daha kullanılmayacak derecede vasıfları bozulmak suretiyle hammadde olarak satışına" cümlesinin çıkartılmasına, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.