9. Ceza Dairesi 2021/10413 E. , 2023/7564 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/9 E., 2015/209 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suç tarihinde on beş yaşını doldurmayan mağdur ile velayet hakkında sahip anne ve babası olan kanunî temsilcilerinin kovuşturma aşamasında 17.05.2012 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadıklarını ve davaya katıl…
**9. Ceza Dairesi 2021/10413 E. , 2023/7564 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/9 E., 2015/209 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suç tarihinde on beş yaşını doldurmayan mağdur ile velayet hakkında sahip anne ve babası olan kanunî temsilcilerinin kovuşturma aşamasında 17.05.2012 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini belirttiklerinin anlaşılması karşısında katılan sıfatı kazanamayan mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2012/9 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun; a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen cezaya ve cezanın infaz şekline, sağlık raporu doğrultusunda karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun, henüz dokuz yaşında bulunan mağduru okuldan kitaplarını alıp eve yürüyerek gittiği sırada ağzını kapatarak okulun bahçesinde bulunan ve kullanılmayan boş lojman binasına götürdüğü, burada kendisinin ve mağdurun pantolon ile iç çamaşırlarını indirerek zorla cinsel organını mağdurun anüsüne sürttüğü, daha sonra mağduru bıraktığı, mağdurun olayı aynı gün annesine anlattığı, akabinde alınan doktor raporuna göre fiili livata bulgusuna rastlanmadığı, suça sürüklenen çocuğun suçlamayı ikrar ettiği, suça sürüklenen çocuğa atılı zorla cinsel istismar suçu ile kişiyi zorla hürriyetinden yoksun kılma suçunun tüm unsurları ile gerçekleştiği kabul edilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk eylemin rıza ile gerçekleştiğini beyan etmiş ise de; tanığın mağduru ağlar şekilde bulması ve mağdurun akabinde olayı annesine anlatması hususlarının rıza ile gerçekleşen eylemde olamayacağı, suça sürüklenen çocuğa suç atfetmesini gerektirecek nedeni bulunmayan mağdur beyanı ile tanık ve kanunî temsilcilerin beyanları değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiş, eylemlerin zorla gerçekleştiği kabul edilmiştir. 3. Suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının tatbikinin uygun olduğuna dair düzenlenen rapora itibar edildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suç tarihinde on beş yaşını doldurmayan mağdur ile velayet hakkında sahip anne ve babası olan kanunî temsilcilerinin kovuşturma aşamasında 17.05.2012 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuktan şikâyetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini belirttiklerinin anlaşılması karşısında katılan sıfatı kazanamayan mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, bu nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2012/9 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararırına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2012/9 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.