8. Hukuk Dairesi 2021/13254 E. , 2024/4244 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/135 E., 2018/166 K. KARAR : Davacı Hazinenin davasının kabulüne, davacılar ve asli müdahillerin davasının reddine, Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına (birleşen dosyaya ilişkin) karar verilmişt…
**8. Hukuk Dairesi 2021/13254 E. , 2024/4244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/135 E., 2018/166 K. KARAR : Davacı Hazinenin davasının kabulüne, davacılar ve asli müdahillerin davasının reddine, Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına (birleşen dosyaya ilişkin) karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kabulüne, davacılar ve asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi davacılar ..., ..., ..., ... , ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mersin ili Erdemli ilçesi Kocahasanlı Mahallesi çalışma alanında bulunan 1175 ve 1180 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 1.080 ve 22.680 m2 yüzölçümleri ile davalı olarak ... adına tespit edilmiş, tespite karşı ... itiraz etmiş, 1105, 1209, 1210, 1211, 1212 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 3.480, 2.640, 2.119, 2.020 ve 2.520 m2 yüzölçümleri ile ek tutanakla 24.05.1985 tarihinde 20 dönüm fazlası ve uygulanan tapu kaydının sınırlarının gayri sabit olduğu belirtilmek sureti ile Hazine adına tespit edilmiş, tespite davacılar ..., ..., ..., ..., ... satın almaya dayalı olarak itiraz etmiş, yapılan itirazlar üzerine, söz konusu taşınmazların, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasında davalı olduğu gerekçesi ile dosyanın Tapulama Mahkemesine devrine karar verilmiştir. 1689 ve 1688 parsel sayılı taşınmazlar ise sırasıyla 3.240 ve 5.820 m2 yüzölçümleri ile Hazine adına tespit edilmiş, tespite ... tarafından yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine, 1688 parsel sayılı taşınmaz ... ve ... adına, 1689 parsel ise sadece ... adına tespit edilmiş, tespite Hazine tarafından itiraz edilmiştir. 1208 parsel sayılı taşınmaz ise 7.520 m2 yüzölçümü ile ... ve ... adına tespit edilmiş, ...'in tespite itirazı ve sonrasında feragatı üzerine, hükmen ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Asıl davada davacı ... vekili, ... aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada, Mart 1948 tarihli ve 143 numaralı tapu kaydında ... ve ... Sevindik’in malik olduğunu, ...’in vefatı ile de vekil edeninin irsen malik olduğunu, davalının dava konusu taşınmaza haksız olarak müdahale ettiğini belirterek, taşınmaza yapılan haksız müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiş, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları başlaması üzerine, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Asıl davada ... vekili, dava konusu taşınmazın asıl malikinin 1937 tarihli ve 263 tahrir numaralı vergi sahibi olan ... Türel olduğunu, ... ’in ölümü üzerine, ... ’e intikal ettiğini ve ... ’in de vekil edenine 26.03.1982 tarihli senetle sattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asli müdahiller ... ve diğerleri, dava konusu 1208 ve 1689 parsel sayılı taşınmazların, 1970'li yıllarda, ...’den murisleri ... tarafından satın alındığını, ancak tespitin Hazine adına yapıldığını belirterek, 1689 parselin 2.600 m2'lik kısmını, 1208 parselin ise 800 m2'lik kısmının vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen Erdemli Tapulama Mahkemesinin 1991/155-156 Esas sayılı dosyalarında, davacı ... vekili, ... ve ... aleyhine, 1688-1689 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit edildiğini, ancak itiraz üzerine komisyon kararı ile davalılar adına tespitinin yapıldığını, davalıların zilyetlik sürelerinin dolmadığını ve imar-ihya şartların gerçekleşmediğini belirterek, komisyon kararının iptali ile taşınmazları Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davacılar ..., ..., ..., ..., ... dava konusu 1105, 1209, 1210, 1211, 1212 parsel sayılı taşınmazların tespitine satın almaya dayalı olarak itiraz etmiş, komisyonca taşınmazların, davacı ...'in, davalı ... aleyhine açtığı davada, davalı olması nedeni ile, tutanakların Tapulama Mahkemesine devrine karar verilmiştir. Bahsi geçen tüm dava dosyalarının birleştirilmesi neticesinde, (birleştirme kararından önce dava konusu 1105 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen davanın reddine dair karar, Yargıtay 16. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 05.12.1991 tarihli kararı ile bozulmuştur.) Mahkemece, dava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi Kocahasanlı Mahallesi 1105, 1209, 12010, 12012, 1688 ve 1689 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak; gerçek kişi davacı yanların tutunduğu, Mart 1944 tarihli ve 13 sıra sayılı yine Mart 1948 tarih 43 sıra sayılı tapu kaydının 07.12.2017 tarihinde gerçekleştirilen keşifte mahalli bilirkişi marifetiyle uygulanmaya çalışıldığı ve fakat; iş bu tapu kaydının güneyinde okunan "boyuz tepesi", batısında okunan "çay", doğusunda okunan "konuş" mevki dava konusu taşınmazları kapsamış olsa da, okunan hudutlar itibari ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/3 üncü maddesi gereğince genişlemeye müsait tapu kaydı olarak değerlendirildiği ve böylece üzerinde yazılı miktar olan 9.190,00 m2'ye itibar edildiği ve yine iş bu tapu kaydının, dava dışı toplam yüzölçümü 11.180,00 m2 olan Kocahasanlı Mahallesi 1161 parsele revizyon gördüğü, böylece dava konusu yapılan taşınmazların tapu kapsamında kalmadığı, yani tapulu taşınmaz olmadığı, yine iş bu taşınmazlar yönünden; gerçek kişi davacı yanlar ve davalı yanlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi koşullarının da oluşmadığı kanaatine varıldığı, zira; dava konusu taşınmazlar üzerinde "Ekonomik amaca uygun zilyetliğin gerçekleşmiş olması" koşulununda sağlanmadığı, dosya içinde mevcut ziraat ve orman bilirkişi raporu ile 1969 yılı hava fotoğraflarında, taşınmazlar üzerilerinde maki formasyonuna ait bitki örtüsünün ve yer yer açıklık alanların bulunduğu, kısmen kayalık oldukları tespit edildiği, kadastro tespit tutanaklarının tespit tarihinin 28.03.1986 tarihi olduğu ve bu tarihten geriye doğru 20 yıl önce taşınmazların imar-ihyasının gerçekleşmiş olup üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin sürdürülmediği böylece, dava konusu taşınmazlarda, davacı ... davalı gerçek kişiler yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesindeki zilyetlik ve imar-ihya koşuluyla edinim şartlarının lehine oluşmadığı, 1208 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak; taşınmazın kadastro tespit tutanağının Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/133 Esas ve 1983/145 Karar sayılı dava dosyasına istinaden Erdemli Kadastro Müdürlüğünce Erdemli Kadastro Mahkemesine gönderildiği ve yapılan yargılama sırasında 13.08.1987 tarihli duruşmada ... ve ... adına tespit gördüğünün belirtildiği akabinde yapılan tespite ...'in Kadastro Müdürlüğünde itiraz ettiği ve ... itirazından feragat ettiği, bu feragat üzerine tefrik edelerek yine 1988/227 Esas ve 1988/175 Karar numarası aldığı, kararın 15.06.1989 tarihinde kesinleştiği ve kadastro tespit tutanağı ile birlikte Erdemli Tapu Müdürlüğüne gönderildiği anlaşıldığı, bu aşamadan sonra Kadastro Mahkemesinin görevinin sona erdiği, bu tarihten sonraki talepleri ilişkin olarak görevli mahkemenin davanın açıldığı tarihe göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, bu bağlamda; davacı ...'in, Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/58 Esas ve 2006/339 Karar sayılı görevsizlik kararı ile iş bu dosya ile birleşen davası yönünden ve müdahil davacılar ... ..., ..., ..., ... davaları yönünden davalarının açıldığı tarihteki taşınmazın değeri dikkate alınarak; mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davacı Hazinenin 1175 ve 1180 parsel sayılı taşınmazlar için açtığı davanın kabulüne, davacı ...'in 1175 ve 1180 parsel sayılı taşınmazlar için açtığı davanın reddine, ...'ın 1105 parsel sayılı taşınmaz için açtığı davanın reddine, ...'ın 1209 parsel sayılı taşınmaz için açtığı davanın reddine, ...'ın 1210 parsel sayılı taşınmaz için açtığı davanın reddine, ...'un 1211 parsel sayılı taşınmaz için açtığı davanın reddine, ...'un 1212 parsel sayılı taşınmaz için açtığı davanın reddine, Hazinenin 1688 ve 1689 parsel sayılı taşınmazlar için açtığı davanın kabulüne, müdahil davacılar ... ..., ..., ..., ..., ...'ın 1689 parsel sayılı taşınmaz için açtığı davanın reddine, davacı ...'in 1208 parsel sayılı taşınmaz için, Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/58 Esas ve 2006/339 Karar sayılı görevsizlik kararı ile iş bu dosya ile birleşen davası yönünden ve müdahil davacılar ... ..., ..., ..., ..., ... davaları yönünden; görev nedeniyle usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, davacılar ... ve ... 'in dava konusu 1212 parsel sayılı taşınmaz için davacılar davaları yönünden; görev nedeniyle usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine dava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi Kocahasanlı Mahallesi 1175, 1180, 1105, 1209, 1210, 1211, 1212, 1688, 1689 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ..., ..., ... , ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ..., ... , ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 391,70 TL'nin temyiz eden davacı ... vd., davalı ..., davalı ... Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.