8. Hukuk Dairesi 2021/13722 E. , 2024/441 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1976/146 E., 1983/77 K. KARAR : Davanın reddine, birleşen davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro komisyonundan aktarılan tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar; dosya davacıları, birleşen dosyaların bir kısım davalıları tarafından temyiz edilmiş, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ka…
**8. Hukuk Dairesi 2021/13722 E. , 2024/441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1976/146 E., 1983/77 K. KARAR : Davanın reddine, birleşen davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro komisyonundan aktarılan tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar; dosya davacıları, birleşen dosyaların bir kısım davalıları tarafından temyiz edilmiş, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya yönünden davacılar tarafından, birleşen dosyalar yönünden bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sırasında, Ankara ili Çubuk ilçesi ... Köyü 359 parsel sayılı taşınmaz 202.400 m2 yüzölçümü ile mera vasfı ile Köy Tüzel Kişiliği adına, 360 parsel sayılı 227.800 m2 yüzölçümü ile 363 parsel sayılı taşınmaz 9.200 m2 yüzölçümü ile ırsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik ve taksim sebeplerine dayalı olarak bir kısım İsmail Ağa mirasçıları adına 1952 yılında tespit edilmiştir. 1953/2375 Esas sayılı asıl dosyada 359 parsele ilişkin kadastro tespitine davacılar ... ve ... 1288 tarihli Mart 88 numaralı tapu kaydı ve 1938 tarihli 3338 numaralı vergi kaydı, irsen intikal sebeplerine dayanarak, 1953/2371 ve 1953/2374 Esas sayılı dosyalarda 360 ve 363 parsellerin tespitine ... Köyü Tüzel Kişiliği adına muhtarı köye ait mera olduğu gerekçesiyle ve ... ırsen intikal sebebiyle miras payının bulunduğunu belirterek itiraz etmiştir. Gezici Kadastro Mahkemesi tarafından 30.04.1957 tarihinde bağlantılı olması nedeniyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. 19.09.1959 tarihli ve 1953/2375 Esas, 1959/1152 Karar sayılı ilamı ile asıl dava reddine birleşen davaların kabulüne karar verilmiş, davalı ... ve diğerleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.04.1973 tarihli ve 1973/1846 Esas 2746 Karar sayılı ilamı ile; "Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olması nedeniyle keşif sırasında komşu köyden seçilecek mahalli bilirkişilerin dinlenmesi, tapu kaydının taşınmazlara uygulanması ve taşınmazın mera ve zilyetlik araştırması yapılması" için hükmün bozulmasına karara verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların dayanağı 1288 Mart ve 88 numaralı tapu kaydının miktarının 2 dönüm olup dava konusu taşınmazların yüzölçümleriyle uyumlu olmadığı ve sınırlarında okunan Hüseyin Ağa'nın kim olduğunun tespit edilememiş olması diğer sınırlarının ie Şafak ve Çay okuması nedeniyle tapu kaydının taşınmaza uymadığı, tespit tarihi olan 1952 yılından önce tapu maliki İsmail Ağa çocuklarının taşınmazlarda zilyet olduklarının ispatlanamadığı, bununla birlikte taşınmazların mera vasfında olduğunun anlaşılması nedeniyle asıl davanın reddine birleşen davanın Köy yönünden kabulüne karar verilmiş; bir kısım ... Ağa mirasçıları tarafından (... mirasçıları, Abdil Handanoğlu, ... ve ... vekili ile ... mirasçıları) tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup bir kısım ... mirasçıları, ..., ... ve ... vekili ile ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; ... mirasçıları vekili, Abdil Handanoğlu, ... ve ... vekili ile ... mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 427,60 TL onama harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.