4. Hukuk Dairesi 2011/14225 E. , 2012/15178 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 02/02/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikte…
**4. Hukuk Dairesi 2011/14225 E. , 2012/15178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... aleyhine 02/02/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların öteki temyiz itirazına gelince; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar vekili, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Belediyesine ait araçla, davacıların desteğinin içinde bulunduğu araca arkadan çarparak ölümüne sebep olduğunu beyan ederek maddi ve manevi tazminat istemli eldeki bu davayı açmıştır.Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu benimsenerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminatın kabulüne karar verilmiş, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 TL, kardeşler için ayrı ayrı 2.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın gelişimi, olay tarihi, davalının tam kusurlu oluşu, ölen ile davacıların yakınlık derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatlar azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA; davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.