22. Hukuk Dairesi 2014/33547 E. , 2014/36434 K. MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2014 NUMARASI : 2013/2256-2014/928 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizl…
**22. Hukuk Dairesi 2014/33547 E. , 2014/36434 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 10. İş Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2014 NUMARASI : 2013/2256-2014/928 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının 12.11.2013 tarihinde güvenlik noktasından geçerken satışta olan ve güvenlik görüldüsü yaptırılmamış ürünleri, güvenlik kontrol noktasından geçirmekte iken fark edilmesi üzerine mesai arkadaşlarına hakaret ve küfür etmesi ve onlara tehdit içeren sözler sarf etmesi sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi uyarınca haklı ve bildirimsiz olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacıya isnat edilen fiilin iş sözleşmesinin feshini gerektirir nitelikte olmadığı, fesihten önce başka tedbirlerin uygulanması gerektiği, feshin ağır bir yaptırım olduğu gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı sebebe dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı sebeple derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Dosya içeriğine göre, davacının işyerinde 09.09.2011 tarihinden itibaren balık satış elemanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 18.11.2013 günlü fesih bildirimi ile 12.11.2013 tarihinde saat 23:08'te güvenlik noktasından çıkarken mağazada satışı olan ve güvenlik görüldüsü yaptırılmamış ürünleri güvenlik elemanı kontrolleri sırasında farkedildiği için, rutin gereği ürünlere el konulduğu sırada, ahlaka bağdaşmayan küfürler etmeye başladığı ve herkesin üzerinin aranması talebini dile getirdiği ve elini güvenlik deskine vurduğu gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/ II-b maddesi gereğince feshedilmiştir. Mahkemece feshin haksız olduğu gerekçesiyle işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiş ise de davacının olay günü güvenlik noktasından çıkarken görüldüsü yapılmamış ürünlere güvenlik görevlisi tarafından el konulduğu sırada küfür ettiği, asabi davranışlar sergilediği tüm dosya kapsamından ve davacının savunmasından anlaşılmaktadır. Davacının davranışları dikkate alındığında iş sözleşmesinin feshinde haklı sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle yazlı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 23.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.