4. Hukuk Dairesi 2009/9295 E. , 2010/5024 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Şükran Türkdoğan vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 31/10/2003 gününde verilen dilekçe tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafında…
**4. Hukuk Dairesi 2009/9295 E. , 2010/5024 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Şükran Türkdoğan vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 31/10/2003 gününde verilen dilekçe tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, tehdit niteliğindeki haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Doktor olarak görev yapan davacı, eşinin bayan arkadaşları ve tıp fakültesinde öğretim görevlisi olan davalıların işyerine gelerek; açmış olduğu boşanma davasında dile getirdiği üniversitede çalışan eşi ile kürsüde görev yapan bir başka kişi arasında ilişki yaşandığı iddiasını fazla dillendirmesi durumunda kendisi için kötü olacağını, işyerinin kapatılacağını, görev yerinden sürdürüleceğini, başına nereden geldiğini bilemeyeceği olaylar getireceklerini söyleyerek tehdit ettiklerini belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, haksız yere açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişim biçimi, olay günü, davalıların görevi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına her bir davalı yönünden takdir edilen 2.000,00'er TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına her bir davalı yönünden 1.000,00'er TL manevi tazminat takdir edilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…2000…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…1.000,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; davacı tarafından yapılan yargılama giderine ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “...42,44…”, “...42,44…” ve “...42,44…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…21,22 …”, “…21,22 …” ve “…84,88 …” sayı dizilerinin yazılmasına; davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “...2,33…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…4,66 …” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 6 nolu bendinin tümden silinerek yerine 6 nolu bent olarak “6-Alınması gereken 108,00 TL karar harcından, peşin alınan 81,00 TL harç indirilerek artık 27,00 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.