Ceza Genel Kurulu 2015/937 E. , 2017/168 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin, Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2013 gün ve 399-819 sayılı hükmün şikâyetçi Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yerel mahkemece 24.01.2014 gün ve 399-819 sayı ile; davaya konu edilen olayda Hazinenin katılma ve temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir. Temyiz…
**Ceza Genel Kurulu 2015/937 E. , 2017/168 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin, Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.12.2013 gün ve 399-819 sayılı hükmün şikâyetçi Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yerel mahkemece 24.01.2014 gün ve 399-819 sayı ile; davaya konu edilen olayda Hazinenin katılma ve temyiz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir. Temyiz isteğinin reddi kararının da şikâyetçi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesince 09.12.2014 gün ve 25927-30302 sayı ile; "Köy yoluna tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olup, suçtan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayan Hazinenin, bu suçtan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığı cihetle; yerel mahkeme tarafından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 315. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, şikâyetçi Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz isteminin reddine ilişkin kararın onanmasına" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.01.2015 gün ve 146973 sayı ile; "Kamu davasına katılma, 5271 sayılı CMK’nun 237 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kimlerin kamu davasına katılabileceği 5271 sayılı CMK'nun 237/1. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre 'Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler' Mera, 4342 sayılı Mera Kanununun, 'Tanımlar' başlıklı 3. maddesinde; 'Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri ifade eder' şeklinde tanımlanmıştır. 4342 sayılı Mera Kanununun 'Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu' kenar başlıklı 4. maddesinde ise, meraların kullanma hakkının bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olduğu, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, meralarda zamanaşımının uygulanmayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı, ancak kullanım hakkının kiralanabileceği hüküm altına alınmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16-B maddesinde; meraların kamunun yararlanmasına tahsis edilmiş veya kamunun kadimden beri yararlandığı orta malı taşınmazlardan olup, tescile tâbi olmadıkları ve özel mülkiyete konu teşkil etmeyecekleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 715. maddesinde de; yararı kamuya ait malların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bu malların kazanılması, bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılmasının özel kanun hükümlerine tâbi olduğu belirtilmiştir.