4. Hukuk Dairesi 2013/16024 E. , 2014/10703 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/06/2013 NUMARASI : 2009/1248-2013/697 Davacı N.. G.. vekili Avukat M. Ce.. tarafından, davalı M.. O.. aleyhine 20/10/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle…
**4. Hukuk Dairesi 2013/16024 E. , 2014/10703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 11/06/2013 NUMARASI : 2009/1248-2013/697 Davacı N.. G.. vekili Avukat M. Ce.. tarafından, davalı M.. O.. aleyhine 20/10/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının eşi hakkında yapılan icra takibi nedeniyle evinde haciz işlemi uygulandığını, haciz zaptı hacizde bulunanların önünde imzalanmasına rağmen, davalının kendisi hakkında hacizli evraka sahte imza attığı iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, şikayet nedeniyle idari soruşturmaya uğradığını belirterek, kişilik değerlerine saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafından haciz tutanağının ikinci sayfasındaki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülmüş ise de; ceza dosyasında yapılan imza incelemesi sonucunda atılan imzanın kendisine ait olduğunun belirlendiğini, davalının haksız olarak suç duyusunda bulunması nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.