12. Ceza Dairesi 2020/4993 E. , 2023/3450 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/930-2015/964 SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bu…
**12. Ceza Dairesi 2020/4993 E. , 2023/3450 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/930-2015/964 SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Aydın 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/930 Esas, 2015/964 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.09.2020 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin Temyiz Sebebi, eksik inceleme ile sanık hakkında beraat kararı verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1."... her ne kadar sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan 5237 sayılı TCK' nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de; gerek sanığın aşamalarda istikrar addeden olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı yönündeki ifade ve savunmaları, gerek tanık beyanları, gerekse olaydan hemen sonra görevli trafik polisleri tarafından düzenlenen 14/08/2014 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile bu tutanağı doğrulayan ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan ve mahkememizce de oluşa uygun olarak kabul edilen bilirkişi raporu nazara alındığında, 1933 doğumlu olan müteveffanın olay tarihinde gece saat 03.30 sıralarında herhangi bir aydınlatmanın bulunmadığı, karanlık oldukça yoğun olan Aydın-Denizli bölünmüş karayolunda gerekli dikkat ve özeni göstermeden yolun karşısına geçmek amacıyla kaplamaya girmesi üzerine sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla müteveffaya çarptığı ve müteveffanın öldüğü, olayın tamamen müteveffanın dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi nedeniyle meydana geldiği ve sanığın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından sanığın CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir..." şeklindedir. 2.Kaza Tespit Tutanağında, ölen yayanın tamamen kusurlu olduğu yönünde tutanak tutulmuş; soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise yayanın asli kusurlu, otomobil sürücüsün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 nci maddesi gereği, mahal hız limitinin üzerinde hız yapması nedeni ile tali kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir. 3.Yargılama aşamasında keşfe binaen trafik bilirkişisinden alınan 26/05/2015 tarihli raporda; sanığın 2918 Sayılı KTK'nun 81/a ve b bentleri ve 52/b maddelerinde düzenlenen hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu, müteveffanın ise 2918 Sayılı KTK'nun 68/b maddesinde düzenlenen taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır ve 68/3 maddesinde düzenlenen ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almak maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu bildirilmiştir. 4. ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23/11/2015 tarihli raporda; sanığın otomobil ile gece vakti görüşün far ışıkları altında sağlandığı bölünmüş yolda seyri sırasında, seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek sol tarafa geçmek isteyen müteveffaya çarptığı kazada, atfı kabil kusurunun bulunmadığı, müteveffanın ise gece vakti bölünmüş yola girerek geçişe başlamadan önce geçiş istikametine göre sol tarafını yeterince kontrol altında tutması, sol tarafından gelip yaklaşmakta olan otomobilin hız ve mesafesini yeterince gözetmesi, ilk geçiş hakkını otomobile vermesi gerekirsen bu hususlara riayet etmeyerek kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde kaplamaya girdiği ve meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli ve tam kusurlu olduğu bildirilmiştir. 5.Sanık savunmasında özetle " ...olay tarihinde yanılmıyorsam saat gece 03:00 sıralarında sevk ve idaremdeki aracım ile Yenipazar ilçesinden Didim ilçesine gitmek üzere yola çıktım. Umurluyu geçtikten sonra İmamköy mevkiinde bulunan kavşağa geldiğimde bir aracı sollamak amacıyla sol şeride doğru geçtim. yanılmıyorsam hızım 80-90 km.civarında idi. Daha sonra bu aracı sollayıp tekrar sağ şeride geçmek istediğim sırada aniden önümde bir karartı oldu ve bir çarpma sesi geldi. Aracımı ileride sağa çekip dörtlü sinyalimi yakıp olay yerinde bulunan bir şantiye kulübesine gittim. Kendilerine durumu anlattım ve burada beklemeye başladım. Ben çarptığım şeyin ne olduğunu bakamadım. Ayrıca bir anda önüme gelen karartıya çarpıp üstünden geçtiğim sırada fren tutmaya çalıştım ancak ... freninin biraz zayıflaması sebebiyle hemen duramadım.." şeklindedir. IV. GEREKÇE Sanığın idaresindeki otomobil ile olay günü saat 04:10 sıralarında, hız limitinin 110 km/s olduğu meskun mahal dışında, aydınlatması olmayan tek yönlü ve iki şeritli yolun sağ şeridinde seyir halinde iken, 81 yaşındaki ölen yayanın sanığın seyir istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek sol tarafa geçmek istediği sırada, aracının sol ön far ve tampon kısımları ile çarpması neticesinde meydana gelen olayda; Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/930 Esas, 2015/964 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.