Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2111 E. , 2024/5550 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2111 Karar No : 2024/5550 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2111 E. , 2024/5550 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2111 Karar No : 2024/5550 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan maden sahası ile ilgili "... ruhsat numaralı kalker ocağı kapasite artışı" projesi için ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; proje sahasında açık işletme uygulanacağı, üretimin delme-patlatma yapılarak gerçekleştirileceği, bölgede kapatılan taş ocaklarının rehabilitasyonuna hemen başlanılması gerektiği yönünde raporların olması, yerleşim alanı merkezine kuş uçuşu mesafenin 1270 metre, kopuk yerleşime ise kuş uçuşu 960 metre mesafede olduğu, önceki çalışma alanının-eski maden ocağı sahasının olduğu haliyle atıl bırakılması halinde heyelan ve çökmelerin meydana gelebileceği, proje sahasında nesli tehlike altında türler bulunmaması, proje bölgesinde 12 adet kalker ocağı ve kırma eleme tesisi bulunduğu gibi bu tesislerin çok büyük oranda birbirine yakın-iç içe olduğu, ilgili tüm kuruluşların görüşlerine başvurulması, kalker ocağı kapasite artışı proje sahasının bulunduğu alanda 2863 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilebilecek taşınır veya taşınmaz herhangi bir kültür varlığına rastlanılmaması, proje alanı ve yakın çevresinde çeşmelerin tamamına su isale hatları ile yüksek kotlardan su getirilmesi, bu sebeple de yapılacak madencilik faaliyetlerinin üst kottaki su kaynaklarını -çeşmeleri etkilemesinin söz konusu olmadığı değerlendirilerek ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan "... ruhsat numaralı kalker ocağı kapasite artışı" projesi için... İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına verilen ... tarih ve ... Sayılı " Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Projenin hayata geçirilmesi halinde bölgeye verilen zararın katlanarak artacağı bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen davanın reddine karar verildiği, mevcut bilirkişi raporunda ÇED Raporunda yer verilen önlemlerin alınması halinde projenin herhangi bir zarara yol açmayacağı ifade edilmişse de bölgedeki maden ocaklarının çokluğu ve projenin yaklaşık 50 yıl sürecek bir proje olduğu dikkate alındığında, söz konusu raporda çevreye verilecek genel zarar göz ardı edilerek değerlendirme yapıldığı, ÇED Raporunda belirtilen önlemler ve tedbirler alınmadığı takdirde çevreye verilecek geri dönüşü olmayan zararların bilirkişi raporunda tespit edildiği, projenin hayata geçirilmesi halinde alanın genişlemesi sonucu bölgenin tamamen atıl hale geleceği, artarak devam eden şikayetlere istinaden, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün koordinasyonunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Kuzey İç Anadolu Temiz Hava Merkezi Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışma sonucunda hem ... Mahallesi hem de ... Mahallesi'nde mobil hava ölçüm istasyonu ile ölçümler yapılarak Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği'nde belirtilen toz (PM 10) parametresinin hem ... Mahallesi hem de ... Mahallesi izin limit değerlerini aştığının tespit edildiği, ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararıyla, davaya konu projeyi de kapsayan alanda mevcut çalışan tesislerde, planlanan kapasite veya alan artışı ile ilave tesislere izin verilmemesi yönünde karar alındığı, ... İlçesi sınırları içinde bulunan taş ocaklarının meskun sahaya yakın olması sebebi ile patlatma ve kırma işlemleri sırasında ocakların çevresinde ikamet eden vatandaşların yapılarında maddi hasarlar meydana geldiği ve sağlıklarının olumsuz yönde etkilendiği, ayrıca patlatmaların havaya yaydığı toz ve dumandan dolayı hava, su, tarım, hayvancılık, ekonomi ve yakın çevresindeki tüm yaşamın ciddi şekilde zarar gördüğü, tüm bu olumsuz etkilere rağmen eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu projenin yöre halkına, mevcut çevreye ve sosyal yaşama olumsuz etkileri göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, bölgede yoğun olarak tarım ve hayvancılık yapıldığı, sürdürülebilirlik kavramının taş ocakçılığı bağlamında da göz ardı edilmemesi gereken önemli bir husus olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca ek bilirkişi incelemesinin Dairemizce yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin yeterli olmaması nedeniyle maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, gereği görüşüldü İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan maden sahası ile ilgili "... ruhsat numaralı kalker ocağı kapasite artışı" projesi için ... Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır. Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için Maden Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Harita Mühendisi, İnşaat Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Çevre Mühendisi ve Jeoloji/Hidrojeoloji Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan 12.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 1-Projenin Maden Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi; patlatma tasarımı ve patlatmanın etkileri; delme-patlatma faaliyetlerinin çevre üzerindeki olası etkilerinin, titreşim, hava şoku, taş savrulması, gürültü ve toz şeklinde görüleceği, Yer Titreşimi Sorunu; Proje alanına en yakın yerleşim biriminin 2. Poligonun yaklaşık 85 metre güneyinde ve 3. Poligonun yaklaşık 85 m doğusundaki bağ evi olduğu, ancak ikinci poligonda üretim yapılmayacağı ve sadece pasa depolanacağı ve 3. Poligona 85 metre uzaklıktaki alan da bitkisel toprak depolama alanı olarak kullanılacağından, delme-patlatma ile üretim yapılacak ocağın bağ evlerine olan en yakın mesafesi yaklaşık 310 metre olacağı, buna göre bağ evleri için hesaplanacak yer titreşim değeri (0.939 mm/sn), sınır değer olan (5-12.70 mm/sn) değerinden düşük olacağından dolayı patlatmaların bağ evleri üzerinde olumsuz bir titreşim sorunu yaratması beklenmediği, Hava Şoku Sorunu; kabul edilebilir bir hava şokunun, patlayıcı maddenin, kayanın içine gereğince gömülmesi ile sağlandığı, bunun için delik ağzına yük mesafesine eşit miktarda sıkılama uygulanması gerekeceği, Projede sıkılama boyu 2,69 metre, sıkılama malzemesi olarak da 3 mm-9 mm kırmataş kullanılması planlandığı ve bu sıkılama şartlarında yapılacak patlatmaların olumsuz bir hava şoku problemi yaratmayacağı, Taş Savrulması Sorunu; taş savrulmasının patlayıcı maddenin kaya içine yeterince gömülmemesi (hapsedilmemesi) sonucunda meydana geldiği, buna göre projede zararsız hava şoku için gerekli olan (sıkılama boyu :2,69 metre, sıkılama malzemesi : 3 mm-9 mm kırmataş) koşullarda taş savrulma mesafesinin 48,51 metre olarak hesaplandığı, patlatma yapılacak alana en yakın bağ evi 310 metre uzaklıkta yer aldığı için, bağ evinin taş savrulmasuna maruz kalmayacağının anlaşıldığı, Toz Sorunu; kontrolsüz durumda yapılacak patlatma sırasında oluşacak toz miktarının 1.247,24 kg/patlatma, kontrollü durumda ise 3,43 kg/patlatma olarak hesaplandığı, yapılan modelleme çalışması sonucunda hesaplanan PM 10 (microgram/m), Çöken Toz (mg/m3/gün) değerlerinin sınır değerlerin altında olacağı, Gürültü Sorunu; söz konusu projeye ilişkin gürültü değerleri için 20.06.2022 tarihinde arka plan gürültü ölçümleri gerçekleştirildiği, kapasite artış kapsamında faaliyet alanının çevresinde bulunan yerleşim birimlerinde hissedilecek gürültü değerlerinin, gürültü seviyeleri sınır değerinin altında olacağı anlaşıldığı, ... Belediyesinin ... sayılı HÜİ (Hammadde Üretim İzni) ile işlettiği alanın rehabilite edilmeden terk edilmiş olduğu ve ocakta çok tehlikeli durumlar yaratabilecek yaklaşık 50 metre derinliğinde çukur oluştuğu, bu çukur HÜİ olan sahanın sınırına kadar dayandığından komşu ruhsatlı sahaya (... Madencilik İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'ne ait ... Ruhsat nolu kalker sahası) girilmeden bu alanın rehabilite edilmesinin de mümkün görünmediği, nitekim ... heyeti tarafından yerinde inceleme yapıldıktan sonra hazırlanan,...... tarih ve ... sayılı heyet raporunda;... sayılı HÜİ alanında, akma-kayma meydana geldiği ve nihai ocak eğiminin oldukça fazla olduğu, ocağa kısmen pasa malzemesi döküldüğü, ocak geometrisinin nihai ocak eğimi, basamak yükseklikleri, genişlikleri ve şev açısının Sicil:... sayılı saha ile birlikte işletmecilik yapıldığı takdirde ıslah edilebileceği, ... sayılı HÜİ alanı ile Sicil:... sayılı sahanın maden tek bir projeye dayalı olarak organize edilerek sürdürülmesinin işletme güvenliği açısından, çevre ve görüntü kirliliğinin azaltılması bakımından, hem de rezervin verimli kullanılması adına son derece faydalı olacağı hususlarının belirtildiği, ayrıca ...Üniversitesi Rektörlüğü ... araştırma merkezi ile ... Belediyesi arasında imzalanan ... tarihli ... Belediyesi sınırları içinde kalan taş ocaklarının Mekansal, Çevresel ve Ulaşım Etkileri adlı Araştırma Projesinin öneriler bölümünde kapatılan taş ocaklarının rehabilitasyon çalışmalarına hemen başlanılması önerisine yer verildiği, her ne kadar proje kapasite artış projesi olarak adlandırımışsa da kapasitede bir artış söz konusu olmayacak proje ile yine yıllık 230.000 ton kalker üretileceği, yukarıdaki değerlendirmelerin ışığında, Nihai ÇED raporunda belirtilen taahhütlere ve üretim koşullarına uygun hareket edildiğinde projenin başta toz, gürültü, titreşim, taş savurma ve hava şoku gibi çevresel olumsuzluklara sebep olmayacağı sonucuna varıldığı, 2-Projenin Harita Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi; dava konusu alanın ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.02.2007 tarih ve 525 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli ... İmar Planında ÇED Olumlu Karar Sınırı (31.03.2023) "Tarım Alanları" olarak işaretlenmiş olduğu, Kuzey ve Doğu yönlerde "Ağaçlandırılacak Alan" olarak tanımlanmış ve ... yerleşik alanına kuş uçuşu mesafe 1270 metre, bu yerleşim alanından kopuk yerleşime ise 960 metre mesafe bulnduğu, ayrıca Kuzeydoğu yönde Hafta Sonu (HS) evleri olarak planda ayrılmış iki alana da yaklaşık 1375 ve 1110 metre mesafe bulunduğu, 3-Projenin Meteoroloji Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi; davaya konu tesisin olduğu bölge için meteorolojik verilerin genel değerlendirmesine göre; Meteorolojik verilerin Meteoroloji Genel Müdürlüğü ... Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonundan alındığı ve bu veriler arasında özellikle canlı hayatına yıllar içerisinde olumsuz etkisini yaratabileceği düşünülen öncelikli 1981 - 2018 yılları arası Olağanüstü Hadise/Fevk (hasar) tablosunun değerlendirilmesinde, bölgenin karasal iklime sahip olmasına mütevellit genel olarak şiddetli ve bu şiddete bağlı miktarsal büyük oranda yağışların gerçekleştiği (nem oranı yüksek) ve bu yağışlar ile birlikte Olağanüstü Hadise/Fevk (hasar) raporlarında sel, fırtına ve yer yer su baskınlarının görüldüğü, temin edilen verilerden sıcaklık ve basınç değişimlerinin anlık ve ani oluştuğu, nem oranının yüksek oluşu ve bölgeye düşen güneşlenme süresinin etkileri dikkate alındığında, kapasite artışı projesi için ilgili firmanın bir önceki faaliyet alanının atıl durumda bırakılması ve ocaktaki iş yürütümü esnasında alanı biraz daha genişletmek suretiyle yapılacak patlatmaların ve çalışmaların etkisiyle önlem ve tedbirler alınmadığı takdirde; patlama sonrası oluşacak toz parçacıklarının kitlesel ve boyutsal olarak artabileceği, yağışlar ve sel ile birlikte önceki çalışma alanının kontrolsüz atıl bırakılması halinde; heyelan ve çökmelerin de meydana gelebileceği hususları bölgenin uzun yıllar ölçülmüş mevcut meteorolojik parametrelerden özellikle rüzgar, yağış ve hakim iklim yapısı ile beraber değerlendirildiğinde, ileriki süreçlerde canlı hayatını ve yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek unsurları oluşturabileceği aksi halde ilgili firma tarafından gerekli önlem ve tedbirler alındığında ise, olumlu görüş ve kanaatinde olunacağı değerlendirildiği, 4-Projenin Ziraat Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi; proje alanının yaklaşık % 58'lik bölümünün mevcut madencilik faaliyeti nedeniyle doğal yapısını kaybetmiş durumda olduğu, Proje alanı ve yakın çevresinde "Tabiatı Koruma Alanı, Yaban Hayatı Koruma sahaları, Yaban Hayatı Geliştirme sahaları, Sulak Alan,Yaban Hayvanı Yerleştirme alanı" bulunmadığı, Proje alanının büyük bir kısmının hazine arazileri ve tapulu parsellerden oluşmakta olduğu, proje alanının en batı kısmında ufak bir ormanlık alan bulunduğu, Projeye konu olan alanın mera arazisi niteliğinde olmayıp, alanın tamamının VII sınıf (tarıma elverişsiz araziler) üzerinde bulunduğu, Proje alanı ve etki alanındaki flora ve fauna türlerinin belirlenmesi için 2022 yılı haziran ayında Uzman Biyolog ... ve Uzman Biyolog...tarafından arazi çalışmaları yapıldığı ve rapor hazırlandığı, bu rapora göre, faaliyet alanının ağaçsız step vejetasyonu olarak değerlendirildiği, hakim bitki örtüsünün otsu vejetasyon olduğu, yıllardır süren madencilik faaliyetleri nedeniyle proje alanının doğal yapısını kaybetmiş olduğu, Poligon -1'in batı sınırında yer yer çalılıklar gözlendiği, Proje alanında herhangi bir endemik hayvan türü tespit edilemediği, nesli tehlike altında olan türler bulunmadığı, Proje alanında bulunan Şakayık ve Ayı Gülü olarak bilinen bitkilerin endemik olmayıp yaygın türler olduğu ve nesilleri tehlike altında olmadığı, 5-Projenin Çevre Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi; ÇED Raporu içeriği incelendiğinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesin de, ... Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından 20055401 ruhsat numaralı 77,03 hektarlık sahanın 30,46 hektarlık kısmında kalker ocağı işletmeciliği yapılmakta iken, bu alanın 55,49 hektara genişletilmesinin planlandığı anlaşıldığı, tesisin hali hazırda mevcut izinli 230.000 ton/yıl olan Kırma Eleme Ünitesi mevcut iken üretim kapasitesinde herhangi bir artış yapılmadan sadece 25.03 hektarlık alan artışı planlandığı, yine Rapor içeriğinden, Mevcut Kırma Eleme Tesisi kullanılacağı ve üretim kapasitesinde artış olmayacağı için sahada kullanılacak makine- ekipman sayısında herhangi bir değişiklik olmayacağı anlaşıldığı, alan artışı talebinin gerekçesine bakıldığında, talep edilen alanda daha önce faaliyette bulunan ... Belediyesi tarafından kullanılan kısmın teknik olarak kademelendirmesi/alan ıslahı yapılamaması dolayısı ile bu kısmın da içerisine alınarak hem hammadde üretimi, hem de rehabilitasyon için kademelendirme yapılması planlandığının belirtildiği, yeni talep edilen alanda bulunan kalker malzemesi patlatma yöntemi ile çıkarılarak alana 900 m mesafede bulunan halihazırda mevcut izinli Kırma Eleme Tesisine iş makinaları ile taşınarak üretim gerçekleştirileceği anlaşıldığı, dosya içeriği ve keşif esnasında yapılan incelemeler netice sinde planlanan faaliyetin avantajlarının ve dezavantajlarının aşağıdaki şekilde özetlenebileceği, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde Mart 2024 yılı itibariyle 12 adet Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisinin bulunduğu anlaşıldığı, uydu görüntülerinden ve bölgede yapılan keşiften de anlaşılacağı üzere bu tesislerin büyük oranda aynı bölgede toplanmış olduğu, birçoğunun davaya konu ... Madencilik firması tarafından talep edilen alana da çok yakın durumda olduğu, 12 adet tesisin bu kadar yakın bölgede bir arada olmasının bölgeye çok ciddi bir yük getireceğinin açık olduğu, Çevre Mevzuatı ile getirilen sınırlamaların sıfır kirlilik öngörmediği, bir başka ifade ile ister atıksu ile ilgili mevzuat, ister hava kirliliği ile ilgili mevzuat, isterse gürültü ile ilgili mevzuatlarda belirli bir kirlilik değerine müsaade edilmiş olup, tesislerin faaliyetleri esnasında bu kirlilik sınırının altında faaliyet göstermesi istendiği, bu açıdan bakıldığında bölgedeki her bir tesis bireysel olarak çevre mevzuatına uygun hareket etseler de, her birinden kaynaklanan (yasal sınırın altındaki) kirlilik yükleri birleşerek toplam etkide belirli bir değerin üzerine çıkacakları, daha sade bir dille ifade etmek gerekirse, bölgede bulunan 12 adet benzer tesisten, (çalışma saatleri ve çalışma şekilleri hesaba katıldığında) kaynaklanacak kirliliklerin kümülatif etkisinin bölgeye ciddi kirlilik yük getireceğinin aşikar olduğu, bu konuda ÇED Raporu içeriğinde yeterli bilgi mevcut olmadığı, diğer taraftan ÇED sürecinde ilgili tüm kuruluşların görüşüne başvurulmuş olduğu, nihayetinde olumlu görüşleri alındığı, ancak ... Valiliği'nin (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) proje için sakınca yoktur şeklinde ifade kullanmadığı anlaşıldığı, O ildeki çevre denetimlerini yapmakla görevli, tesislerin çevre izin süreçlerinde rol alan bir kurumun proje için bu şekilde bir görüş beyan etmesinin de, bu kurumun bölgedeki mevcut taş ocaklarına yeni ocak eklenmesine sıcak bakmadığını göstermekte olduğu, bu husus da bölgede taşocakları kaynaklı sorunların / şikayetlerin olduğu hususunu akıllara getirdiği, nitekim bu kurumun web sitesinde yer alan 2019 yılı faaliyet raporu incelendiğinde, ... İlçesine bağlı ... ve ... Mahallelerinde Taşocakları kaynaklı şikayetlerin olduğu, bu amaçla yaz aylarında mobil hava kalitesi ölçüm istasyonu ile hava kalitesi ve toz ölçümlerinin yapıldığı, ölçüm sonucunda bölgedeki madencilik faaliyetleri kaynaklı olarak toz (PM10) değerlerinin sınır değerlerini aştığının belirlendiği, bunun üzerine ilgili kurumlar ile bölgedeki madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması çalışmalarının başlatıldığı ifade edilmekte olduğu, halihazırda zaten bölgedeki mevcut Taşocakları sebebiyle Hava Kalitesi sınır değerleri aşılmış iken, ilave tesislerin açılması ve/veya kapasite artışı yapılmasının bu kirlilik aşım miktarını daha da artıracağı, Bölgede 12 adet Taşocağının faaliyet göstermesi ve bu bölgenin yerleşim alanlarına yakın olmasının mutlaka sorun teşkil edeceği ve şikayetlere maruz kalacağı, netice itibariyle; talep edilen alanın yerleşim yerine daha yakın olması, bölgede çok sayıda Taşocağı ve Kırma Eleme tesisi (12 adet) olması, bu ocakların yakın mesafede ve bir arada olması, proje ömrünün 47 yıl gibi uzun bir süre olması hususları ile, üretim/işleme kapasitesi artışının olmaması, sadece alan artışı olması, kırma eleme işlemlerinin yerleşim alanına daha uzak bir mesafedeki tesiste yapılacak olması, malzeme çıkarılacak alanın bir kısmının daha önce malzeme alınan ve oyuk/çukur bırakılan ıslah edilmesi de gereken alanlar olması hususları, yukarıda zikredilen açıklamalar, projenin çevreye etkileri açısından avantajları ve dezavantajları ile ÇED Raporu içeriği, alınacak önlemler, verilen taahhütler heyetimizce birlikte değerlendirilerek ortak görüş olarak sonuç kısmında belirtileceği, 6-Projenin Jeolojik-hidrojeolojik Değerlendirilmesi; Proje alanında stratigrafik olarak yaşlıdan gence doğru, dolomitik ve kumlu kireçtaşlarından oluşan Orta-Üst Triyas yaşlı ... Formasyonu, metaçakıltaşı, metakumtaşı, metaçamurtaşı, metasilttaşı, metavolkanit, kumtaşı ve kireçtaşlarından oluşan Triyas yaşlı ... Formasyonu ve spilitik bazalt, diyabaz, tüf, aglomera ve volkanik kayaçlardan beslenmeli kumtaşlarından oluşan Orta-Üst Triyas yaşlı Ortaköy Formasyonu yer almakta olduğu, MTA heyelan envanteri haritasına göre, proje alanının 1.75 km doğusunda aktif ve 6 km kuzey doğusunda eski (pasif) bir heyelan bulunmakta olduğu, Proje alanına en yakın diri fay 30,13 km uzaklıktaki ... Fay Zonu'dur. 34,92 km uzaklıkta Olası ... Fayı ve 35,66 km uzaklıkta ise ... Fayı yer almakta olduğu, ÇED dosyasında sahanın yakın çevresindeki yeraltısuyu ve yüzeysuyu noktaları belirlendiği, ... Deresinin proje alanının 2.8 km kuzeybatısında bulunduğu, ... Deresinin ... yerleşimi yakınında ... Deresi ile birleşerek ... Dere ismini aldığı, ... Derenin ise sularını ... Barajı'na boşaltmakta olduğu, Proje alanında içme suyu amaçlı herhangi bir kaynak bulunmadığı, Proje alanının membasında bulunan 2 adet kaynak isale hatları ile proje alanının kuzeybatısındaki yerleşimlere su kaynağı olarak iletilmekte olduğu, söz konusu kaynakların debilerinin 1.2-3 l/s arasında değişmekte olduğu, kaynakların, Bayındır ve Kutkudüğün yerleşim yerleri için kullanıldığı, iki kaynağın isale hatları, proje alanının yaklaşık 1 km kuzey ve güneyinden geçmekte olduğu, ÇED raporu kapsamında yapılan arazi çalışmalarında, proje alanı ve yakın çevresinde 6 adet çeşme tespit edildiği, mevcutta tamamlanmış maden ocağının tabanında iki farklı lokasyonda yeraltısuyu girişimi olduğu görüldüğü, bu noktalarda yerinde ölçümler yapıldığı, Ç-1 çeşmesinin proje alanı sınırına oldukça yakın olduğu, Ç-1 çeşmesine suyun, üst kotlardan isale hattı ile getirilmekte olduğu, Proje alanı ve yakın çevresinde çeşmelerin tamamına su isale hatları ile yüksek kotlardan getirildiği, bu yüzden, proje alanındaki madencilik faaliyetlerinden üst kottaki kaynakların etkilenmesinin söz konusu olmadığı, Proje dahilinde gerçekleştirilen her türlü faaliyet sırasında yeraltısuyu ile karşılaşılması durumunda işletmenin faaliyetine son verileceği ve bu faaliyetlerden dolayı kaynak çıkış noktalarında değişme, debilerinde azalma, yeraltısuyu kalitesinde bozulma gibi oluşacak tüm zararların temin edileceği ve DSİ direktifleri doğrultusunda hareket edileceğinin firma tarafından taahhüt edildiği, patlatmalı kazı işlemlerinde proje yakınında yer alan çeşmelerin beslenim alanları proje alanının memba kısmında kaldığından patlatmalı kazı işlemleri esnasında çeşmelerin beslenim alanlarına müdahale edilmeyeceğinden çeşmelerde kalite ve miktar bakımından değişim görülmesi beklenmediği, Proje alanının yaklaşık 540 m kuzeyinde yer alan ... Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait kullanma belgesi bulunan su kuyusu bulunduğu, söz konusu kuyunun derinliğinin 120 m, statik seviyesinin 22 m, dinamik seviyesini 47 m ve debisinin 0.5 l/s olduğu, bu değerlere göre, kuyunun statik seviyesi ile dinamik seviyesi arasındaki farkın fazla oluşunun düşümün yüksek olduğunu göstermekte olduğu, pompaj esnasında akiferden kuyuya beslenimin (girişimin) çok düşük olduğunu gösterdiği, debisine bakıldığında ise, kuyunun bulunduğu akifer sisteminin besleniminin düşük, iletimliliğinin zayıf ve akifer depolamasının da çok düşük seviyelerde olduğunu gösterdiği, 7-Projenin İnşaat Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi; Proje alanının, yerleşim yeri olan ... Mahallesine ...-... Karayolu üzerinden uzaklığının 5,5 km olduğu, Proje alanında yapılacak faaliyetler başta delme-patlatma olmak üzere dikkate alındığında bu faaliyetlerden etkilenebilecek 4 bağ evi bulunduğu, sahadaki faaliyetler sırasında (özellikle delme-patlatma) eylem planlarının tamamına uyulması ve verilen taahhütlerin yerine getirilmesi ile bu bağ evlerinin delme-patlatmadan kaynaklanacak titreşim, gürültü, taş savrulması, toz ve hava şoku gibi olumsuz etkilere maruz kalmasının söz konusu olmayacağı, bu nedenle bu yolların delme ve patlatma faaliyetlerinden olumsuz etkilenmesi beklenmediği, Proje alanının ... tesisine yaklaşık 900 metre uzaklıkta olduğu, söz konusu proje ile kapasite artışı söz konusu olmayacağı için (yıllık kapasite 230.000 ton) üretilecek malzemenin nakliyesinde kullanılacak kamyon sayısında da bir artış olmayacağı, yine kapasite artış projesinin uygulanacağı alanda aktif ve deprem üretebilecek faylar olmaması nedeniyle ancak düşük derecede deprem riski söz konusu olacağı, Proje alanında kırma-eleme tesisi mevcut olduğu ve bu tesisisin bulunduğu alan için 15.06.2011 tarihinde ... no ile "ÇED Olumlu" kararı verildiği, Mevcut ... tesisinde kapasite artışı söz konusu olmadığından ve tesis kapalı bir ortam içinde bulunduğu için mevcut tesisin çevreye ilave bir olumsuzluk vermeyeceği, dava konusu alanın çevresinde çok sayıda faaliyette bulunan taş-ocağı işletmeleri bulunduğu, bu ocaklardaki nakliye işlerinde kullanılan kamyonların yoğun bir taşıt trafiğine sebep olduğu, bu nedenle bu alandaki nakliye güzergahında yeterli trafik denetimleri yapılması gerektiği, nakliyeler sırasında kamyonların üzerleri branda ile örtülmesi ve ocak içi nakliye yollarının özellikle yaz aylarında sık sık sulanması gerektiği, Proje alanında inşai faaliyette bulunulmasının söz konusu olmadığı, Proje kapsamında yapılacak patlatmaların çevreye ve yerleşim yerlerine olası etkileri titreşim, taş savrulması, gürültü, toz, ve hava şoku şeklinde olacağı, ÇED raporunda verilen taahhütlere ve faaliyetler için öngörülen koşullara uyulduğu takdirde projenin çevre üzerindeki etkileri kabul edilebilir seviyelerde olacağı, flora ve fauna özellikleri bakımından, proje sahasında bulunan türler içerisinde nesli tehdit veya tehlike altında olan türler bulunmadığı, bununla beraber, flora ve faunayı barındıran ekosistemin zarar görmemesi için proje kapsamında yapılacak faaliyetlerde, ÇED raporunda belirtilen çalışmaların yapılmasının ve önlemlerin alınmasının son derece önemli olduğu, Proje sahasındaki çalışmalarda ve taşıma sırasında oluşacak toz, bitki yapraklarında birikip, stomaların kapanmasına yol açarak bitki gelişimini ve bitkisel üretimi olumsuz etkileyebileceği, ayrıca, toz yoğunluğuna bağlı olarak özellikle yabancı tozlanan bitki türlerinde döllenme-tozlanma sorunlarına yol açarak ürün kaybı ortaya çıkabileceği, özellikle taşıma sırasında ortaya çıkacak tozun, açık havada meralarda, anızlarda otlayan küçükbaş ve büyükbaş hayvanların tükettiği bitkiler üzerinde birikerek, hayvan sağlığı ve beslenmesine olumsuz etki yapacağı, bu nedenlerle, yapılan çalışmalarda ortaya çıkacak tozun, bitkisel ve hayvansal tarımsal üretime olası olumsuz etkilerinin önlenmesi için ÇED raporunda toz oluşumu ile ilgili öngürülen önlemlerin alınması gerektiği, Sonuç ve Kanaat olarak; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... İli ... İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan "... ruhsat numaralı kalker ocağı kapasite artışı" projesi için ... Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş. adına verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının yerinde olacağı kanaatine varıldığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından karara esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler incelendiğinde; davaya konu projenin çevreye, tarımsal alanlara, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına, yerleşim yerlerine ve ulaşıma etkilerinin neler olabileceği, ÇED Raporunda gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı, ÇED Raporunda belirtilen taahhütlerin, projenin etkilerinin çevreye zarar vermeyecek şekilde en aza indirilmesi için yeterli olup olamayacağı hususlarında teknik ve bilimsel değerlendirmeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, bilirkişi heyeti raporunun 34 ve 35. sayfalarında yer alan davaya konu tesisin olduğu bölge için yapılan Meteorolojik Değerlendirmede; kapasite artışı projesi için ilgili firmanın bir önceki faaliyet alanının atıl durumda bırakılması ve ocaktaki iş yürütümü esnasında alanı biraz daha genişletmek suretiyle yapılacak patlatmaların ve çalışmaların etkisiyle önlem ve tedbirler alınmadığı takdirde; patlama sonrası oluşacak toz parçacıklarının kitlesel ve boyutsal olarak artabileceği, yağışlar ve sel ile birlikte önceki çalışma alanının kontrolsüz atıl bırakılması halinde; heyelan ve çökmelerin de meydana gelebileceği hususları bölgenin uzun yıllar ölçülmüş mevcut meteorolojik parametrelerden özellikle rüzgar, yağış ve hakim iklim yapısı ile beraber değerlendirildiğinde, ileriki süreçlerde canlı hayatını ve yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek unsurları oluşturabileceği aksi halde ilgili firma tarafından gerekli önlem ve tedbirler alındığında ise, olumlu görüş ve kanaatinde olunacağı tespitlerinde bulunulmuş olmakla birlikte, söz konusu tespitlerde gerekli önlem ve tedbirler denilmekle yetinildiği, gerekli önlem ve tedbir ifadesinden kastedilenin net olmadığı, davaya konu ÇED Raporunda belirtilen tedbirler ile Projenin çevresel yönden muhtemel olumsuz etkilerinin kabul edilebilir seviyelere indirilip indirilemeyeceğinin belirlenmesi için yeterli teknik değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yine; raporun 35 ve devamı sayfalarında yer alan Projenin Çevre Mühendisliği Açısından Değerlendirmesi başlığı altında; 12 adet tesisin bu kadar yakın bölgede bir arada olmasının bölgeye çok ciddi bir yük getireceğinin açık olduğu, ... bölgede bulunan 12 adet benzer tesisten, (çalışma saatleri ve çalışma şekilleri hesaba katıldığında) kaynaklanacak kirliliklerin kümülatif etkisinin bölgeye ciddi kirlilik yükü getireceğinin aşikar olduğu, bu konuda ÇED Raporu içeriğinde yeterli bilgi mevcut olmadığı, diğer taraftan ÇED sürecinde ilgili tüm kuruluşların görüşüne başvurulmuş olduğu, nihayetinde olumlu görüşleri alındığı, ancak ... Valiliği'nin (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) proje için sakınca yoktur şeklinde ifade kullanmadığının anlaşıldığı, çevre denetimlerini yapmakla görevli, tesislerin çevre izin süreçlerinde rol alan bir kurumun proje için bu şekilde bir görüş beyan etmesinin de, bu kurumun bölgedeki mevcut taş ocaklarına yeni ocak eklenmesine sıcak bakmadığını göstermekte olduğu, bu durumun, bölgede taşocakları kaynaklı sorunların/şikayetlerin olduğunu gösterdiği, nitekim bu kurumun web sitesinde yer alan 2019 yılı faaliyet raporu incelendiğinde, ... İlçesine bağlı ... ve ... Mahallelerinde Taşocakları kaynaklı şikayetlerin olduğu, bu amaçla yaz aylarında mobil hava kalitesi ölçüm istasyonu ile hava kalitesi ve toz ölçümlerinin yapıldığı, ölçüm sonucunda bölgedeki madencilik faaliyetleri kaynaklı olarak toz (PM10) değerlerinin sınır değerlerini aştığının belirlendiği, bunun üzerine, ilgili kurumlar ile bölgedeki madencilik faaliyetlerinin kısıtlanması çalışmalarının başlatıldığının ifade edildiği, halihazırda zaten bölgedeki mevcut Taşocakları sebebiyle Hava Kalitesi sınır değerleri aşılmış iken, ilave tesislerin açılması ve/veya kapasite artışı yapılmasının bu kirlilik aşım miktarını daha da artıracağı, bölgede 12 adet taşocağının faaliyet göstermesi ve bu bölgenin yerleşim alanlarına yakın olmasının mutlaka sorun teşkil edeceği ve şikayetlere maruz kalacağı,... yukarıda zikredilen açıklamalar, projenin çevreye etkileri açısından avantajları ve dezavantajları ile ÇED Raporu içeriği, alınacak önlemler, verilen taahhütler heyetimizce birlikte değerlendirilerek ortak görüş olarak sonuç kısmında belirtileceği şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, raporun sonuç kısmında ise, Çevre Mühendisliği yönünden çevresel etkilere ilişkin yukarıda belirtilen tespitler ile çelişkili bir biçimde, davaya konu ÇED Olumlu kararının yerinde olacağı kanaatine varıldığı yönünde ortak görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, karara esas alınan bilirkişi heyeti raporundaki flora ve faunaya ilişkin değerlendirmelerin ziraat mühendisi bilirkişi tarafından yapıldığı, bilirkişi heyeti içerisinde bu yönden tespitlerde bulunabilecek bilimsel yeterliliğe haiz biyolog/flora-fauna uzmanının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, taraf iddiaları da dikkate alınarak, mevcut bilirkişi heyetine biyolog/flora ve fauna uzmanı da eklenmesi suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak (özellikle toz emisyonları yönünden kümülatif hesaplama yapılması gerekliliği konusu teknik yönden ayrıntılı olarak irdelenerek) yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, eksikliklerin ve çelişkilerin giderilmesi amacıyla, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yukarıda belirtilen eksik hususlar Mahkemece açıklığa kavuşturulduktan sonra, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararda bu yönden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Diğer yandan; aynı bölgede bulunan ve aynı nitelikli faaliyet olması sebebiyle benzer çevresel etkilerin irdelendiği, farklı davacılar tarafından açılan davalarda, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...- E:...,K:... - E:..., K:... sayılı iptal kararları, Dairemizin 28/12/2023 tarih ve E:2023/13471, K:2023/7521 - E:2023/13470, K:2023/7520 - E:2023/13472, K:2023/7522 sayılı kararları ile toz emisyonlarının kümülatif hesaplamaları yönünden ek rapor alınması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş; yine ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı, Dairemizin 29/02/2024 tarih ve E:2023/14052, K:2024/1415 sayılı kararı ile onanmış olup, söz konusu dosyalarda da aynı çevresel etkilerin incelendiği dikkate alındığında, dosyalara özgü durumlar dışındaki, diğer benzer hukuki değerlendirmelerde çelişki olmaması adına (özellikle toz emisyonlarından kaynaklı kümülatif etki yönünden) bahsi geçen dosyaların da yargılamada değerlendirilmesinin gerektiği tabiidir. Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi heyeti raporu esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 10/10/2024 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.