T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1173 - 2025/1565 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1173 KARAR NO : 2025/1565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2022/489 Esas - 2024/563 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/12/2025 Mahalli mahkemesince …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1173 - 2025/1565 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1173 KARAR NO : 2025/1565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2022/489 Esas - 2024/563 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08/03/2021 tarihinde sürücü ...'ın kendi adına kayıtlı, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla kendisine kırmızı flaş lamba yandığı halde durmayarak kavşağa girerek kazaya sebebiyet verdiğini, bu sırada ... plakalı servis aracının içinde seyahat eden müvekkilinin meydana gelen kazada araç içinde savrularak koltukların arasına sıkıştığını ve çarpmanın etkisiyle yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralandığını, ayrıca sağ tarafta üst ve alt çenedeki kadrandaki dişlerde fraktür mevcut lokasyon oluştuğunu, yine üst ve alt ön dişlerde kırıklar oluştuğunu, bu nedenle konuşmada ve beslenmede sıkıntılar yaşadığını ve bu süreçte bakıma muhtaç kaldığını, müvekkilinin, tedavi süreci boyunca çalışamadığını ve geçici olarak iş göremez duruma geldiğini, ayrıca müvekkilinin yüzünde oluşan sabit izden dolayı kendine olan güveninin sarsıldığını, görünümündeki telafisi mümkün olmayan kusur nedeniyle manevi olarak da olumsuz etkilendiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL bakım ve tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatın, sigorta sorumluluğu kapsamında yalnızca davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsiline, kişilik hakları zedelenen davacının uğramış olduğu manevi çöküntü nedeniyle 80.000 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faizi ile yalnızca davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili sunduğu 28/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, 100,00 TL olan maddi tazminat talebini 47.834,00 TL artırarak 47.934,00 TL'ye yükseltmiş, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 329695632/0 nolu “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malı Sorumluluk (Trafık Sigortası) Sıgorta Poliçesi” poliçesi kapsamında müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacı yanın tedavi giderleri ve bakım masrafları taleplerinin poliçe kapsamında olmadığından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, bu taleplerin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet aleyhe bir tazminata hükmedilecek ise sigortalının kusur oranı dikkate alınmakla birlikte, aleyhe hükmedilme ihtimali olan tazminat miktarından yerleşik içtihatlar gereği müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren yasal faizi talebinin de doğru olmadığını, ZMSS'yi yapan sigortacı bakımından trafik poliçesinden kaynaklanmakta olan taleplerde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini, davadan önce taraflarına yapılmış usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından, sigorta şirketi yönünden ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini bildirerek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri okul servisi taşımacılığı yaptığını, olay günü de tüm dikkat ve özenine rağmen diğer araç sürücüsünün aniden yola girdiğini ve müvekkilinin yaptığı manevra sayesinde iki aracın da durabildiğini, olay sonrası müvekkilinin diğer kazazedelerin yardımına koştuğunu ve gittikleri hastahaneden taburcu olana kadar yanlarında beklediğini, kaza nedeniyle müvekkili haricindeki tüm kazazedelerin şikayetçi olduklarını, müvekkilinin ise karşı taraf ile kaza anından itibaren herhangi bir olumsuzluk yaşamadığı için şikayetçi olmayacaklarını düşündüğünden şikayetçi dahi olmadığını, müvekkilinin şikayet için başvuru hakkının zamanaşımına uğramasının akabinde her nedense işbu davanın açıldığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza anında davacı ve vekili tarafından müvekkilinin kırmızı ışıkta durmayarak geçtiği iddia edilmişse de, davalının bulunduğu araçtaki sürücünün de sarı ışıkta geçtiğinin kaza tespit tutanağı ve Ankara Batı Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/705E. sayılı dosya ile alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, bunun yanında davalının servisin içerisinde emniyet kemeri bağlı olmadan seyir halinde olduğunun da ortada olduğunu, davacının kendi tedbirsizliği ve ihmali ile kazanın sonuçlarını ağırlaştırdığını, müvekkilinin davaya konu kazada bir kusuru bulunmadığını, davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkilinin tazminat sorumlusu olduğu kabul edilse dahi davaya konu edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, maddi manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını ileri sürerek, müvekkili aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının maluliyetinin tespiti amacıyla alınan AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 16/01/2023 tarihli maluliyet raporunda, "...Davacı ...'in 08.03.2021 tarihli yaralanması neticesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %0(sıfır) olduğu, 2(iki) hafta süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, başkasının yardımına ihtiyacı olmadığı, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” nin 12. maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı..." yönünde görüş bildirildiği, davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti bakımından alınan 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, "...Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, %75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, %25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş bildirildiği, talep edilen maddi tazminatın hesaplanması bakımından alınan 03/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, "...Davacı ...'in dava konusu trafik kazası sonrası hastanede görmüş olduğu tedavi ve tetkikler nedeni ile sağlık harcamasının kurumları olan SGK tarafından karşılandığı, ...'in dava konusu kaza sonrasında maluliyet hesaplanmasında; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında kişinin özür oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2 (iki) hafta süreyle iş göremez olarak kaldığı, kalıcı veya geçici surette başka birisinin yardımına ihtiyacı olmadığı, toplam yol gideri masrafının 872,5-TL olduğu, davalı araç sürücüsünün kusuruna tekabül eden zarar miktarının ise 654,37-TL olduğu, kişinin devam eden diş sorunuyla ilgili olarak diş hekimi bilirkişisinden fikir alınması, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 430.000,00-TL olduğu, davacı tarafça arabuluculuk görüşmesinden önce başvuru yapılmamış olması halinde, davalı sigorta şirketinin 01.04.2022 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, davacının 08.03.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan yaralanması nedeniyle, A.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.01.2023 tarihli raporda, davacının 08.03.2021 tarihli yaralanması neticesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %0 (sıfır) olduğu tespit edildiğinden, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının ise 1.318,75-TL olduğu tespit edilmekle birlikte, davalı sürücünün kusuruna tekabül eden zarar miktarının ise 989,06-TL olduğu..." yönünde görüş bildirildiği, davacının diş yaralanması nedeniyle oluşan ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin tespiti amacıyla mahkemece diş hekimi bilirkişiden alınan 12/01/2024 tarihli raporda, "...Yapılması planlanan üç adet Üst Segment Kemik İçi implant (...) dışındaki tüm tedavilerin SGK tarafından karşılandığı, olay tarihi itibariyle yürürlükte olan Sağlık Uygulama Tebliği Ek 2 Ç Diş Tedavileri Puan Listesine göre SGK tarafından karşılanan tedavilerin bedelinin 380,88 TL olduğu, dosya içeriğinde davacı ...'in diş tedavilerine yönelik olarak çekilmiş herhangi bir panoramik veya periapikal film mevcut olmadığı, dava konusu kaza nedeniyle dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenerek diş hasarına ilişkin implant ve diğer tedaviler için SGK tarafından karşılanmayan ve yapılması gerekli tedavi giderlerinin hesaplanmasının ... Özel Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Hekimi Prof. Dr. ... tarafından sunulan tedavi planı ve ücretlendirme tablosunun esas alınarak yapıldığı, olay tarihi olan 08.03.2021 Günü Saat 15:30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki ... Cumhuriyet Merkez Bankası Efektif Satış Kuruna göre 1 Euronun 9,0506 TL olduğu, olay tarihi olan 08.03.2021 de yapılması halinde üç adet (...) Üst Segment Kemik İçi implant ve uygulama bedelinin 3 X 1000 Euro X 9,0506 TL = 27.151,80 TL olduğu, Değerlendirme bölümünde de izah edildiği üzere kemik grefti kullanılması durumunda greft, membran ve greftleme işlemi için çıkması muhtemel ek maliyetin hesaplanmasında dosya içeriğinde mevcut bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı..." yönünde görüş bildirildiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "1-Maddi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜNE, 21.018,22 TL bakım ve tedavi masraflarından oluşan tazminatın 01/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Manevi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜNE, 60.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda aleyhe hükmedilen tedavi giderleri poliçe teminatı kapsamına dahil olmayıp davalı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının tedavi giderleri ile bakım giderlerinden 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK'nın 98. maddesi gereği, müvekkil sigorta şirketi değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, bir an davacının iddia ettiği gibi bir yaralanma ve buna bağlı olarak bir hasarı bulunduğu düşünülse dahi davacının davaya konu trafik kazası neticesinde hasar meydana geldiğini hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispat etmesi gerektiğini, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporlarında dava konusu yaralanmanın ve yapılan tedavinin meydana gelen kaza ile arasında ki illiyet bağı araştırılmadan hüküm verilmiş olup, işbu durumun hukuka aykırı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, her halükarda emniyet kemeri kullanmadığı açık olan yolcunun müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerekmekteyken işbu yöndeki itiraz ve beyanları değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararında hatalı olan bir diğer hususun ise faiz ve faiz başlangıç tarihleri olduğunu, yerel mahkemece; "...21.018,22 TL bakım ve tedavi masraflarından oluşan tazminatın 01/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili..." şeklinde hüküm kurulduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek üzere, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, ZMSS'yi yapan sigortacı bakımından trafik poliçesinden kaynaklanmakta olan taleplerde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkili ve diğer kazalı araç sürücüleri hakkında kusur değerlendirmesi yapmış olmasına karşılık, yolcu olarak ikamet eden davacı hakkında kemerinin takılmadığı açıkça ortada olmasına rağmen davacı hakkında bir kusur değerlendirmesi yapılmadığından hükümde de müterafik kusur indirimi yapılmamasının isabetsiz olduğunu, davacının yaşanan kaza anında kafasını öndeki koltuğa çarpmış olması dolayısıyla ağız ve diş sağlığı üzerine tedavi gördüğünün belirtildiğini, her sürücünün olduğu gibi yolcuların da emniyet kemerini takması bir zorunluluk olduğu gibi yaşanan elim kazada da davacı kemerini takmış olsaydı yaşadığı zararın gerçekleşmemesini sağlayacağını, hüküm kurulurken Ankara Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 16/01/2023 tarihli raporun dikkate alınmadığını, 16/01/2023 tarihli adli tıp raporunda, kişinin engel oranının %0 olduğunun tespit edildiğini, alınan 12/01/2024 tarihli raporda ise, davacının tedavi giderleri "Olay tarihi olan 08.03.2021 de yapılması halinde üç adet (...) Üst Segment Kemik İçi implant ve uygulama bedelinin 3 X 1000 Euro X 9,0506 TL = 27.151,80 TL olduğu" şeklinde tespit edildiğini, davacının gördüğü tedavi ve yaşanan kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının araştırılmadığını, davacının dava dilekçesinin 4 nolu ek'inde yer alan 04/12/2021 tarihli doktor ...’ın ön tanı ve tedavi reçetesine bakıldığında 21,2,3,12,31 numaralı dişler hakkında değerlendirme yapılmışken, her nedense implant tedavisi uygulanan dişler ön diş olarak tanımlanan estetik kaygılar ile yapılan 11,12 ve 42 numaralı dişler olduğunu, bunun da haricinde 16/01/2023 tarihli adli tıp raporunda ve 23.05.2021 tarihli durum bildirir raporda diş polikliniği tarafından yapılan muayene sonucunda yanlış uygulama tanısının da girildiğini, iddia edilen zararın sebebi aslında medikal malpraktise de ilişkin olabileceğini, hükme esas alınan 12/01/2024 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli olmamakla birlikte yapılan hesaplamanın davacının tedavisi sırasında lazım gelen tıbbi malzeme fiyatından değil üst segment bir malzemeden fahiş olarak yapıldığını ve bu fiyat üzerinden hatalı hüküm kurulduğunu, fakat dava dilekçesinde de görüleceği üzere yol gideri talep edilmediğini, iddia ve taleplerin genişletilmesi ve değiştirilmesi mümkün olamayacağından hüküm altına alınan yol giderinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, yerel mahkemece, davacının diş tedavisine ilişkin olarak gördüğü tedavilerin kayıtlarının ilgili hastanelerden getirtilmesiyle Adli Tıp Kurumu'ndan davacının dişlerinde oluşan arazlar ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda açık, net ve denetime elverişli nitelikte rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki eksiklikler giderilerek, kararın davalılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle oluşacak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 28/05/2024 tarihli, 2022/489 Esas - 2024/563 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/39366 Esas sayılı dosyasına depo edilen 75.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.