7. Ceza Dairesi 2021/3233 E. , 2024/11830 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/553 E., 2016/561 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ... ve ... hakkında 22.01.2015 suç tarihli eylem yönünden mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi 2.Sanıklar ... ve ... hakkında 28.12.2014 suç tarihli eylem yönünden beraat 3.Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında 22.01.2015 suç tarihli eylem yönünden beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : …
**7. Ceza Dairesi 2021/3233 E. , 2024/11830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/553 E., 2016/561 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ... ve ... hakkında 22.01.2015 suç tarihli eylem yönünden mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi 2.Sanıklar ... ve ... hakkında 28.12.2014 suç tarihli eylem yönünden beraat 3.Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında 22.01.2015 suç tarihli eylem yönünden beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, sanık ... hakkında alt sınırdan ceza tayinine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanıkların temyiz istemleri, olayla ilgilerinin bulunmadığına, suçsuz olduklarına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE A.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki 28.12.2014 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Olay günü güven timlerince yapılan devriye sırasında sanıkların bulunduğu ... plakalı araçtan şüphelenilmesi üzerine durdurulmuş, aracın arka koltuğu üzerinde 3 adet ağız kısmı bantlı koli ve 1 adet siyah poşet görülmesi üzerine yapılan aramada suça konu muhtelif marka çok sayıda bandolsüz kaçak içki ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, araçtaki içkilerden haberinin olmadığını, bu eşyaların sanık ...'e ait olduğunu beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, yakalanan içkileri içmek için aldığını, diğer sanık ...'in olayla ilgisinin bulunmadığını, gezmek amacıyla yanında olduğunu beyan etmiştir. Suçta kullanılan nakil aracı hakkında iddianamede müsadere talep edilmediği gibi, mahkemesince de bu hususta herhangi bir hüküm kurulmadığından katılan vekilinin bu husustaki temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde söz konusu arama işlemine esas olmak üzere sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması gözetilerek, somut olayda araçta yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanıkların savunmasında atılı suça yönelik ikrarlarının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetildiğinde atılı kaçakçılık suçundan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 22.01.2015 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın arama yapılan çatı katının altında bulunan 10 numaralı dairede ikamet ettiği, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında sahte içki üretimine katıldıklarına dair ihbar olmadığı, arama sırasında tesadüfen arama yapılan çatı katında bulunduklarına dair savunmaların aksine diğer sanıklar ... ve ...'ın eylemlerine iştirak ettilerine dair mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C.Sanıklar ... ve ... Hakkında 22.01.2015 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden [adres satırı maskelendi] Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, ...'ın babası olduğunu, babasının çağırması üzerine amcasının oğlu olan ...'ın yaşadığı binanın çatı katına gittiğini, burada içki imalathanesi olup olmadığını bilmediğini, babasının nakliyecilik yapması nedeniyle taşınacak koli olduğunu söylediğini, ...'ın komşusu olduğunu beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, ...'ın oğlu, ...'ın ise yeğeni olduğunu, ... ve yeğeninin olayla ilgisi olmadığını, nakliyatçılık yaptığını, kahvehaneden tanıdığı ... isimli şahsın malını taşımak için gittiğini, kaçak içki olduğunu bildiğini ancak kendisine ait olmadığını, oğlu ...'in koliyi indirmek için geldiğini, yeğeninin ise zaten o binada ikamet ettiğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, sanık ...'ın amcası olduğunu, olayla ilgisinin olmadığını, aynı apartmanda oturduğu için orada olduğunu, olay günü çatıda kuşlarını uçurduğunu, polis gelince heyecanlanıp kaçtığını beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuk savunmasında, suçlamayı kabul etmemiştir. İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvarının muayene ve analiz raporuna göre içkilerin içerdikleri alkol ve metil alkol değerleri nedeniyle standart değerlere uygun olmadıkları belirtilmiştir. Dosyada bulunan 10.02.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, alınan numunelerin Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçeçekler Tebliğine uygun olmadıkları, yurt dışı menşeili markaların yurt içinde yasa dışı yollardan üretilen taklitleri olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın bandroller üzerinde yaptıkları incelemede sahte oldukları tespit edilmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif " değer aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu sahte içkileri ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suça konu içkilerin alkol ve metil alkol değerleri nedeniyle standart değerlere uygun olmadıkları, yurt dışı menşeili markaların yurt içinde yasa dışı yollardan üretilen taklitleri olduklarının anlaşılması karşısında sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrasındaki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3.Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki mahkûmiyetinin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmekle birlikte 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında ilam ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi ve neticesine göre söz konusu ilamın 5607 sayılı Kanun'un 5/3. madde ve fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki 28.12.2014 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Hükümleri ile Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 22.01.2015 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar ... ve ... Hakkında 22.01.2015 Suç Tarihli Eylem Nedeniyle Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık ... ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.