3. Hukuk Dairesi 2021/3799 E. , 2022/1961 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz …
**3. Hukuk Dairesi 2021/3799 E. , 2022/1961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 08/03/2022 tarihinde taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 27/07/2013 tarihli ve 28720 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Genel Aydınlatnma Yönetmeliği uyarınca, genel aydınlatma tesislerinin mülkiyeti TEDAŞ'a ait olmak üzere, işletme hakkının ilgili dağıtım şirketlerine iz bedelle devredileceğinin hüküm altına alındığını, gerekli aydınlatma giderlerinden sorumluluğun ise, Mülga Genel Aydınlatma Yönetmeliği Geçici 1 inci madde hükmü gereği, şehir içinde ilgili belediyelere, şehir dışında ise ilgili il özel idaresi veya büyükşehir belediyesine ait olduğunu, bu nedenle davaya konu genel aydınlatma giderlerinin kendilerinden talep edilemeyeceğini ileri sürerek; aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı; davaya konu tesislerin aydınlatma giderlerinden davacının sorumlu olduğunu, tüketime esas fatura bedellerinin ödenmediğini, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı aleyhine icra takibi başlatmakta haklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; Genel Aydınlatma Yönetmeliği hükümlerine göre, sadece yerleşim yerleri içinde bulunan karayolları aydınlatma tesislerinin genel aydınlatma kapsamında değerlendirilebileceği, dava konusu tesislerin de meskun mahalde kaldığı, tesislerin 2013 yılı sonuna kadar davalı şirket tarafından devralınması gerekirken, devir işleminin davalının kusurundan kaynaklı olarak 2015 yılında gerçekleştirildiği, bu nedenle devir öncesi dönem için tüketim bedellerinden davacı idarenin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının davaya konu icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar, davalı tarafın istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesince; taraflar arasında düzenlenen protokole konu tesislerin genel aydınlatma kapsamında kalıp kalmadığı hususunda yerel mahkeme tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu hususun açıklığa