11. Ceza Dairesi 2023/6727 E. , 2024/1774 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/233 Değişik İş SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 …
**11. Ceza Dairesi 2023/6727 E. , 2024/1774 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/233 Değişik İş SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2018/551 Esas, 2019/326 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2023/233 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.02.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/18240 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115592 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115592 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d ve 52/2-4. maddeleri gereğince 6 yıl hapis ve 12.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/07/2019 tarihli ve 2018/551 esas, 2019/326 sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02/10/2020 tarihli ve 2019/2208 esas, 2020/1605 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini müteakip, bu defa istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06/04/2022 tarihli ve 2021/40764 esas, 2022/5905 karar sayılı ilâmı ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini takiben, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2023 tarihli ve 2018/551 esas, 2019/326 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/02/2023 tarihli ve 2023/233 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın hileli söz ve davranışlarla katılandan 235.000,00 Türk lirası bedelli senet alıp, söz konusu senede istinaden katılan aleyhinde icra takibi başlatmak suretiyle haksız yarar sağladığından bahisle açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından verilen 12/01/2023 tarihli yargılamanın yenilenmesi talep dilekçesinde, katılan tarafından 14/09/2021 tarihinde yapılan CİMER başvurusunda katılanın somut olayı ağabeyi olan...'un yönlendirmesi neticesinde kendisinin ve dosyada tanık olarak ifadeleri alınan...,... ..., ... ve ...un gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarına ilişkin beyanda bulunduğu, bu beyanlarına dair ... ve ...ile arasında geçen mesajlaşmalara ilişkin mesaj dökümlerini sunmuş olduğu, bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan incelemede katılan ... hakkında iftira suçundan, tanıklar ...ve ... hakkında yalan tanıklık suçundan ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/314 esas sayılı dosyasında derdest olan kamu davası açıldığı nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesinde yer alan “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan ve yukarıda bahsedildiği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 2018/30168 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü hakkında, "...şikayetçinin yapmış olduğu başvurusunda, şüpheliyi ... ...ilçesindeki ... Kentinin kazı çalışmalarında birlikte çalışması nedeniyle tanıdığını, kendisinin çocuğunun olmadığını şüpheliye anlattığını, şüphelinin bu durumla ilgili yardım edeceğini söyleyerek hastaneye götürdüğünü, hastanede başvuru sırasında bazı belgeler imzalattığını, daha sonra hakkında ... 15. İcra Müdürlüğünün 2018/9655 esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını öğrendiğini, bu icra takibine ilişkin belgeyi şüpheliye götürdüğünü, şüphelinin belgeye baktıktan sonra önemsiz birşey deyip yırtıp attığını, bu senedin şüphelinin hastanedeyken imzalattığı belgelerden biri olabileceğini, şüpheliye böyle bir borcunun olmadığını ayrıca olay sonrası iş yerinde şüpheliye tanıkların yanında bu durumu sorduğunda kendisine, benim senden alacağım yok, senedi avukat takibe koymuş dediğini belirterek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ...her ne kadar senet üzerindeki imza şikayetçiye ait ise de tanık beyanları, şikayetçinin belgenin hastanede şüphelinin başka belgeleri imzalatması sırasında imzalanmış olabileceği iddiasına ilişkin şüphelinin çelişkili beyanları, senedin düzenleme tarihinde şüphelinin hükümlü olması, şikayetçinin icra takibine ilişkin bilgi sorması sırasındaki icra takibini gizleme eylemleri, tanıklar huzurunda şikayetçiden alacağı olmadığına dair beyanı dikkate alındığında şüphelinin hile ile şikayetçiden aldığı seneti icra yoluyla tahsil etmeye çalıştığı ve üzerine atılı suçu işlediği..." denilmek suretiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2018/551 Esas, 2019/326 Karar sayılı kararı ile; "...sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, tanıkların katılanın beyanını destekler nitelikteki beyanları, katılanın iddiasını doğrulayacak şekilde sanıkla katılanın hastaneye gittiğine dair 04.10.2018 tarihli görüntü inceleme tutanağı, senedin ön yüzündeki yazıların sanık ...'in elinin ürünü olduğu arka yüzündeki ... ciranta yazısı ve altında atılı bulunan ciranta imzasının sanık ...'in elinin ürünü olduğuna dair 05.12.2018 tarihli uzmanlık raporu ve ... 15. İcra Müdürlüğünün 2018/9655 esas sayılı dosyası ile anlaşılmakla; sanık ...'in katılanı kandırarak bir takım belgeleri katılana imzalatarak hukuka aykırı bir şekilde elde ettiği imzalı kağıdı hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurarak 235.000.00 TL bedelli senet haline getirdiği daha sonra bu senet ile katılana karşı ... 15. İcra Müdürlüğünün 2018/9655 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı böylelikle sanığın resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşu olan icra dairesi araç olarak kullanmak suretiyle senedi takibe koyarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği..." gerekçesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile 6 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/2208 Esas, 2020/1605 Karar sayılı kararı ile; "...sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise; sanık hakkında düzenlenen iddianamenin incelenmesinde, gerek sevk maddelerinin gösterildiği kısımda, gerekse anlatım kısmında sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir davanın bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle mahkemece sanığa ek savunma hakkı verilerek TCK'nın 209/2. maddesi yollamasıyla 204/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ancak bu hususun davanın yeniden görülmesini ve olayın daha ziyade aydınlatılmasını gerektirmediği, Dairemizce sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08/07/2019 tarih 2018/551 Esas-2019/326 Karar sayılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmasına, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı anlaşıldığından bu yönden hüküm kurulmasına yer olmadığına, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ilk derece mahkemesince suç duyurusunda bulunulmasına..." karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/2208 Esas, 2020/1605 Karar sayılı kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/40764 Esas, 2022/5905 Karar sayılı Kararı ile; "Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddine..." karar verilmiştir. 5. Hükümlü müdafiinin dilekçesi ile; "...katılan ... tarafından Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) verilen 14.09.2021 tarihli başvuru dilekçesi incelendiğinde, başvuru içeriğinin samimi bir ikrar niteliğinde olduğu, lehine açılan tüm davaların abisi... tarafından baskı ve şiddet uygulanmak suretiyle vekaletname çıkartılıp, adına tüm işlemlerin abisi tarafından yapıldığı, abisinin yaptığı kirli işlemleri, kendi adını ve imzasını kullanarak yaptığını, paraları abisinin aldığını, senetlerde kendisini borçlu gösterdiğini, ... İcra Müdürlüğünün 2020/76761 nolu dosyasında para alındığını, borçlu olarak abisinin kendisini gösterdiğini ve parayı abisinin aldığını, ... 5. Ağır Ceza mahkemesindeki ifadelerini abisinin ve avukatın söylediğini, abisinin bu mahkemede dinlenen tanıklara tanıklık yapmalarına karşılık 2.500 TL para verdiğini, mahkemenin yanıltıldığını beyan etmesi ve mahkemenin mahkumiyet konusundaki kanaatini güçlendiren tanıkların yalan tanıklıkta bulunmaları, yargılamanın yenilenmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleştiğini ortaya koymaktadır..." denilerek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. 6. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2018/551 Esas, 2019/326 Karar sayılı ek kararı ile "...yargılamanın yenilenmesini gerektirecek nedenlerin bulunmadığı..." gerekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi istemi kabule değer görülmediğinden reddine karar verilmiştir. 7. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2023/233 Değişik İş sayılı kararı ile ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2018/551 Esas, 2019/326 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. 8. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılamanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılamanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir... " denilmektedir. 9. 5271 sayılı Kanun'un "hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava; "yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa" ve aynı Kanun'un (b) bendinde ise; "yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa" hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür. hükümleri yer almaktadır. 10. 5271 sayılı Kanun'un "bir suça dayanan yenileme istemlerinin kabulü koşulları" başlıklı 316 ncı maddesinin birinci fıkrası; "Bir suç iddiasına dayandırılan yenileme istemi, ancak bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmiş veya mahkûmiyeti gerektirecek nitelikte kuvvetli delil bulunmaması dışında bir nedenle ceza soruşturmasına başlanamamış veya sürdürülememişse kabul edilebilir. Bu madde, 311 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde yazılı hâlde uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. 11. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü müdafiinin Dairemize sunulmak üzere gönderdiği 04.01.2024 tarihli dilekçesi ile Dairemizin 06.04.2022 tarihli ve 2021/40764 Esas, 2022/5905 Karar sayılı ilamına yönelik 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilmesi talebinde bulunduğundan, dilekçenin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilebileceği gözetilerek yapılan inceleme; katılan ...'un 14.09.2021 tarihli dilekçesinin temyiz aşamasında incelendiği ve 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında yeni delil mahiyetinde olmadığı, katılan ... hakkında iftira suçundan, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2019 tarihli ve 2018/551 Esas, 2019/326 Karar sayılı dosyası kapsamında tanık olarak dinlenen ... ve ...hakkında ise yalan tanıklık suçundan açılan kamu davasının, ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2023/314 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 316 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, bu aşamada 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden herhangi birisinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2024 tarihinde karar verildi.