davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 14.11.2014 tarihli, ... numaralı, 5.038.20 TL miktarlı, bedeli düzenlendiği anda ödenmiş kapalı faturayı icra takibine konu ettiğini, ödeme emrinin tebliği üze
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun süredir ticari araç yedek parçaları konusunda üretici ve tedarikçi olarak faaliyette bulunduğunu, davalılardan ...'ın, müvekkil şirkette atanmış müdür olarak çalışmakta iken şirketin tür değiştirmesi ile 01.08.2016 tarihinden itibaren şirket genel müdürü olarak çalışmaya devam ettiğini, davalının 100.000 USD veya 100.000 USD karşılığı Euro ve Türk lirasına kadar şirketi münferiden, bu bedeli aşan işlemlerde ise ... ile müştereken temsile yetkili olduğunu, davalı ...'ın görevine 03.07.2017 tarihinde son verildiğini, davalının görevde olduğu dönemde 99.402,26 USD bedelli yedek parçanın yurt dışında bulunan ... Limited isimli şirkete satışı için anlaşma yaparak, anlaşma kapsamında malın alıcının belirttiği ... çekici plakalı ... dorse plakalı araca yüklediğini, aracın emtiayı Estonya merkezli ... Ltd. şirketine malları ulaştırmak üzere 17.08.2015 tarihinde yola çıktığını, ancak ürünlerin müşteriye teslim edilmeyerek kaybolduğunun belirlenmesi üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu,, Başsavcılıkça olayın ülke sınırları içinde gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilince olay nedeniyle ayrıca İstanbul İnterpol Europol Şube Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, ancak bu başvurudan da TIR'ın akıbeti ile ilgili olumlu sonuç alınamadığını, yükleme yapılan TIR bilgilerinin alıcı tarafından bildirildiğine dair her hangi bir belgenin bulunmadığını, bahse konu ürünlerin ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğunu, ancak poliçede "Sebebi belirsiz, açıklanamayan kaybolmalar" teminat harici tutulduğundan 03.10.2016 tarihli cevabi yazı ile sigorta şirketinin tazminat talebini reddettiğini, davalı müdürün Cumhuriyet Başsavcılığı ve İnterpol Şube Müdürlüğünde yer alan ifadelerinde "müşterinin belirttiği tıra yükleme yapıldığı" şeklinde beyanda bulunmasına rağmen, nakliye şirketine karşı dava zamanaşımı süresi olan bir yıl geçtikten sonra, bu defa Savcılığa verdiği ifadesinde, kayıp TIR'ın diğer davalı ... Ltd. Sti. tarafından temin edildiğini beyan ettiğini, nakliye şirketi ve sigortacıya gönderilen ihtara cevap verilmediğini, davalının, "nakliye şirketinin mali durumu iyi olmadığından dava kazanılsa bile tahsil sıkıntısı yaşanacağına, bu yüzden zararın tazmini için, araca ve mala ne olduğunun ortaya çıkarılması yönünde yurt dışında gerekli takip ve müracaatı yaptığına" dair ifadelerinin bulunmasına rağmen, yurt dışında bu yönde her hangi bir iş veya işlem yaptığına dair evraka da rastlanılmadığını, davalı ... Ltd. Şti. ile yapılan yazılı bir anlaşma olmadığını, ancak 09.03.2015 tarihli e-mail ile "Gümrüklü Taşıma Teklifi" gönderilerek kayıp tırın plaka ve yükleme bilgilerinin bu davalı tarafından bildirildiğine dair e-mail olduğunu, kayıp tırdaki ürünlerin 99.402,26 USD değerinde olduğunu ve pasaport fotokopisi karşılığı tanınmayan yabancı bir şoföre teslim edildiğini, davalı müdürün basiretli bir yöneticiden beklenmeyecek işlemler yaparak, yazılı taşıma sözleşmesi yapmaksızın, taşıma veya yük senedi düzenlemeden, kendi beyanlarıyla yükü pasaport fotokopisiyle teslim etmesi, savcılık ve interpole verdiği beyanlarında diğer davalıyı koruyucu beyanlarda bulunması, zamanaşımı süresinin dolmasına kadar diğer davalıyı koruyucu şekilde hareket etmesi nedeniyle görevini gereği gibi yapmadığını, müdürün davranışlarının açıkça kötü niyetli olduğunu ve verilen zararlardan (e)TTK'nın 342. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, TTK'nın 855. maddesi gereğince davalı taşıyıcının kasıt veya pervasızca hareketi sonucu emtianın tümden zayi olması nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu, davalı şirketin gönderdiği aracın kayıp olmasına rağmen hiç bir işlem yamadığını, sürücünün kimlik bilgilerine ilişkin bilgi vermediğini, emtianın zayi olmaması için gerekli tedbirleri almadığını, taşımanın tüm aşamalarında emtianın taşıyıcı tarafından özenle korunması gerektiğini, davalıların iş birliği içinde hareket ederek emtianın zayi olmasını sağlamaları nedeniyle müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, 99.402,26 USD tazminatın, tahsil tarihindeki kur değeri üzerinden, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde özetle; diğer davalının, davacı şirketin müdürü olduğu dönemde Estonya’da bulunan ... Limited Şirketi’ne ulaştırılmak üzere Litvanya merkezli ... isimli alıcıya ürün satışını gerçekleştirdiğini, davacının, müvekkili şirketin taşıyıcı olduğunu belirtmesine rağmen müvekkilinin taşıyıcı olmadığını, TTK'nın 850. maddesinde, taşıyıcının, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişi olarak tanımlandığını, davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi, fatura, gümrük kaydı, taşıma senedi veya yük senedi bulunmadığından müvekkilinin taşıyıcı olarak sorumlu tutulamayacağını, diğer davalının 22.02.2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı ve 1457 başvuru numaralı İnterpol Şube Müdürlüğünde alman ifadelerinde, alıcı firma ile aralarındaki anlaşmaya göre alıcı firmanın belirlediği yabancı nakliye firmasına ürünleri yüklendiğini belirttiğini, ifadelerin hiçbir yerinde müvekkil şirketin adı dahi geçmediğini, ayrıca sürücü ...'in müvekkili şirketle hiçbir ilişkisinin bulmadığını, davalı şirketin 2001 yılından beri uluslararası taşımacılık faaliyetini yerine getirdiğini, müvekkili ile davacı şirketin belirli dönemlerde ticari iş yaptığını, dava dilekçesinde sunulan 09.03.2015 tarihli mail aracılığıyla müvekkili şirketin gümrüklü taşıma teklifi gönderdiğini, sonrasında müvekkile herhangi bir geri dönüş yapılmadığından bu teklif kapsamında aralarında ilişki kurulmadığını, müvekkilinin davacı şirkete 13.08.2015 tarihinde, aralarındaki hatır ilişkisine istinaden malların yüklendiği TIR'ı gümrükte kontrol etmek için TIR'ın plakalarını teyit eden bir mail attığını, davacı tarafın müvekkilin iyi niyetini suistimal ederek sorumlu olmadığı bir zararın tazminini istediğini, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında iş ilişkisinin halen devam ettiğini, dava dilekçesinde dayanaksız olarak müvekkilinin diğer davalıyla birlikte hareket ettiğinin belirtildiğini savunarak, müvekkili aleyhindeki davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını ve TTK'nın 553. maddesi anlamında hiç bir sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, TTK'nın 560. maddesi gereğince davanın iki yıllık sürede açılması gerektiğini, tırın 2015 yılı Ağustos ayında kayıp olduğunu, şirket ve dava dışı müdür ...'nın olayı başından beri bilmesi nedeniyle zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının ürün satışı yaptığı, davacı ile dava dışı alıcı ... firması ile eskiden beri ticari ilişkisinin bulunduğunu, davacı ile alıcının birlikte ürünlerin alıcının bulduğu nakliye şirketiyle gönderilmesi konusunda anlaştıklarını, Litvanya'da bulunan alıcının ürünlerin taşınması için davalı ... A. Ş. ile anlaştığını, ürünlerin taşıma rizikolarına karşı ... Sigorta tarafından sigortalandığını, ayrıca ürünlerin diğer davalı taşıyıcı tarafından da sigortalandığını, buna ilişkin davalı şirket yetkilisi ... tarafından elektronik posta gönderildiğini, davacıya ait faturalı malların davalı şirketçe gönderilen araca 17.08.2015 tarihinde yüklendiğini, aracın 18.08.2015 tarihinde Estonya'ya gitmek için Türk gümrüğünden çıkış yaptığını, ancak ürünlerin hiç bir şekilde Estonya'daki alıcı olan ... Ltd. isimli şirkete teslim edilmediğini, taşımanın davalı şirket bünyesindeki ... tarafından organize edildiğini, anılan kişinin ürünlerin teslimi gereken 24.08.2015 tarihinden 4-5 gün sonra müvekkilini arayarak TIR'ın Romanya'da kayıp olduğunu bildirdiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmalarda, Romanya'da davalı şirketin ayarladığı isimde bir şirketin bulunmadığının anlaşılması üzerine davacı şirketin dolandırıldığının anlaşıldığını, müvekkilinin 2008 yılından bu yana davalı şirkette özen yükümlülüğüne uygun şekilde çalıştığını, çalışma süresince şirketin sürekli kâr ettiğini, olaydan sonra dahi şirketin kârından müvekkiline ödeme yapıldığını, aracın kaybından sonra müvekkilinin şirket adına suç duyurusunda bulunduğunu, olayın yurt dışında gerçekleşmesi nedeniyle yurt dışındaki hukuki girişimlerin de müvekkilince yapıldığını, ancak şirketin ortağı ve aynı zamanda sınırsız yetkili müdürü olan ...'nın avukatlık masrafların çok bulması nedeniyle davaların açılamadığını, işin anılan kişi tarafından takip edilmediğini, müvekkilinin şirketin yetkili müdürünü bir çok kez bilgilendirmesine karşın şirketçe bir tasarrufta bulunulmadığını, müvekkilinin şirketin avukatlarıyla birlikte zararın tazmini için sigorta şirketi ve diğer davalıya başvurularda bulunduğunu, müvekkilinin özen yükümlülüğünü fazlasıyla yerine getirmesine rağmen zarardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olacağını savunarak, müvekkili aleyhindeki davanın reddini istemiştir.