Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2014 yılı içerisinde davalıya yaptığı ticari satışlardan kalan 58.910,85 TL tutarındaki bakiye alacağı ödenmeyince tahsil için .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına takibi başlatmak suretiyle icra yoluna başvurduğunu, ancak davalının bu takibe kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının ... 41. Noterliği'nin 18/11/2015 tarih ve ... yevmiye numarası ile davacıya gönderdiği ihtarnamede itiraz dilekçesinde kabul etm
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekkil şirketin davaya konu .......... plakalı ......... marka, ......... tipi aracı ticari faaliyetlerinde kullanılmak üzere 30.04.2018 tarihinde 400.000-TL bedel karşılığı davalılardan .........’den satın aldığını, Mart 2019 tarihinde aracın kullanımı sırasında arıza meydana geldiğini, aynı gün Bursa’da Teknik servise ve oradan da 6 Mart 2019 tarihinde davalı .......... Oto Servis ve Tic. A.Ş.’nin Avcılar’da bulunan teknik servisine çekici ile götürüldüğünü, yapılan incelemeler sonucunda meydana gelen arızanın “motor yağı konulmadığı için aracın motorunun yatak sardığı” bilgisinin müvekkil şirketle paylaşıldığını, oysaki söz konusu arızadan kısa bir süre önce, 16.08.2018 tarihinde .......... Otomotiv ve Servis Hizmetleri isimli yetkili serviste müvekkil tarafından yağ değişiminin yaptırılmış olduğunu, müvekkil şirket yetkilileri ile iki nolu davalı şirket yetkili ve çalışanları arasında yapılan görüşmeler neticesinde araçtaki arızanın kullanımdan kaynaklanmayan ve motordaki imalat, montaj ya da tasarım hatasından kaynaklanabilecek arızalar olduğu bilgisinin edinildiğini, söz konusu arızaya ilişkin daha önce herhangi bir servis kaydı bulunmadığı gibi aracın tesliminden sonra meydana gelen arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkil tarafından gecikmeksizin söz konusu ayıp yetkili servise bildirilmek suretiyle araç teslim edilmişse de, müvekkil şirket yetkililerinin tüm talep ve görüşmelerine rağmen teknik servis tarafından kesin bir tanı konularak aracın kullanıma hazır hale getirilmediğini, tüm bu hususların aracın “gizli ayıplı” olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, neredeyse 1 (bir) yıldır kullanıma hazır hale getirilmeyen araç nedeniyle müvekkilin bugüne dek uğradığı zararın da giderilmediğini, bu kapsamda aracın tamirinin mümkün olmadığı/tamir edilse dahi araçtan beklenilen randımanın alınamayacağının açık olduğunu belirterek, BK. 219/1. madde hükmü uyarınca 400.000-TL’lik fatura bedelinin müvekkil şirkete iadesine veya aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, ayrıca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, ayıp sebebiyle müvekkil şirket tarafından yapılan giderler ve 1 yılı aşkın süredir aracın kullanılamamış olmasından yoksun kalınan kar nedeniyle müvekkil lehine 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.